music

25 Aralık 2013 Çarşamba

Teşekkür ve 2013 yılı finali..


İlk söylemem gereken şey içten bir teşekkür yazısı..


Yeni olsa'da büyük bir hızla şahsına münhasır gayet doğal yazılarıyla ve özellikle çizgi'leriyle sayfamda gördüğünüz imaj değişikliğinin baş ve tek kahramanı sevgili Admin Panpa'ya verdiği haylice emek ve uğraşları sonucu ortaya çıkan bu güzel şablonum için çoook teşekkür etmek istiyorum; gerçekten içime sinen bir görüntü ve muntazamlık oldu, en azından derli toplu olduğunu düşünüyorum ki; benim gibi teknoloji yoksulu bir şahsiyete çok yardımcı oldu :)
ve sizlere sayfasının linkini vermek istiyorum..

Admin Panpa



Bol eğlenceli, mizahzen ama aynı zamanda olayları irdelerken düşündüren yanıyla yazılarını okumaktan büyük keyif alıyorum. Kendine özgü karikatür çalışmaları ise bana göre oldukça farklı ve çok da yetenekli. Böyle bir yeteneğinde, bir gün çok daha güzel yerlere gelmesini can-ı gönülden istiyorum. Abdullah emeklerine ellerine sağlık, seni tanıdığım için mutluyum :)

Gelelim yılın değerlendirmesine..
2013'ün son 6 günü içindeyiz ve ben bunları yazarken geriye doğru şöyle dönüp baktığımda genel bir değerlendirme yapacak olursam;
Ülkemin son günlerde yaşadığı durumlara perspektif açıdan baktığımda hayli üzücü ve yıpratıcı durumların yaşandığını ve her zaman olayın sıcaklığı ile insanlarımızın anında kavgaya karışma  meyillerini göz önünde bulunduyor, biraz daha sakin ve duyarlı olmalarını, olayları değerlendirirken olumsuz bile olsa çözümün hakaret, yüklenme, misilleme ile yapılmayacağını bilmelerini istiyorum. Gelecek nesiller için örnek olmak için soğukkanlı kalıp akıllıca adımlar atılması gerektiği kanaatindeyim ki; altını çiziyorum asla taraf tutmuyorum.
Avrupalılar Türkleri "sıcakkanlı" sıfatıyla adlandırdıklarından ki; asla sıcakkanlı olduğumuzu düşünmüyorum, aksine kestirmeden ve kolaycılığı seven yapımızla, meraklı bir toplum olduğumuzu, saldırganlığın süratle artıp, kolayca babasını para vermediği için bıçakla doğrayabilecek bir evladın da olabildiği bir zamanda, sıradan bir hava durumu raporu izlermiş gibi rahatlıkla her olayı kanıksayabildiğimizi, kadına şiddetin bu "şiddet" kelimesinin işkence ırza tecavüz cinayet veya psikolojik baskı olduğunu düşünürsek, yetersiz bile kaldığı coğrafyamda, bırak anlamayı, dinlemenin bile zaman kaybı olduğunu düşünen o cahil aklımızla, önyargılarımızla ve tahammülsüzlüğümüzle, istersek dünyanın en zengin ülkesi olalım, maalesef "eşşeklik" hep baki kalacaktır. Okumanın ne katkısı olacağını direk soran bir devlet memurunun sıfatı daire başkanıysa hele varın siz düşünün, hangi boyutlara varabileceğimizi yada bir noktadan öteye gidemeyeceğimizi..Her güne bir dizi yerleştiren medya'nın insanları nasıl da uyuşturucu bağımlısı yapar gibi dizi bağımlısı yaptığını göremeyecek kadar körleşmiş bünyelerimizle, mecliste toplumu "küfür"le temsil eden vekillerinde olduğunu ortaya koyarsak; geleceği görmekten açıkcası korkuyorum, psikolojik olarak etkilenmemek,  zihnimi ve yüreğimi gereksiz şeylerle kirletip, çöp kutusuna dönüştürmek istemediğim için TV izlemiyorum ve izlemenizi de ruhunuza zarar verdiği dikkate alınırsa tavsiye etmiyorum.

Bana gelince; bu yıl oldukça fazla zorluklarla mücadele ettiğimi, yenilgi yada başarı fark etmez, bir şekilde yükümü, gücüme yükleyip, inançla, "haydi gayret" deyip defalarca kendime destek verdiğimi, biraz daha tecrübe edinip, biraz daha yılmadığımı fark ettim..
Evet çok zorlandım..ama çok az ağladım, çok az isyan ettim,bu yıl biraz daha sabretmenin santimini uzattım :) Haksızlığa tahammül edemeyişim ve anında olaylara tepki göstermelerim nereye gitti bilmiyorum..nasıl da değişiyorum, gerçekten anlayamıyorum..
En kötü olaylara, kişilere bile "olabilir, olsun ne yapalım, sabretmek lazım, hoş görmek lazım, dışlamıyorum, hor görmüyorum, aman büyük konuşmayın" dememle, davranmam arasındaki benzerlik içsel yolculuğumun sanırım temel taşlarını oluşturuyor..çok dövülüyorum demir misali acaba ondan mıdır :) kimbilir..
Biraz daha kitaplara gömüldüm, bir dolu anime filmi izledim, sayısız meditasyonla, rahatlayıp, ailemle çokca huzur yaşadım...Belkide bir çok insanın yaşamak istediği bir hayat olduğu için "şükrediyorum Rabbime"..
Dünya biraz daha yaşlandı, bizler yüzünden hırpalandı, yorgun düştü..Savaşlar, masum insanların ölümleri, işlenen cinayetler, katliamlar, füzeler, bombalar, kimyasal tehlikeler hepsi ama hepsi doğayı ve insanlığı paramparça etti..Vicdansızlığımızın tek suçlusumudur "çiğ süt" cümlesi..Hayır "insanlığın evrim değişimi" yani tek sorumlusu sadece ve sadece "bizleriz"..
Son olarak geçen yılın istatiklerini değerlendirmiştim, şimdi de bu yılın istatistiğini çıkarayım..

En çok okunan yazım :1. sırada "Lavinia'nın Hikayesi"-1677 kere
                                     2.sırada " Hafız osman ve vav"-1358 kere
                                     3.sırada " Mustafa Kemal ve Latife" -1021 kere
ardından "dali ve gala aşkı" son olarak da "mavi pencereli evler" onu takip etmiş..

Ençok 11470 kere "google" efendiden aranmışım
En çok 498 kere gülçinin defteri olarak aranmışım

En çok aranan kelime " gulcinnur.blogspot.com- 33 kere
                                    " mucizeler dukkanı" -23 kere
                                    "mevhibe meziyet beyaz" -22 kere
ardından "vav", " gala, dali aşkı" kelimeleri takip etmiş gitmiş..
  ve 34173 kere bloguma giriş yapılmış..

Ziyaretleri için öncelikle blog dostlarıma, sonra isimlerini bilmediğim sessiz okuyuculara, sayfamı takip eden ve gerek mailleri gerekse mesajları ile yüzlerini görmediğim, tanımadığım her takipçiye çok teşekkür ediyor, yeni yılın hepimiz için mutluluklar getireceği, gözyaşlarını alıp götüeceği, savaşsız, barış ve gülümsemelerle beraber dolu dolu keyifli, anlayışlı, aklı başında bir yıl olmasını yürekten diliyorum..   

Sevgi ve saygılarımla...