music

29 Mart 2012 Perşembe

küçük prens (büyükler için)





bu kitabı ilk gördüğümde hani renkli ama aynı zamanda hikaye anlatan kreş çocuklarına ait sıradan boyama kitabı diye düşünmüştüm sevgili fındık kabuğum ısrarla -o kitabı okumalısın dedi, yüzüne bakınca o ne demek istediğimi anladı - emin ol, değecek...hediyen ve önerin için teşekkür ederim fındık kabuğum gerçekten değdiğine inanıyorum...

26 Mart 2012 Pazartesi

dali'cim gelmiş :)


Metro'dayım koşturmaca içinde alel acele işlerimi bitirip yine geri dönüş yapıyorum, 36 basamak merdiven inerken gözüme bir delinin resmi takılıyor, bakarken heyecanlanıyorum ' waayy adamım gelmiş, derken gülümsüyorum hayret Ankara böyle bir güzelliğe öncülük edermiydi hiç demekten de kendimi alamıyorum..
biliyor musunuz  23 mart ve 20 mayıs'a kadar Dali başkente konuk olmuş..

25 Mart 2012 Pazar

çocuğum hâlâ..


farkındayım ilk kez bu son yazılarım oldukça olumsuz..
bilirim böyle değilimdir..bilirim pozitifimdir, aklım ermez kötülüğe..
hümanistliğimin o en güzel yanı ranzanın kenarından bakıyor öylece bana..
insanlığın en iyi yerinden bakarak merhabalaştım hayatla..

23 Mart 2012 Cuma

mış gibi bir dünya..




dağınık masamın kağıtları arasında boğulmaktayım
geçmiş zamanın hiç bir sihirli yanı yokmuş, bilmediğim zamanlara gitmek istiyorum..
zamanın şimdisi; ekşimsi bir tatta alay ediyor benimle..
belki 1800 lü yıllarda hayatta olmalımıydım, süslü saraylarda hürrem gibi kıvırmalı 2.ahmet kadar zorda kalıp,bir nargile tüttürmeli, yavuzun ismaile yaptığı gibi lokummu ikram etmeliyim tüm gördüğüm pisliklere..fransız kanunları içerisinde kolera günlerinde aşk yaşamalı, tutkunun anlamını masamdaki kral kadehimle süslemeli, sürmeli bir bakışmı fırlatmalıyım kahirede bir akşam üstü..ve zenginliğin cehaleti içerisinde nefes almalı 2.sınıf basit bir sokak kadını gibi çamurlu yollarda sigaramı kefiyle mi tüttürmeliyim..

22 Mart 2012 Perşembe

ilişik kesme






haberleri izlemiyorum..
dizilere bakmıyorum..
moral'imin nerede olduğunu bilmiyorum..
ama kim arasa, kim karşıma çıksa tek bir cümle kuruyor
'gülçin sen çok güçlüsün'
is-te-mi-yo-rummmmm..

20 Mart 2012 Salı

oyun oynuyorum..

(müzik eşliğinde)
bana yasakladığın günden bu yana saklambaç oynamıyorum baba..
büyüdün artık oyun zamanın geçti dediğin andan itibaren
ellerime hayallerimi kırık dökük verdiğin için,
 o günden bu yana söylüyorum sana;
hepinize oyun oynuyorum anne..en çok da sana..
ve en çokda sana kızıyorum,
bütün sorumlulukları üzerime fırlatıp attığın için..
herşeyden, herkezden kalma bir çok hisleri biriktirmekten,
kocaman yük oldu, sığdıramıyorum anne.. belki atabilirdim, evet bunu yapabilirdim..cennete gitmeseydi sevdiklerim, emin ol çok daha içten gülümseyebilirdim..dedikleri gibi 'gülümseyen yüz' olabilirdim..
ama olmadı anne..

19 Mart 2012 Pazartesi

hafta sonu..


hafta sonu...
evden dışarı çıkasım yok, dayımlar annemle bir olup sürükleye sürükleye kuzenlere götürüyorlar, oysa uzunca zamandır 'fetih' e gidip fatih'i göresim var, milleti milliyetçilik hususunda acaip gaza getiriyormuş, e benimde bir Allah Allah çekesim var ama olmuyor,çıkıyoruz yola, nedense bana beysukent, ümitköy civarları git git bitmez gibi gelir.. kuzenin 2 kızı var biri 5 diğeri 4 yaşında Allahım hiç susmuyorlar cır cır cır konuşma hallerindeler ama inanılmaz sevimliler, fanustaki balıklarını tanıtıyorlar maapes'miş adı..anlamı ne diyorum mehlika sultana -hiç bilinmedik bişey olsun istedim diyor R harfleri yutulmuş biçimde :) maapes'le memnunlaşıyoruz tanıştığımıza, yemek merasimine geçiyoruz..

pazartesi..


hayallerime dokun..
tansiyonu düşürmüşüm yeni toparlıyorum, herkez farkında çok keyifsizim, ee normal moral dediğin şey tansiyon gibi hemen toparlanamıyor..
pc'min masa üstünde pencereden dışarı görünen bir manzara var; güzel bir maviliğin içinde deniz manzarası iki şenzlong bir masa, kumsal, güneş mavice gökyüzü..

17 Mart 2012 Cumartesi

Kayısı ağacım..



Ağaçlara bakıyorum...Anlatamadığım bir hüzün benimle birlikte, biliyorum mevsimlere inat ruhum, direnir güneşler gibi..gözlerimi kırpmadan yukarıda başım, geminin suyun üstünde süzülüşü gibi bir sağa bir sola dönerek iniyor yapraklar.. Kayıp giden bir anım aklıma geliyor..Benimde bir kayısı ağacım vardı, ekmek arası peynir domatesi kaptığım an soluğu ağacın tepesinde alışım..kimseler görmezdi ben geleni gideni görürken, kimileri dalgındı kimileri heyecanlı, birileri gidip birileri gelirdi onlar komşularımızdı..gülümserdim bakarken; akılda ne geçim derdi vardı ne bir sorumluluk..Kaybettiğim çocukluğum değilmiş sadece akıp giden birde huzur varmış..


16 Mart 2012 Cuma

ciproya karşılık vaiz men




depresyone  günleri..

bu akşam bi film izledim..gerçek hayattan alınmış yani yaşanmış bir film..makine tüfekli vaiz türkçe ismi ve orjinal adıda bu..

14 Mart 2012 Çarşamba

kanuni ve hızır



Kânûnî, bir gün kayıkla Boğaz’da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûnî’nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu.

13 Mart 2012 Salı

mimi mimli-li-liyim..


İyi akşamlar blog vede spot mağaza dostları..
Bu akşam sevgili muammer beyin mim' lemesiyle karşılaştım kendilerinin sormuş olduğu sorulara dilimiz döndüğünce cevap vereyim,bu arada teşekkür ediyorum blog ismini vererek başlayalım..affına sığınarak karikatür hoşuma gitmişti üzerine alınmazlarsa hoşseda olsun isterim..
gonulkalemi.com


12 Mart 2012 Pazartesi

kertenkeleyim neşe abla...



çok yorgunum..hemde çoook..
üstelik hafta sonu bünyem zayıf düştü, yataklardan çıkamazken birde ofisi taşıdım, taşımak sorun değil..gerzek mal sahibimle birbirimize girdik, ben böyle kendini,haddini bilmez afedersiniz öküz ötesi bir maki görmedim..ayrıca hiç hoşlanmıyorum tarzımdan ağzımı günlük hayatta küfre götürmezken, içimdeki canavara -terbiyesiz bi sus kapat çeneni diyemiyorum, ama küfürler savuruyorum ve bir dur deme vaktim geldi bana..-durr-stoppppp tamam bu kadar yeter..

10 Mart 2012 Cumartesi

oğlum rüyalarımda...


Rüyamda uzaklardan bir ses duyuyorum..

-Annee !!
-Anneeee !!!
-Anneeeeeeee !!!

Oğlummm, yavrummm diyorum..neredesin yavrumm...

8 Mart 2012 Perşembe

8 Mart satışı..


Dünyanın bütün kadınları toplanın..
365 günün içinden bir günü bize bağışlamışlar, ne mutlu..
Kadın olmanın her türlü çeşitleri varken bu dünyada bazen nasıl bir kadınım diye kendimi sorguluyorum..kabul ediyorum bazen çok çekilmez oluyorum..bazen beşikte uyumakta olan bebeğin gülümsemesi gibi saf ve duru..bazen acaip derecede alık ve salak, bazen çok zeki ve bir o kadar aptal

6 Mart 2012 Salı

bir acı var içimde..


İnsan öldüğünü ruhunu teslim ettikten sonra değil, toprak üstünü örtüp, bütün millet elini ayağını çektikten sonra anlarmış..
Acaba öldümmü diye gün içerisinde ilkkez nefes alıp verirken böyle saçma sapan kendime soruyorum, ne yapıyorum, kiminle konuşuyorum, neredeyim farkında değilim..hafta sonu Ankara dışına atıyım beni, belki nefes aldığımı anlarım diye düşünmüştüm hepten kendimi kaybedişlerin içinde kaybolmuşluğu yaşıyorum..
İçimdeki acı, sızıya dönüşmedi kocaman bir ateş alevler halinde yakıyor yüreğimi..
Yüreğim; eyy benim hasta yüreğim, bir gün durduğun vakit, unuttur bana bu hissettiklerimi..söz ver bana sıkmayacaksın beni, yormayacaksın, üzmeyeceksin..
ritmin hep bozuktu bilirimde ya şu patlayan bombalar nereden geliyor..

4 Mart 2012 Pazar

alkışlayın beni...


Günlük...
Unutamayacağım bir sayfaya bu gece imzamı atıyorum..
bu gece ben varım belkide içimdeki ben, beni bulasıya kadar..bitene, tazelenene kadar..
Ne bir teselliye ihtiyacım var, ne de güzel bir söze..üzüntünü paylaşıyorum yalanlarına da ihtiyaç duymuyorum..bu sayfa benim..burada ben oldum.bu gece sadece yine ben olacağım..hani yukarıda yazıyor ya alzaymır olabilme riski taşıdığı için..

1 Mart 2012 Perşembe

sinan'ın aşkı ay melek..


İki cami arasında aşk..
2 günde okuyup bitirdim..yazar kızımız m. sarıyıldız 1978 doğumlu..k.maraş'ta öğretmenlik yapmakta..
bu aralar en çok satanlar listesine girince haliyle kitabın ismi dikkatimi çekti ve aldım..
50 yaşlarda devşirme olarak dülgerlikle (yapıların kaba işlerini yapan) başlayıp koca ünvanını alarak dünyaya ismini duyurmuş mimarın koskoca kanuni'nin henüz 17'inde olan güzeller güzeli kızı mihrimah'a olan aşkını sade ve yüzeysel olarak dile getirmiş..eserlerinin ne ince bir zekayla ve ne tekniklerle meydana getirdiğini es geçen yazarımız, daha çok ince hastalığa yakalanmış, aklını yitirmişcesine yüreğini kaybettiği aşkını işlemeye çalışsada sonunu çok basit ve sanki evet bu sayfaya kadar ücret ödeyeceğim fazlası benim cebimden çıkar dercesine alelade bitirip çıkmış..