music

3 Eylül 2012 Pazartesi

iyiki mi? doğdun bloğum...


bundan tam 4 yıl önce doğdun...Melek ablam -bir ismi olmalı hadi düşün bakalım güzel bişey olsun..düşündüm epeyce..msn'den cevap veriyorum : melek abla ismi -LAMBA CİNİ  olsun...kadın şaşalıyor -gülçincim nerden geldi bu isim aklına..-şeeyy melek abla aklıma gelenler başka..ama göbek adı bu olsada adını şey koysam -ne? ne koyacaksın kuzucum? -melek abla ben masal dinlemeyi çok seviyorum bak gülme bana tamammı? melek ablam gülüyor kikikiki bende gülümsüyorum :) -Çocuğum (çocuğa bak, dayandığımız merdiven kaçı geçmiş) nasıl isim vereceksin utanma söyle hadi..-melek abla ismi -sihirlimasalcı olsun mu?


-aaaa ne ilginç bi isim bu böyle, nerden geliyor aklına böyle şeyler? -yaa hani alaattinin o sihirli lambası varya, hani dokunduğun zaman içinden cin çıkar ya; işte o cin benim arkadaşım olacak, hayali bi arkadaş yani kafayı yemedim merak etme kadıncağız gülüyor hahahhihihi  onunla hayal dünyasına girmek istiyorum, masallar anlatmak istiyorum, bazende benden bir şeyler olsun istiyorum, ama elişi falan bilmem anlamam sadece yazıyım, kimseninde bilmesine gerek yok tamammı -kızım bak sayfana gelen olacak yorum bırakan olacak onlara cevap vereceksin, sonra sende onların sayfalarını gezeceksin arkadaş olacaksın -ya ben kimseyle arkadaş markadaş olmak istemiyorum, sanal ortamda inmidir, cinmidir ne bileyim korkarım olmaz cık, cıııkkk :) -gülçincim sen bir cin'i tercih ettinde isim verdin gelen in olsa ne cin olsa ne yani..ee öyle ya kadın doğru söylüyor -tamam melek abla ama diyim sana utanırım öyle gezemem milletin sayfasını -Allahım sen akıl fikir ver bu kıza tövbe tövbeee gülçiiiin öldürürüm seni kızım okuyacaksın, öğreneceksin, sayfa ziyaretinde yorumda yazılır, okunurda ne bekliyorsun kimse sana -niye benim sayfama girdin de okudun diye hesap sormaz tam tersi okuduğun için memnun olurlar -iiiyyyyii üüüffff tamam yaaa diyip başladım bloga...blogcum gözümün açıldığı gömülü hazinem, ne çok sevdim seni blogcum, ne olurdu, kişisel şablonlarımız ve kendi isteklerimizle yayın yapabilseydik, olmadı, kısmet şimdi buradayım...
Bu gün 5 yaşına girdin blogum, spot dostluğu içindeyim...lamba cini isminin hikayesini anlatıyımmı?
bu benim ex iş yerimde yıllar önce çalışırken, o zamanlar çalışma arkadaşlarımız müdürümüz, şefimiz ıvırımız zıvırımız farklı insanlardı, acaip iyi maaş alırdım ama afedersiniz köpekler gibi çalışır fakat bir köpek kadar değerimiz olmazdı, hiç bir iş yerinde çalışan personel şefinden -wc'ye gidebilir miyim yada hastaneye gitmem lazım dediğinde sana -ne zaman geleceksin diye soruldumu? kimbilir belki -evet ama biz asker gibi hizaya dizilirdik, gizli gizli masa altlarında kahve yapar, müdür yada şef kokusunu almasın diye camları dayardık, yemeğe gidiş gelişlerimiz 15 dk.da biterdi, zamanı hele bir aş bak neler olurdu neler, çok zor zamanlarım oldu, çok acı yıllarım geçti, yüreğim öyle yaralıki iş hayatında çok ezildiğimi düşünüyorum, hasılı; bir öğlen yemekhaneye gitmek istemedim, yemek yemekde istemedim, canımdan bezdiğim zamanlar yaşıyorum, 49 kiloya düşmüşüm zaten camı açtım, başımı yasladım çam ağaçlarına gökyüzüne bakıyorum, radyoda cem karaca -sevda kuşun kanadında ürkütürde tutamazsın diyor, öyle hüzünlüyümki; biri dokunsa gözlerimden süzülüverecek yaşlar usulca..masmavi gökyüzüne bakıyorum içimden -keşke bir lamba cini çıkıverse karşıma sorsa bana -ne dilersen dile benden diye...-desemki, ben çok mutlu olmak istiyorum kurtar ne olur beni buradan, uçan bir halı sersen altıma, uzaklara çok uzaklara gitsem ne olurdu diye ruhum dalmış gitmiş hayallere..O andan sonra hayal kurarken hep o lambanın cinini çağırdım, bu yüzden istedimki adı lamba cini olsun, o bana hikayeler anlatsın, beni avutsun böylelikle lamba cini doğdu, gülçinnur'la yoluna devam etti...Ne kadar ilerleme kaydettim yazarken bilmiyorum, böyle mutluyum, blogumu seviyorum, kendimle baş başa kaldığım zamanlarımın belgesi..olur da bir gün alzaymır çıkarsa karşıma geriye bırakacağım tek şey şu yaşadıklarımın kaleme yansıması...
İşte böyleeee....4 eylül 2008-4 eylül 2012 İlhan İrem'in koyu hastasıyım ve en çok sevdiğim şarkıyı sevgili bloguma armağan ediyorum -mumları üfle bir dilek tut hayattan, hatırla beni gideceğim bir gün yanından...doğum günün kutlu olsun gülçinnur, iyiki var mıyım? ne bileyim, var mıyım..
sevgilerimle..