music

14 Nisan 2012 Cumartesi

bin muhteşem Güneş..-4-


Aynı evde yabancı iki kişi gibi yaşamaya devam ederler, zaman içinde bir dolu hükümetler devrilir, çeteler kök salar,liderler gelir, liderler gider, savaşlar, açlık ölümler..meryem raşitin radyodan dinledikleriyle yetinir, olan bitenden kâh
haberdar, kâh bi haber hayatını yapayalnız ve mutsuz geçirdiğinin farkındadır,annesini düşünür, köyünü hayal eder ve ona tek bir kitabı, Kuran-ı Kerim'i  okumayı öğreten, babasından çok daha fazla  baba olan, şevkatli  molla feyzullahı.. bu arada yaşı hayli ilerlemiş, gözleri halka halka olmaya teninin rengi solmaya başlamıştır..



Komşusu fariba adlı kadının 3. çocuğu dünyaya gelir,  güzeller güzeli Leyla..
babası okumayı çok seven kendi halinde sakin bir adamdır..bu nedenle kızınında okuyup, bilinçli ve eğitimli bir afgan kadını olup, kendi ülkesini en iyi şekilde temsil etmesini ister..leyla, kapı komşularının oğlu tarık'la aynı yaştadır. Çocuklukları birarada geçer. leylanın babisi tüm gününü kızına ve kitaplara ayırır, bu süreçte savaşa giden leyla'nın iki ağabeyi şehit olmuştur ve leyla onları tanımamıştır duvarda asılı olan resimlerinden başka..Fariba onların şehit haberini aldığı günden beri yaşayan ölü gibidir, tüm bu süreç içinde yeterince leyla'yla ilgilenmemiş oğullarının yasından çıkmamıştır..savaş tüm şiddetiyle devam ederken tarık ve leyla çocukluklarını doyasıya yaşar, gençliğe adım atarlar..Tarığın takma bir bacağı vardır ama o, hiç bir zaman kendini engelli gibi görmemiştir..

 Afganistanda bir erkekle bir kadın eğer 1. derecede yakınlıkları yoksa ve yabancıysa bir araya gelemezler bu bir nevi zina gibi bir durumdur, çok zor şartlar altında genç kızlığa adım atan leyla ve tarık birbirlerine olan aşklarını oldukça  masumane bir konuşma ve ardından öpücükle ortaya koyarlar..
Ve bir gün leyla'nın evinde kimseler yokken tarık ve leyla aşklarını doyasıya yaşar, fakat tarığın ailesi şiddetlenen savaşın içinde pakistana taşınma kararı almışlar, gitmeden önce leyla'yla evlenip onu da huzurlu bir yere hep birlikte götürmek niyetinde olduğundan birlikte oldukları gün genç deliklanlı tüm heyecanıyla leylaya evlenme teklifi eder..

Leyla ailesinin hayatta kalan tek evladıdır, bu nedenle kendi ülkesini terk etmenin şehit olan çocuklarına ihanet olacağını düşünen ve kesinlikle  gitmemekte inat eden  annesine ve babasına haksızlık edemeyeceğini Tarığa tüm üzüntüsüyle söyleyecek, onunda kendisiyle kalmasını isteyecektir.

Tarık, ailesiyle gideli tam bir hafta olmuşken;  leylanın babisi, anne faribayı sonunda kaçmak için ikna eder, savaş artık yeterince halkı mahvetmiş, kadınlara, çocuklara tecavüz olayları artmıştır, bütün eşyalar toplanır, fakat ansızın evin içine hızla giren bir füze, leylanın ayaklarını yerden kesecek, babasının gövdesini, başından ayıracak, annesini parçalayacaktır..

Günler sonra gözlerini açtığında vücudunda bir kaç kırık ve morluk dışında sonunda nerede olduğunu anlayacaktır..Onu toprak altından çıkaran Raşit alıp eve getirir, meryem tüm insanlığıyla kızın iyileşmesi için herşeyi yapacaktır..Taa ki; raşit, leylaya göz koyana kadar..

Bir kaç hafta sonra eve hiç tanımadıkları bir adam gelir, Tarığın öldüğünü leylaya söyleyip, kızın tüm dünyasını alt üst eder.. Fakat asıl sorun Leyla bir aylık hamiledir...
Artık  hayatta kimsesinin kalmadığını anlar, leylayı el üstünde tutan ve bir akşam evladı yaşındaki bu kıza evlenme teklifi eden  gözü dönmüş raşitin cevabına EVET diyecek kadar yapayalnız ve çaresizdir..
Ve devamı...