music

7 Şubat 2012 Salı

tüylü bamyaaa :))




Bu gün bir reklama çok güldüm arkadaşlar, hemen söyleyim snicker's gofret tarzı çikolata kaplamalı bişey bişey işte..nakliyat arabasından muazzez abacı'nın eşyaları indiriliyor sanıyorum,- hadi at abi, hadi hadii derken kocca monitörü gencin biri muazzez ablaya atıyor o'da tutamayıp yere kapaklanıyor yine o kocca muazzez abacı yerle bir olmuşken diğer genç patlatıyor espriyi


-Ne olduuu tutamadın mı TÜYLÜ BAMYAA demesiyle koptum resmen :)) tüylü bamya cuk diye oturmuş diye düşünürken tamda muazzese yakışır bir tavırla, genci tokatlamaya kalkıyor tıpkı kemancıya yaptığı gibi ama bu defa ığğııhh tutmuyor, gözümü çevireyim derken de; o da ne? gönül yazar hortluyor biranda bişeylere kızıyor ama o kısmı anlayamayacak kadar kısa kesilmiş olarak reklama veda ediyorum ama kahkaham bitmiyor, takıldım tüylü bamyaya :))) diva dediklerin para uğruna şarlatan da olabiliyormuş diye içimden geçti ama komedi dizilerinde oynatsan oynarlar bu reklam için böyle dibe vuranlar herşeyi yapabilir değil mi?


oysa gözümdeki bu asırlık ablalar değerlilerdi, yukarısı geniş aşşağısı dar muazzez ablam kasıla kasıla şarkılarını dilleyiverirken dinlerdim, izlerdim..


Aklıma polis radyosu ve trt'nin öğlen vakitlerinde aranjman şarkılar saati çıkageldi bir anda..o zamanlar kocamaan, uzuun kahverengi bir radyomuz vardı kanal ararken yuvarlak bir mandalı takır takır çevirirken parmaklarım acırdı, yeşil ışık doğru kanalda olduğumu söylerdi ve başlardım evi temizlerken türkçe aranjman şarkıları dinlemeye..kimler yoktuki o en sevdiğim ilhan irem,ajda, sezen,barış abi, cem karaca cezalıydı pek dinlenmezdi tabi o da ayrı bir saçmalık..erol evgin :) onunla ilgili küçük bir hikaye 4-5 yaşlarında erol evgin sevgisi vardı bütün arkadaşlarım adamcağızın kaşını gözünü peruğunu severken banada bacağı kalmıştı o da benim derdim :) ersen ve dadaşlar (pek gıcık olurdum ersenin alnını kaldırıp indirirken saçlarının şekil değiştirmesine), esmeray (nur içinde yatsınlar diliyorum) nilüfer v.s. v.s. akşamları da annemin dizine yatıp trt'nin arkası yarın hikayeleri olurdu onu dinlerdim öyle güzel anlatırdıki spiker birde sesi yumuaşık, öyle ipeksiydi ki; ben mayışır, hele birde annem saçlarımla oynuyorsa perişan uyku misali bir tatlı rehavetin kollarında kendimden geçerdim :) ne güzel bir çocukluğum varmış ve siyah beyaz tv'da da arı maya ve heidi benim gözbebeklerim çizgi filmlerimdi annemde marko diye bir çizgi film izlerdi sonunda marko ölmüştü öyle hatırlıyorum annem iki gözü iki çeşme nasıl ağlamıştı hey Allahım :) pazar günü küçük ev vardı ve saat 12 oldumu klasik müzik.. deli olurdum hiç sevmezdim o saati sonrasında yayın kesilirdi ince ve tiz bir sesin eşliğinde ortada yuvarlak birşey öyleee dönüverir dururdu..ne güzel zamanlarmış bazende keşke hepde biraz öyle eksik kalsamıymış diyede kendime soruyorum, teknolojinin fazlası bizleri parçalayıp böldüğü için suçluyorum galiba..ama iyi yanlarıda var elbette..mesela bu internet sayesinde pek çok arkadaşımı buldum ve bu sayede yine yazabiliyorum, yazar olarak düşünmeyin sakın..öyle yazaaar gider anlamında..ve yine bu sayede blogcu dostluğu beraberinde geldi,çok hoşnut olduğumu söylemeliyim, bende bağımlılık yapan dostlarım var ki; olmazsa olmazlarım arasındalar..bahar müjde ablacım nurten hanımcım benim arkası yarınlarım oldular..bu arada tabi küçük dostumuz bücürük :) nazarlara geldiği için bücürüğün patisinden öpüp geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum annesine tekrar..geçenlerde facede kediler için düşünülmüş ama çokda hoşuma giden bir resmi müjde ablacımla paylaşmak istiyorum ben çok beğendim umarım o da beğenir, valizden yapılmış iki katlı kedi ranzasına bayıldım arkadaşlar..kedim olsun bile istedim ama maalesef annem eve getirdiğim her tüylü hayvan için beni reddecek o yüzden sesimi çıkaramıyorum tüylü demişken acaba tüylü bamyayı getirsem :)))) tamaammm espri kötüydü :) kocaman öpüldünüz