music

29 Ekim 2012 Pazartesi

Tarih: 29 Ekim

Bu gün dünyanın her yerinde gülen eğlenen insanlar vardı, bu gün Türkiyede evlenen, nişanlanan çiftler vardı adımlarını yeni dünyaya atmak için uğraşan.. bu gün sibel can'ın extrası vardı, barda oğuz boran'ın proğramı, kahvede 4 adam okeye dönerlerken gırgır şamata kırılagiyor, dersaneden çıkan gençler birbirlerine takılıp eğleniyor, flört edenler sinema salonuna girip koltuğun birinde keyifle filmini izliyor, güneş son ışıklarını insanların yüzüne vuruyordu..


Bu gün takvimin yaprağı tarihde bu günü kare şeklindeki küçük kağıda şunu sığdırıyordu :' 29 ekim 1923 Cumhuriyet bayramı....
36 padişahtan sonra...çok sonra..selanikli zeki adam uzun uğraşlar ve emekler sonucunda cumhuriyeti ilan etmiş, işte o günün adı ve tarihi günü bu gün..ne elifler gelmiş ne mehmetler gitmiş, osmanlı türkiye olmuş türk olmuş cumhuriyet olmuş..ve tarihinde bir ilk bilmem yazarmı takvim yaprakları tarihde bugün 29 ekim kutlamaları iptal edilmiş..kimin iptal ettirdiği ne için iptal ettirdiği umrumda değil, önemli olan iptal edilmesi..
Şunu unutmamalı; Acı'nın yaralarına 70 milyon ortak..Şehitlerin resimlerini ve bayrağa sarılı tabutlarını görürken ağlıyoruz, çünkü o acıyı hissederken, bir yandan tepki veren bir bünye muhakkak vardır insanoğlunda..el ele tutuşmuş yeni evlenmiş çiftlerin cesetlerini taşın altından kaldırıp çıkarırken hissettiklerini gördüklerini kimse tarif edemez, hepimiz olanların ortağıyız, hepimizin kanı da adı da Türk..
Tarihde bugün 29 ekim...ve ben bundan 30 küsür yıl önce ilkokulumun bahçesinde şiir okuyan dişlerinde tel takılı siyah önlüklü bir kızdım, mutululuğumu ve heyecanımı kimse anlayamazdı, şiirimin sonunda ne okul müdürüm nede öğretmenim bana extra yaptın kızım sana aferin diye bana para vermedi, ama bu gün alt kadrosuyla full çalışan bir bülent ersoy vardı kadehini böğüre böğüre yere çarpan..sibel can kırıtıp o güzel sesini tüm cilvesiyle satıyordu, kaç erkek iç geçirerek ve keyfini alarak izliyordu bilinmez..kafelerde çaylarını içip, bilardo oynayanlar hayatlarına tüm doğallıklarıyla devam ettiler ben işimdeydim, misafirlerimi ağırladım, somurtmadım konunun bir yerinde gülümsedim..Çünkü güneş van'da doğdu, buralardan geçti, izmirde son buldu..bugün evimde bu satırları yazarken doğunun bir köşesinde çadırın içinde üşüyen çocuklar var..kaç gündür banyo yüzü görmeyen insanlar..onlara yırtık battaniye ve topuklu ayakkabı gönderen gerzeklerin olduğu gibi..
Burası Türkiye; her an herşeyin yaşandığı bir ülke..stresin sıkıntının bir türlü defolup gidemediği bir coğrafya..Tüm dünyanın gözünün değdiği, nazara getirebildiği 4 mevsimlerin yaşandığı topraklar bütünü..
Kirli oyunların oynandığı saflığını yitirmiş dünyanın, psikopata bağlandığı bir kıta..Tarihte bu gün iptal edilen 29 ekimde sevgili büyüğüm devlet inan protokolü iptal ettirmen bir işe yaramadı, çünkü hayat senin öğlen yediğin portakallı ördek ardından içtiğin Türk kahvesi gibi devam etti..kimileri çorba içti, kimileri uyudu kimileri ağladı kimileri evlendi kimileri şiirlerini okulunda okudu, yolda durup istiklal marşını söyledi, ama hayat acımasız devam etti..
Tarihde bugün 1923 e gelinceye kadar cumhuriyet hiç olmamıştı o yüzden borçluyuz mehmetçiklere eliflere yattığımız yerin rahatlığını...sevgiler..

2011 tarihli yazım..