music

28 Eylül 2012 Cuma

yol arkadaşım-2


her akşam olduğu gibi derslerimi yerde çalışıyorum, annem masada çalış diye kızsada yerde çalışınca sanki aklım daha çok çalışıyor. Ablam benden 7 yaş büyük bu arada adımı söylemedim değilmi? -Aybala yani küçük ay, yani beyaz yavru anlamında, ablamın aycan küçüğümüzün adıda adnan, o daha 6 yaşında ama okumayı öğrettik ablamla..
Derslerimi bitirince her akşam olduğu gibi asli görevimi yerine getirmeye banyoya gidiyorum bir leğene suyu doldurup salona geliyorum babam çoktan çoraplarını çıkarmış oluyor, biliyormusunuz bazen midem bulanıyor ayak yıkamaktan bıktım ama o benim babam sesimi çıkaramam hem bizim söz hakkımız dahi yok.

yol arkadaşım-1


(HİKAYE)
karanlıktan korkuyorum, annem koridora gece lambası taktı, yeşil rengi azıcıkta olsa aydınlatıyor salonu.
gecekondu'luyuz, kırmızıya boyalı evimizin etrafı yemyeşil, 9 yaşındayım bir ablam bir kardeşim birde ben üçümüz aynı odayı paylaşıyoruz yani salonu..
babam memur hergün tertemiz takım elbiseleriyle gidiyor, ama akşama çamura  sıvanmış pantolonu, kendinden geçmiş gravatıyla içeri giriyor bizim mahallede asvalt yok, o yüzden herkez çamur adam olup evine döner, tıpkı arkadaşları gibi annemde hergün ipe bir dolu çamaşır asar, çamaşır makinemiz yok çok fakirde değiliz ama zengin hiç değiliz, evimiz kira badem bıyıklı bi ev sahibimiz var her ayın 16 sı dedimi gelir kapıyı tıklar aslına bakarsanız 3 aydır ev kirasını ödemediğimiz için haftada 3 gün gelip kapıyı kırarcasına saatlerce vuruyor -biliyorum içerdesiniz atacam sizi burdan kıçınız açıkta kalsın sizlemi uğraşacam lan ben!!!

22 Eylül 2012 Cumartesi

kadın olmak..


Ve hayatın içinden bir gün daha kayıp gitti yıldızlar gibi..
Memleketimin kadınları...Ne zordur değil mi kadın sıfatını taşıyabilmek,
Olduğun gibi görünememek, doğal davranamamak...

17 Eylül 2012 Pazartesi

Bir Evita Masalı-2- final..



Darbeler üstüne darbe yiyen Arjantin bir gün bir adamla tanışır: Albay Juan Peron...

San juan kasabasında biranda deprem olmuş halk her yerden maddi manevi darbeler ve tabiat olaylarıyla yıkıldıkça yıkılmıştı..Albay Juan Peron kendi kariyeri için bunu çok büyük bir fırsat bilerek halka biraz  moral olsun, yaraları sarılsın diye bir konser tertipler asıl amacı ise; halkın güvenini kazanmaktır..

16 Eylül 2012 Pazar

Bir Evita Masalı-1.bölüm..


Arjantin'in Los Tolodos şehri..Fakirliğin ve yoksulluğun kırılagittiği bu şehirde yasak bir ilişkinin sonucunda Juana İbarguren, Juan Duarte'den hamile kalır kürtaj olacak parası ve dahi bebeğini aldıracak imkanı yoktur..  Juan denen şahsiyetse evlidir, bu bebeği kesinlikle istemiyordur öyle veya böyle Juana 7 Mayıs 1919 yılında doğum yapar, bir kız çocuğu dünyaya gelir yani  Evita...evet dünya ve siyaset tarihine damgasını vurmuş 10 kadından biri olan nam-ı diğer EVA.. Arjantin her daim darbeler ülkesidir, kaçakçılar çeteler yiyiciler katiller kol gezmekte, halkıyla baş edemeyen hükümete, asker dirsek atarak -çekil kenara bi halt ettiğin yok bari biz idare edelimde Güney Amerika biraz adam olsun demektedir.

13 Eylül 2012 Perşembe

düşsel avuntu..


günlük...

bir hikayenin peşindeyim yine, aklımdakilerle birleştirebilirsem, sanırım güzel bir şey çıkacak gibi ama kendimi veremiyorum konsantrasyon eksikliğiyle birlikte b12 kaybı var, şimdilik beklemeye aldım bazende diyorumki bir günde kendi hikayemi yazsam ortaya ne çıkar diye düşünüyorum, benim gibi bir melezin hayat hikayesi çok karışık.. ya gülmekten gözden yaş akar yada, yaşlar aka aka hüzne boğarım :) fakat bir gün hayalimde bir kitap var, olur mu olmaz mı bilmiyorum yazmayı çok isterim, ama ne zaman yaş 70 olunca :) o zamanda iş bitmişmi olacak  diyorsun günlük : ))) ehh  bir tutam akıl birazda ömür kalırsa inşaallah diyelim..

9 Eylül 2012 Pazar

biricit'in mimi :)


Sevgili Biricit beni mimlemiş, çok teşekkür ediyorum evet oldukça eğlenceli mimimize başlayalım ;)
ama önce biricitin blog adresini vereyim hemen;

biricitin yeri

GÜNÜN NASIL GEÇTİ ?

Acaip güzel bir gündü, 3 dostumla birlikte Göksu parkta sabah kahvaltısı yaptık, göl kenarında muhteşem bir eylül havasında, yaptığımız kulislerin ;) haddi hesabı yoktu, çok güldük, çok keyif aldık ama benim yüzümden erkenden ayrılmak zorunda kaldık :(

metal uyuşması


Hiç sokak lambalarını düşündünüz mü?
her akşam sokağımızı aydınlattığı gibi, bizlerede ışığıyla yol gösteren uzun boylu lambaları..sabah işe koşma telaşesinden akşam dönüşü yorgunluk ve düşünce karmaşasından gözümüzün önünde duran ama hiç fark edemediğimiz koca direkleri? eminim kimsenin aklına gelmiyordur, o vazifesini yaparken...
O, vazifesini yaparken belki 20-30, belkide 40-50 yaşındaki lambalar neleri görüyordur dersiniz, neleri görmezki..bizim görmediklerimizi desek..evet..bir metal parçası minik bir bebeğin doğum sonrası eve babasının kucağında girerken görüyor, her sabah önünden bir telaş koşuşturan memuru, dükkanını açan esnafı bisikletiyle oradan oraya sürüklenen çocukları, bakkala giden bir anneyi, balkondan seslenen yeni gelini, tepesinden geçen kuşları, yanına yaklaşmaya çalışan sivrisinekleri :) eveet yaa neleri görmüyorki..

3 Eylül 2012 Pazartesi

iyiki mi? doğdun bloğum...


bundan tam 4 yıl önce doğdun...Melek ablam -bir ismi olmalı hadi düşün bakalım güzel bişey olsun..düşündüm epeyce..msn'den cevap veriyorum : melek abla ismi -LAMBA CİNİ  olsun...kadın şaşalıyor -gülçincim nerden geldi bu isim aklına..-şeeyy melek abla aklıma gelenler başka..ama göbek adı bu olsada adını şey koysam -ne? ne koyacaksın kuzucum? -melek abla ben masal dinlemeyi çok seviyorum bak gülme bana tamammı? melek ablam gülüyor kikikiki bende gülümsüyorum :) -Çocuğum (çocuğa bak, dayandığımız merdiven kaçı geçmiş) nasıl isim vereceksin utanma söyle hadi..-melek abla ismi -sihirlimasalcı olsun mu?