music

16 Mart 2012 Cuma

ciproya karşılık vaiz men




depresyone  günleri..

bu akşam bi film izledim..gerçek hayattan alınmış yani yaşanmış bir film..makine tüfekli vaiz türkçe ismi ve orjinal adıda bu..


sürekli suç işleyen hapisten yeni çıkmış bir adamın striptizci olan eşi, işini bırakmış Allah'a yakınlaşmış ve dini ile bütünleşmeye çalışan bir kadın olmasına karşılık adam eroin kullanan içki içen sürekli küfür eden hırsızlık yapan manyağın biridir.birgün yine kötü bir olaya karışıp arabayla kaçmak üzereyken yolda otostop çeken bir adamı arabalarına almasıyla herşey başlar, otostopçu adam bıçak çekmeye çalışınca çılgına dönen esas oğlan adamı delik deşik edip yol kenarına fırlatır..nedendir bilinmez eve geldikten sonra yaptığına çok pişman olur ve eşiyle kiliseye gider, suyla vaftiz edildikten sonra arındırıldığını ve günahlarının affolunduğunu rahip söyledikten hemen sonra adam Allah yoluna döner ve iyilik yapmaya başlar, iyilik yaptıkça Allah ona yardım eder ve işleri açılır para kazanır derken adam kilise yaptırır, yetinmez Afrikaya gider ve orada ırkçılık çocuk kaçırma tecavüz olaylarına şahit olur, olaylardan öylesine etkilenirki varını yoğunu afrikadaki çocuklar için harcar oraya çocuklar için sığınma evi yapar çocukları korumaya çalışırken başına bir çok bela gelir v.s.
sonunu yine anlatmıyorum..2011 Abd yapımı bu film oldukça etkileyici..
Depresyonumun en virajlı yollarından geçerken cipro almamak alıpta hafızamı sıfırlamamak için kendimi işime herzamanki gibi kitaplarıma ve filmlere adamış bulunuyorum..
Aslında yıllardır aklımın içinde bir gel git olayı var şu filmi izledikten sonra
neden yetimhaneden küçük bir çocuk evlat edinmeyeyim diye sürekli düşünüyorum bi aralar ciddi ciddi çocuk yurtlarına gidip araştırma yapmışlığım bile varken..sonra bi korku kaplıyor bi daral geliyor bana..nedeni bakamamak değil; aldığım çocuğun yada bebeğin geleceği yada genleri kötü çıkarsa veya ne kadar düzgün yetiştirmeye çalışsamda ya o doğru yoldan ayrılırsa, beni annesi olarak görüp görmemesi sorun değil; verdiğim onca sevginin ardından idrakı geliştikten sonra 'sen benim hiç bir şeyimsin' deyip çekip giderse..sevgimin hayal kırıklığı ve bu korkularla yüzleşme sorunu yüzünden içim sızlıyor..galiba zırvalıyorum..henüz benim için erken sanırım..çok daha iyi imkanlara sahip olduktan sonra kim bilir belkide bu kadar karamsar olmayacağım..
her neyse...
cipro denen uyuşturucu ilaçları kullananlar varsa tavsiye ediyorum, film izleyin..yürüyüş yapın, hoş acaip dondurucu bir memlekette olmak beni gıcık etsede, seviyorum cüzdanımda yazan şehrimi...
gözlerimden uyku akıyor..iyimisin diyenlere söyleyim..
mutsuz bir kertenkeleyim..ahmet kaya denen şahsiyeti her ne kadar sevmesemde sesine olan hayranlığımı itiraf etmeliyim..kasetler dolusu serisi vardı, şimdi pc'imin en güzel müzik arşivinde yerini alıp, anlı, ansız, çalar, söyler dinlerim..beynimde çevirdiğim tıngırtısını mırıldanıyorum bir kaç gündür..
siz, benim nasıl olduğumu nereden bileceksiniz?
piskiyatri demeyin diyorum..çünkü psikolojiyi download etmiş bir adamın ihtiyacı sadece zaman ve sessizlik...
saat 01.03 uyumalıyım....