music

20 Mayıs 2014 Salı

çok şeylerin yetersizliği...



Bu her zaman olmaz..
Yani kelimeleri bir araya getiremiyorum..
Günlerdir kalem parmaklarımın arasında dolanıyor ama toparlayıp kağıda dökmek mesele..
Ne olursa olsun deyip yeni bir sayfanın karşısında bakıp beklemekten yoruldum
Şimdi toparlayabildiğim kadar..




İnsani yanımız 13 mayıstan beri çok üzgün..Onca insanın birden bire ansızın aynı anda son nefeslerini vermeleri hepimiz üzerinde önce şok sonra yürek acısı bıraktı. Çok şeyler yazılıp çizildi, uzun sürede yazılmaya devam edecek ama ne gidenleri geri getirecek yaşanan tartışmalar ne de kalanların aileleri kadar can yakacak..Ateş kimin ocağına düştüyse onu yakıyor elbette fakat millet olarak izlediğimiz, duyduğumuz okuduğumuz her karede aynı anda gözyaşları günlerce süzüldü gözlerimizden..Gerçekten çok ama çok acı..yüzlerce kadın eşsiz kaldı biranda..Neler yaşıyorlar onu ancak kalpleri bilir, yüzlerce çocuk babasız kaldı biranda çocuk akıllarıyla neler geçiyor yüreklerinden onu da ancak yine kendi hafızaları minicik yürekleri bilecek..Tarihe kömür, hiç bu kadar yakıcı bir karanlık bırakmadı sanıyorum..hepimizin alnına kömür isi sürüldü ve hayat yine kaldığı yerden acıyla beraber devam etmeye başladı..
Günlerdir aklımdan geçen tek cümle "sen tedbirini al, takdir Allah'ın olsun"
Vicdanınız rahatmı? diye sorulduğunda tamda -evet rahat ifadesi gelmişti ki biranda çevirip tabikii rahat etmiyor cevabıyla yöntim kurulu başkanı bilmem kim şahsiyeti, öyle ikiyüzlü bir kare ile girdiki gözlerimin içinden beynime gelip -seni ş....z tedbirlerini almadığın için onca insan katledildi biranda dedirtti ayrıca yukarıdaki benzerlik (rango animasyon filminden kötü karakter belediye başkanı) çok dikkatimi çekti.
Diğer yandan da; -kaza ve kader'e iman etmemiz gerektiğini de biliyorum ama gel içime anlat belkide onlar şu anda yine mesai başında çalışıyor olacaklardı gerekli önlemler alınsaydı..Söyleyecek çok söz var ama milet o kadar çok şey diyorki; benimki sadece dua etmek..Rabbim mekanlarını cennet eylesin şehit mertebesine eriştirsin ve ailelerine bol sabırlar dilerim..Üzgünüm..

Günlerim sizler gibi koşturmacayla geçiyor kursuma her pazar olduğu gibi yine devam ediyorum.Ama bu hafta sonu kurs bitiminde sıhhiyeden geçerken Allah affetsin beni gerçekten isyan ettim artık..Nedenine gelince..Sıhhiye sokaklarında geçtiğimiz pazar günü mübalağasız her 10 adımda bir suriyeli dilencileri işgal etmiş gördüm..Çoluk çocuk kadın erkek demeden serilmişler yolun her iki tarafına, kafamı çevirdiğim her yerde insan ve pislik kokusu altında ilerledim. Gözüm kara çarşaflı bir kadına ilişti arapça ellerini açıp birşeyler söylüyordu yüzünde metal ifadesi, gözleri insanların ellerinde..Birden ona bakarken içimde biriktirdiklerimle isyan edip kadına doğru bağıra bağıra: -Çekin gidin artık sizin yüzünüzden kendi fakirimi göremiyorum siz buralara kadar nasıl gelebildiniz nerde kalıyorsunuz  bilmiyorum ama dilenmeyin yoruldum sizi görmekten ve üzüntümü yok ettiniz ticarete döktünüz bu işi..Gidin artık nefret ettim hepinizden gidin sizi buralara getirenlere avuç açın sizi geri göndersinler topluca gidin devlete söyleyin burası sizin yurdunuz değil, dilenmeyin bizim vicdanlarımızla oynamayın çocuklarınızı ilaçlarla uyutmayın oturduğunuz yerde bitlerini temizlemeyin bizlerde sizleri böyle görmek istemiyoruz Allah aşkına bi gidin artık diye feryat ettim ha rahatladımmı  hayır..
Onlardan yüzlerce var ve hepsi dileniyor hepsi pislik içinde..Devlet sınırdan içeri alıp barındırma cesaretini gösterip sonra ahırdan hayvanları yaylaya salar gibi bırakıp çekildi kenara..Bu yaptıklarınızı ne Türk milleti olarak biz hak ediyoruz nede o insanlar..Neden aldınız bakamayacağınız insanları aramıza, ölmesinler böyle yerlerde sürünsünler dilencilik yaparak mafya ticareti yapsınlar bizi sömürsünler diyemi neden? Belki kızacaksınız onlar insan yaşasınlar diye ama onlar yaşamıyorlar sadece hayatta kalıyorlar yada biz bilmiyoruz o pislik içinde verilen paralarla gül gibi de senden benden iyi geçiniyorlar bunada alışmışlardır kimbilir..Ama asıl demek istediğim lütfen bu insanlara acıyıp para vermeyin devlet yaptığı haltı temizlemeli sesimizi birer ikişer duyurup onlara asıl çözümü bulmalarını istiyorum. Dilenerek değil, vicdan sömürüsü yaparak değil, insan gibi kendi ülkelerine gönderilerek ama savaşsız..ama ölümsüz..

Birşey daha vardı aklımda...
ama unuttum...