music

28 Kasım 2012 Çarşamba

baş sağlığı nasıl yapılır?


1989 yılı...
28 kasım...
kuzenim Pınar öldü...
23 yıl geçmiş...
kardeşimle kırkları karışmış aynı yıl doğmuşlar
mayısta kardeşim haziranda pınar...
ilk defa morg gördüm
ilk defa bir ölü gördüm..
ilk defa bir defin gördüm ve ilk defa kefenin toprağa yatırılışını...
korkmadım...


gariptir ikisinide gata'dan çıkarttık...
*cennet kapısı* cümlesini kafamı kaldırıp baktığımda şaşırmıştım..
Ve hangi hastaneye girsem morgun nerede olduğunu bilirim..
nereden mi?
ölü kokusu'nu takip ettiğimde bulurum..artık anlıyorum..
yaz geldiğinde mezarlık ziyareti yaparsanız, etrafı kokladığınızda ceset kokusunu alırsınız..
korkutmayım sizi...acı gerçeklerin birde başka bir bakışı vardır anlayabilirseniz...
içinizi de baymayım..

şiddetli yağmur her yanımızı çamur etmişti...
definden hemen sonra halamı yıllar sonra görmüştüm evinede belki 2 yada 3.gidişimizdi..
bilirsiniz cenaze evinde helva yapılır ölünün ruhu için derler..hala buna aklım ermiyor helva yı yiyince ruhlar rahatlıyormu? pideler mideye ayranla inerken huzuramı eriyorlar? mantıksız geliyor...belki ben yanlış düşünüyorum...
ve helva yapılırken yalaka tipleri gördüm ilk defa...-dur sana yardım ediyim diyen yengem-giller familyası ve
onlara benzer içten-siz tipler...
bir tek dualar okunurken bakarım millete...herkesin kafasından geçen acı şekilleri farklı ayardandır, en çok acıyı 1.derece yakınlar çekerken 3. sınıf akraba eş ve dost şaşkınlık içerisinde olup, ağlama moduna geçip,  sahici olmaya çalışırlar ve siz anlamazsınız onlar timsah gözyaşları dökerlerken..sonra çook sonra irtibatı koparmışlarsa bilinki o mutfakta ve salonda dört dönen yalakalar ciğeri beş para etmeyen şahsiyetlermiş ve samimiyetsizlermiş diye dank ediverir beyinlerinize..
bakın mahalle düğünleri gibi iyi biliyorum değilmi bu olayları...çok inceledim çoook..başımıza da geldi..damdan da iyi düştük...
Ve bir şey daha...
bu insanlar sizin hatrınızı sormazlar nedenleri de -acılarını deşmeyim, arasam ne diyeceğim olur...
gerzek beyinliler bilmezler hatır etmek öyle laf olsun diye değildir hatır etmek değer veriyorsan acı gününde bile acısını ruh halini paylaşabilmek demektir..bir kere sorsan -nasılsın diye? belki o insan seninle acısından bir iki kelime paylaştığında rahatlayacaktır ama aramak işlerine gelmez, içsel olarak rahatsızlanırlar sonra da irtibatı kopartıp s...olup giderler..böylelerine de -aile dostumuz bile aramaz sormaz oldu deriz, olmaz olsunlar .eeee insan iyi gününde değil en zor gününde kendini belli eder bunu iyi yazın bi kenara...

görevleri bitince kapı ağzında -başınız sağ olsun derler..
-aslında ben senin o başın için sağlık diliyorum demek gelir içimden..

iki pide bir ayran - bir hatim indirmeden sonra yoksa o adam...
kapınızdan içeri almayın bu tür hayvanat bahçesi mensuplarını...

ölü kokusu aldığım kadar karaktersizlerin kokusunuda iyi alıyorum
neredenmi?
onlar pidecilerdir yerler içerler ıkınıp iki gözyaşı döküp evlerinde çay içerken o günün dedikodusunu yaparlar kocalarına veya kocaları karı-cık cıklarına...
Rahmet dilerim tüm ölülerimiz olduğu kadar dirilerimize de bende dahil...
çok ihtiyacımız oluyor insanlığın kokusu kötüyken...