music

18 Kasım 2013 Pazartesi

Usta ile küçük bir hatıra..


Yıl sanıyorum 1995 yada 96..

Ankara Ulus'da kendi oyununu sergileyen ve ismini şuan hatırlayamadığım oyun çıkışında çok tesadüfi bir şekilde karşılaştık usta oyuncuyla..
Yanına gitmek istedim, çekindim; içimden  -yoo olmaz konuşamam diyorum ayaklarım bir ileri bir geri gidip geliyor
sanıyorum bu durumu fark etmiş olacakki onca kalabalığın içinden bana -gelsene dedi gülümseyerek..


Tereddütlü çekinerek adımlarımı atıyorum -gel korkma çocuğum niye çekiniyorsun dedi..O kadar heyecanlanmıştımki gülümseyerek bastırmaya çalıştım bir çırpıda nasıl söyledim bilmiyorum
-bir şiirim var onu size verebilir miyim dedim..
-tabiiki çocuğum durduğun kabahat yaz getir hadi deyince kalabalıktan sıyrılıp bir kenarda şiiri yazdım tekrar ona yöneldim ve ellerimden kağıdı alıp okuduktan sonra yüzüme baktı:
-Adın ne diye sordu
-Gülçin dedim gülümsedim..
-Gülçin adın gibi güzel evladım aferim kızım sana çok güzel yazmışsın dedi
 utancımı bir yerlere saklamak istedim olmadı..
 kağıda baktı bana baktı sonra tekrar bakıp
-söz sana gülçin bu şiirini oyunumda okuyacağım dediğinde;
Hayat o an sanki bana durmuştu..hiç o kadar heyecanlanıp, mutlu olduğumu hatırlamıyorum..
Bir sonraki oyun yada oyunların birinde okumuş mudur diye hep düşünmüşümdür şahit olmadım ama içim hep -evet şiirimi okudu diyor.. okudu yada okumadı hiç önemli değil.. o anı o büyük oyuncu ile yaşamak gerçekten gurur vericiydi..
Şiir'immi..

Dostlar, gökkuşağı gibidir
Rengarenk sarar gökyüzünü,
sonra birden kaybolurlar
ama hiç bir zaman renkleri solmaz,
hep canlı kalırlar;
tıpkı Mazi sayfaları gibi..

Mekanın cennet olsun Nejat Uygur..