music

5 Aralık 2013 Perşembe

bir kalp şarkısı..


Affedemediklerim geliyor aklıma..
kendimi bir martıya benzetiyorum..
bir parça simiti acemice ve bir o kadar vahşice kapıp kaçan...
sonra bir parça güven duygusu ile yeniden o simit veren ele ürkekçe bakmaya çalışan yanımla..
Binlerce adımlarımı görüyorum geri giderek...
Yüzyıllar içinde sihirli bir değneğin üzerime değerek, sıçrayarak koşarak gülerek sürekli hareket halinde olan o gen'lerimin bu günlere gelişine siyah beyaz albüme bakar gibi bakıyorum..



Ağır ağır gıcırdayan tahta merdivenlere tırmanıyorum, sessizce açıyorum "tarih" kapılarımı...
toz içinde kalmış sandığın başındayım etrafımdaki duvarlar raflarla örülü..Sandığın içinden oyuncak bebekler çıkıyor..İlk göz ağrısı adı ayşegül olan bebeğin gözleri hala kapanıp açılıyor bir kerecik incitmemişim ayşegülü öylesine yeni, elbisesinde ufacık bir leke bile yok..Altıma bir tabure alıp oturuyorum, şiir defterlerim, günlüklerim..tarihler..notlar...arkadaşlarımın duyguları, anlık düşünceler..özel doldurulmuş bir kaset..sonra bir defter geçiyor elime..kitabın adı "defter" satırlar arasında notlar var.. "nizamiye-görülmüştür" bu kitabın dili olmalıydı da anlatmalıydı, nereleri gezip gördüğünü ve ne duygularla notlar alındığını..

O an duraksıyorum...sandığın içinde "ben" yatıyor derken yani "eski ben" .. fısıltı halinde konuşmalıyım, hatıralar uyanırsa mehtabı birde ben uyandırmayım..Kaseti bir köşeye fırlattığım eski teybe takıyorum.. "elbet bir gün buluşacağız" diyor Zeki Müren...kalbimin hafiften acıdığını hissediyorum..Burada herşey var bana ait..Sarayımın efendisiyim, her zaman onlarla yalnız kalmayı sevdim, ara sıra da ziyaret etmeyi..
Ömrüm oldukça unutamayacaklarımla karşılaşıyorum..
Derin yara aldığın her hatıranın, mutlaka bir kahramanı vardır,her ne kadar olumsuzda olsa bu kahraman sizin için önemlidir, ve bir değeri, birde ederi vardır..unutamazsınız..
Unutmadım..
Hala aklımdasın...
Bu satırları gizliden geriden okuyan kahramanların içinde bir yerlerde olduğunu biliyorum..
Hiç kolay olmadı güneşi görebilmek değil mi? her ikimiz içinde çok zordu..bir gün "hoşçakal" demesini bile beceremeyen yanlarımızla kaldık..belki de böylesi daha doğruydu..
Anlayamadığım bir bağ var, ne zaman rüyamda görsem uyandığımda adımdan bile daha emin olduğum "beni düşündün" dediğim duygularımla berabersin..
Bir sır'dır bu..halat ipiyle bağlı iletişimin diğer ucunda bana çaktırmadan usulca tebessüm eden yanınla "evet, düşünüyorum" deyişinle teyit edişim..her ikimiz içinde geçti hepsi..bitti..acıydı ama güzeldi..bunu her zaman merak ettin..ve bu merak'ın seninde ömrün oldukça devam edecek, yıllarca görmesek de ikimizde çok iyi biliyoruz konuşmaya gerek olmadan nerede ve nasıl olduklarımızı..
ilginç değil mi? Ama geçti hepsi..iyi ki geçti..
ve iyiki o ağaçlı yollardan, dere kenarlarından geçtik, iyiki gövdesinin kovuğuna notlar,
köpeklerin su içtiği köy çeşmesinin kenarında geçmiş bir sevda rüzgarı bıraktık..
Sen, kuralları olan bencil ama iyi adam..demir yumruklarını gövdesinde saklayıp, sert sözlerle tokatlar patlatan, doğunun kışı, karı, ve buzu..buz kalbin içinde her zaman kalkanıyla diğer iyi yanını saklayan, ama pençe darbeleriyle sevmenin yırtmak parçalamak ve sonunda öldürmek olduğunu başarabilen o adam...Ölüm gerekliydi bize..öylede oldu..
Şimdi mutluyuz..ağaçlı yollardan çıkıp, kendi sarı evlerimizin bahçelerindeyiz..
Kanatlarım var, beni merak etme..özgürce uçabiliyorum...
Arada bir tüylerim dökülüyor, gagam eskiyor ama bilirsin...anka kuşu gibiyim..her gördüğünde biraz daha farklı biraz daha değişmiş..biraz daha yenilenmiş, biraz daha uzak...
O sandığın içinde herşey var ama tek bir şey yok..kimsenin bulamayacağı tek bir şey...
"göz yaşlarım"....ben bile göremiyorum...ama biliyorum..
Bilmediğin bir şey daha var...görünenle, görünmeyen arasındaki fark...
Artık, sabrımın ölçüsü uzadı, anlayşımın eni genişledi..ve dinlemesini bilmeyi öğrendim..tahmin edemeyeceğin kadar çok hemde..

Kalbimde bir şarkı var, ıslık çalıyor kendi kendine..gökyüzünü görebilmem için esaretin bedelini ödemem gerekiyormuş sevgili kahraman...bana o esareti yaşattığın için bu gün şimdiki "ben" olmama sebep, değerli kahraman...emin ol, unutuyorum her bir acıyı..her bir gözyaşlarımı...siliyorum teker teker beynimde yüreğimde gördüklerimi..sadece kalbimdeki çizikleri kovamadım..umarım suçlu olmama sebep değildir..Mutluyum..ne olduğum önemli değil ama bunu bilmen biraz olsun merakını giderecek...
basit bir alçakgönüllülüğümün içinde güzelim, ama çok güzel değilim..sıradan güzelliğimin içinde yatan aklımla, yoluma devam ediyorum..Bir martı var bana eşlik eden..bazen gagam kırıldığında, simit parçasını getirip pençelerimin arasına bırakan..bana sustuğumda şarkılar söyleyen..ağladığımda, rüzgarı mendil yapıp, gözyaşlarımı silen..tüylerim döküldüğünde tüylerini yolup kanatlarıma takmaya çalışan..gözlerime baktığında, özlemini duyduğum sevgisini gördüğüm...
Üşüdüğümde yüreğiyle sıcacık ısıtan..ve gerçekten bana "sevgi'yi" öğreten..
En derin darbelerin sahibi iyi adam..
yüreğimin nasıl olduğunu biliyorsun, sana yüreğimle "teşekkür ediyorum"
hak helalliği' mi...istediğin..
az kaldı...gönül dilim yalan söylemeyi sevmiyor söylemiştim..
bilmelisin kalbimdeki çizikler iyileştiğinde;
hak inşallah helal edecek, sıra bana gelecektir..
şimdilik hoş ca kal...