music

19 Mart 2012 Pazartesi

hafta sonu..


hafta sonu...
evden dışarı çıkasım yok, dayımlar annemle bir olup sürükleye sürükleye kuzenlere götürüyorlar, oysa uzunca zamandır 'fetih' e gidip fatih'i göresim var, milleti milliyetçilik hususunda acaip gaza getiriyormuş, e benimde bir Allah Allah çekesim var ama olmuyor,çıkıyoruz yola, nedense bana beysukent, ümitköy civarları git git bitmez gibi gelir.. kuzenin 2 kızı var biri 5 diğeri 4 yaşında Allahım hiç susmuyorlar cır cır cır konuşma hallerindeler ama inanılmaz sevimliler, fanustaki balıklarını tanıtıyorlar maapes'miş adı..anlamı ne diyorum mehlika sultana -hiç bilinmedik bişey olsun istedim diyor R harfleri yutulmuş biçimde :) maapes'le memnunlaşıyoruz tanıştığımıza, yemek merasimine geçiyoruz..


Annemlerin oralara ait yöresel bir yemek var, teyzem sırf ben çok seviyorum diye şahsıma münhasır pişirip taşırmış nedense bu tür durumlarda bilinmedik bir mahcubiyet duyuyorum, ne gereği var benim için yapıyorsun, üstelik çok sevmeme rağmen yiyesim dahi yok, fakat cidden sürüklüyorum kendimi, an bir an önce bitmeli, eve gitmeliyim..balkonda annemle sigara keyfi yapıyoruz, bulunduğumuz muhite tilkiler ve kurtlar iniyormuş :) olsuuun sen iki ayaklı çakallardan kork diyorum gelinimize..
yemekte, mehlika sultan anneme dönerek 'nine sigaya akciyeyleyi simsiyah yapay, sonya hastalanıysın, sonya insan boyunca(yani hayatın boyunca) bu hastalık hep sende kalıy,sigaya çok tehlikeli bişeydiy' kendimi embesil gibi hissediyorum, o ara annem sanki içimdeki sesi duymuş gibi 'bak sende tıpkı böyleydin' -nasıl yani yaa? 'işte böyle hazır cevaptın, lafı yapıştırıp geçerdin demezmi:))) -ee peki ne oldu da bana böyle zekamda bi gerileme oldu gülüyoruz..bu kızlar büyümüş küçülmüş sonra yeniden büyümüşler, cin gibiler..ama fazlasını kaldıramıyorum, çocuk yarım yamalak olmalıda fazlası, akla zarar..eğer bende bu çocuk gibiysem şayet bir zamanlar; eminim milleti gıcık etmişimdir..masada sohbet devam ediyor, akraba ilişkilerinin en can alıcı yerinde sesler bir yükseliyor,bir alçalıyor, kahkahalar arasında tek hücreli canlı gibi ismimin yalın halindeyim..
nihayi son buluyor, çaylar içiliyor bardaklar makineye fırlatılıyor, bir ton insanla öpüşme tokalaşma faslı sona eriyor, dönüş yolundayız, o upuzuuun yol bu defa 20 dk.bitiyor, kendimi eve dar atıyorum..babamla acil bi yere gitmemiz gerekiyor haydiii..neyse işimizi bitirip dönüyoruz tam; kırmızı ışıkta arabanın biri bizi sıkıştırıyor, babama-bas kornaya derken o da ne? şoför mahallinin yanındaki koltuktan bir delikanlı fişek gibi çıkıp şoför kapısını açıyor, ne olduğunu anlamadan şoföre tekme tokat girişiyor, Aman Allahım şoför bir kadın, yahu ne oluyor anlamıyorum ama kadını fena halde tokatlıyor, saç baş, kol gövde kalmıyor, şoktayım birden -baba çek kenara ben bu çocuğu döveceğim, -kızım manyakmısın adam piskopat, manyak, serserinin biridir, çeker bıçağı yada sana bişey yapar, ben ne yapayım, diye bağırıyor, cinler tepemde kadını mahvediyor pislik !!! kıyamadım babama, o olmasa cidden inip kadını böyle linç eden adamı ezesim var haddimce..öylece dönüyoruz eve, gözlerimin önüne geliyor o kadının hali..çok üzülüyorum bişey yapamadığım için..
böyle eşkiyaların, sapıkların kadınlara eziyet etmelerine tahammülüm yok, her ne olursa olsun hele trafiğin orta yerinde rezil adam bu yapılmaz yahu yaa..hiç bir şey yapamadığım için üzgünüm..milliyetçi ruhumun içinde birde ne derler ona, ha evet feministliğimin hortladığını görüyorum..Ülkemizde maalesef öyle çok cahil erkeklerimiz, varki; buna elbette kadınlarda dahil ama fiziken cevap vermeyen kadına böylesine şiddeti kınamanın manasız bir cümleyle kaldığını düşünüyorum..hani 8 mart'ımız vardı..Ne martı kardeşim yılın 12 ayı da olsa böyle ayılar oldukça kadın hakları koca bir hiçtir diyorum, koca bir hiç..