music

28 Eylül 2012 Cuma

yol arkadaşım-2


her akşam olduğu gibi derslerimi yerde çalışıyorum, annem masada çalış diye kızsada yerde çalışınca sanki aklım daha çok çalışıyor. Ablam benden 7 yaş büyük bu arada adımı söylemedim değilmi? -Aybala yani küçük ay, yani beyaz yavru anlamında, ablamın aycan küçüğümüzün adıda adnan, o daha 6 yaşında ama okumayı öğrettik ablamla..
Derslerimi bitirince her akşam olduğu gibi asli görevimi yerine getirmeye banyoya gidiyorum bir leğene suyu doldurup salona geliyorum babam çoktan çoraplarını çıkarmış oluyor, biliyormusunuz bazen midem bulanıyor ayak yıkamaktan bıktım ama o benim babam sesimi çıkaramam hem bizim söz hakkımız dahi yok.


Gece dualarımı okuyup yalvararak yatağa giriyorum acaba bu gecede.......-lütfen olmasın Allahım n'olur bu gece kuru kalıyım diyorum ve uykuya dalıyorum. Rüyalarımda hep uçtuğumu görüyorum lacivert gökyüzünde kocaman yıldızların yanından süzülerek geçiyorum bi keresinde peter pan'ı okumuştum ordaki kız gibiyim sanki öyle mutluyumki...

Bir kaç gün sonra okul dönüşünde kendimi çok halsiz hissediyorum alt dudağım birden bire patladı, akşama doğru üst dudağımı çenemi her yerimi kapladı o patlak boğazım nasıl ağrıyor, yatağa kendimi zor atıyorum sonrasını hatırlamıyorum. Kaç gün geçti bilmem ayağa kalkacak dermanım yok, uçuklarım kocaman yara olmuş, banyonun aynasından bakıyorum, çok çirkinim, gözlerim küçülmüş suratım büyümüş zaten çokda güzel değildim şemşamere dönmüşüm iki büklüm giriyorum yatağa..
Sanırım kendimden geçmişim ne zaman annemle babam beni hastaneye getirdi bilmem, gözümü açtığımda dr.babama bağırıyordu -kardeşim nasıl insansınız siz bu çocuğu yarım saat daha geç getirseniz öldürecekmişsiniz  bademciğin zehri kana karışmak üzereymiş, hemşire hemen verdiğim iğneleri vursun, sonra tekrar bana getirin..iğneler canımı nasıl yaktı, kütük gibi kaldı bacaklarım, babam kucaklayıp dr.un önüne getirdi, uçuklarımı patlattı elindeki pomat ve pamukla, gözlerimden yaş geliyor dayanamıyorum, sonunda elinden kurtulup eve getiriyorlar.

Bir hafta sonra ayağa kalkıyorum ama hala iğnelerim bitmedi, bi öğlen kapıyı biri tıklıyor tanıyorum bu tıklamayı badem bıyıklı ev sahibimiz :) annem dayanamayıp açıveriyor on dakika sonra bir bağrışma kopuyor ve güümm diye kapanıveriyor kapı bir hışımla, ne olduğunu anlamıyorum annem avazı çıktığı kadar aycan'a bağırıyor -sakın ola dışarı çıkıyım deme bu gün okul mokul yok sana..Noluyor diye soruyorum cevap vermiyor ikiside..
Durumu akşam babama anlatırlarken öğreniyorum meğer badem bıyıklı kemal amca biz ev kirasını ödeyemediğimiz için 25 yaşındaki sütçülük yapan oğluna aycan'ı ev karşılığında istemiş, istemek değil de takas etmek gibiymiş, babam -vay şerefsiz namussuz napar ne eder ben bu p.....in kirasını öderim diye kükrüyor, korkumdan başımı yorganın içine gömdüm.
Nihayet kemal amcaya kirayı ödedi babam arkadaşlarından borç almış, ne kadar zor durumdayız anlamaya çalışıyorum, ders çalışmalıyım okuyamazsam işe giremem, aileme yardım etmem lazım, adnan daha okula gidecek onu nasıl okutacak babam bilmiyorum.