music

14 Şubat 2012 Salı

saç kıran mı var ?




bundan neredeyse 1 yıl önce blogcu da saçımla ilgili bir sorunu paylaşmıştım..şimdi küçük bir hatırlatma yapayım ardından cevabını vereyim..



Arkadaşlar 2005 yılının mayıs haziran aylarında saçlarımın her iki yanında ürtiker gibi bir kaşıntı başladı ama o ne kaşınma acıyana kadar kanırtarak ardından kanayana değin kaşınmaya döndü..çok büyük bir işkence çekmeye başladım çünkü saç tellerim köklerinden kopmaya başlamıştı, önceleri geçer diye çok önemsemedim ama ardından bakıyorum kafamın derisini görmeye başladım işte o zaman beni aldı bir telaş..önce bir aktara gittim bir dolu karışım verdi ardından şampuanlar bitkiler v.s. derken önleyemediğim açılma devam etti..taaa ki; kellik derecesine ulaşana kadar..tabi özel hastaneler devlet hastaneleri yine aktarlar gitmediğim yer kullanmadığım ot yağ bitki ilaç şampuan sabun sarımsak kalmadı..bir gün tüm umutlarımı yitirdim..bir daha bu saç çıkmayacak buna alışmak zorundayım diye düşünüyordum, üzerinden 6 koca yıl geçti..dr.un biri saçkıran 7 ila 10 yıl içinde kaybolur eğer gitmiyorsa bir daha oradan saç çıkmaz, senin saç köklerin derinin altında saklı duruyor ufak bir ışık bir karışım hazırlayacağım sende 3 ay düzenli kullanacaksın dedi, içinde domuz yağı karışımı varmış yemediğimden kullanmamamın hiç bir sakıncası yoktu fakat kokusu çok kötüydü arkadaşlar dayanamadım bıraktım bir kenara..başka bir doktor kortizon uyguladı başıma vurulan iğnelerden dolayı kanlar akıyordu ona da tahammül edemedim fakat sınırımı aşarak her türlü tedaviyi denedim olmadı olmadı olmadı :( hangi kuaföre gitsem -abla buraya ne oldu, saçkıranmı oldunuz, ameliyatmı oldunuz soruların altında ezik kaldım, tanımayanlar garip garip bakıyordu, tüm bunların hepsi elbette beni çok üzdü..ya tamamen saçlarım gider de ben kel kalırsam ne yapacağım o zaman diye düşünmedimde değil..


geçen yaz ağustos ayında camcı bulayım diye y.mahalleye çıktım öyle dolana dolana gidiyorum camcıyı bulup işimi bitirip çıktım ofise dönüyorum iki metre ötede köhne bir zerzevatçı aktar karışımı bir dükkan gördüm gayri ihtiyari girdim içeri..dükkanın sahibi aktar 65-70 yaş arası şişman bir adam etrafı semtin kadınlarıyla çevrilmiş durumda :) biri bir derdini anlatırken diğeri otlarını alıyor (ot deyince aklınıza eroin kokain gibi maddeler gelmesin) sıranın bana gelmesini bekledim, sonunda bayanlar çıktı amcanın yüzü bana döndü tam ağzımı açacakken- gel bakıyım sen buraya diye emir verdi yaklaştım yanına aç avcunu dedi :) noluyo yaaw dedim ama avcumu açtım tabi patt diye bir indirdi elime -ilk kural gülümseyeceksin :) evet işte tıpkı böyle gülümsedim hemen..-işte bu sana çok yakıştı dedi..diğer avcunu aç dedi açtım patt diye bir daha indirdi şaşkın şaşkın yüzüne bakıyorum 2.kural-derdini poşet yapıp bir kenara koyacaksın akşam alacaksın eve gidene kadar taşıyacaksın evin kapısında yine bırakacaksın işe getireceksin ama oraya bir kenara yine bırakacaksın dedi :) gülümsedim -işte bu diye devam etti..sonra ne derdin var anlat bakıyım dedi saçlarımın her iki yanını işaret ettim-evladım sen ne yaşadın da bu saçlar kökünden gitti dedi..yaşadığım 2 travmayı kısaca özletledim-tamam dedi..anladım..-evladım bak gidenler geri gelmiyor biliyorsun birgün bizlerde gideceğiz gerçek dünyaya ağla üzül tabi ama canına etme..-ama amca işin kötü yanı ben doğru düzgün ağlayamıyorumda dedim-hayat tüm sıkıntılarına rağmen çok güzel çocuğum ve üstelik gülümsemek sana çok yakışıyor sen böyle hep gülümse oldumu, unutmak zorundasın dedi..sustum..


-senin tek ilacın sirke ruhu dedi sirkeli sarımsaklı birşey zannettim devam etti-fakat çok güçlü bir sıvıdır canını çok yakacak sende o güç varmı deyince-ölüm acısına dayanana, bu tatlı bir acı olur dedim-belli senin gözün kara,deli kız hadi bakalım al dedi elime küçük bir şişe içinde sıvıyı verdi-yalnız çok sert ve keskin bir kokusu vardır sakın koklayım deme kulak çubuğuna daldır ama sakın damlatma derine kezzap gibidir yakar kavurur deyip ardından gülerek-korktunmu dedi :) hayır korkmadım -belli belli deli cesaretli dedi..teşekkür ettim alıp çıktım..aradan 1 ay geçti başka bir arkadaşımın sıkıntısı için o aktara tekrar gittik adam bu işi cidden biliyor, 2 hafta içinde arkadaşımın sıkıntısı geçmişler oldu bu arada bana sordu sirke ruhunu kullanıp kullanmadığımı -henüz değil dedim,kızdırmak için -sen zaten beceremezsin dedi gülümseyerek-görüşürüz dedim ardından çıktım..neyse uzatmayım denedim arkadaşlar adamın ciğeri delinir, öyle bir acı veriyorki; korkmayın ben direndim ama dayanılacak gibi değil, deri kıpkırmızı oluyor,ardından birisinin üflemesi gerekiyor,sakın ha sakın ola etinizin bir yerine damlatmayın parmağıma azıcık akıverdi derimi parçalayıp attı fena oldu,üzerinden 5 ay geçti bir gün eczaneye girdim ilaç almak için saç analizi yapıyoruz dediler tabi ben sirke ruhu da nasılsa işe yaramayacak diye düşündüğümden unutup gitmiştim gayri ihtiyari oturdum kız açık olan yerlere baktı-hanımefendi saçlarınız çıkıyor minik minik dedi şoka girdim inanamadım..nasıl sevindiğimi anlatamam sizlere..eve geldim annemin dizine yatıp baktırdım annemde şaşırdı-kızım saçların çıkıyor bir dolu minik minik sarı sarı deyince -Allahım sana şükürler olsun dedim sevincimden inanın çocuk gibi oldum..geçen hafta yine yaptım bakın, acısı çok fazla ama dayanırsanız yara oluyor ardından kabuk bağlıyor sonra o kabuklar dökülüyor bir kaç hafta sonra :) mucize işte saçlar çıkıyor..ben bu yüzden çok çektim dökülme varsa veya saçkıran acısını çekerseniz sonuç % 100 saç çıkarıyor..yıllar sonra benden çıktıysa kel olanda bile çıkar diyorum..kadının en önemli özelliklerinden biri saç olduğu için çok hassas bir konu bu, yaşadığım için anlıyorum..kel kalmak çok üzücü..ama lütfen sirke ruhunu bunu okuyanlar olursa direk gidip almasın; önce doktora gidin ardından olmazsa bilen bir aktara..şimdi saçlarım çıkmaya, açık olan yerlerim dolmaya başladı. bense her zaman olduğu gibi :) işte böyle gülümsüyorum..aktarıma çok teşekkür ederim, beni mutlu ettiği için Allahımda onu çok ama çok mutlu etsin diliyorum, sevgilerimle..