music

1 Kasım 2013 Cuma

Esrar-ı Sır 2.bölüm


Gündelik yaşantımızda kendi'mizin farkına varabilmek için öz'ümüze zaman ayırmamız gerektiği ve hatta bunun zorunlu olduğunu bilmenizi isterim. Öncelikle kendi duyu ve duygularınızı hatta sağlığınızı koruyabilmeniz için size 'siz' lazım.

Yüce Allah, kullarının Öz'ünü bulabilmeleri için, onların içine yani ruhlarına üflemiştir nefesini..Bir parça Rabbimizden bir nefes alıp, bir parça kendimizden veriyoruz bilmiyorum belki farkındasınız yada değilsiniz..Onun verdiği bu vücut ve ruh sağlıklı olmazsa ne çevremize nede ailemize faydalı olamayız.



İnsan kendine nasıl zaman ayırmalı..Çok basit..attığımız her adımı planlayan insanoğlu'yuz..Gündüz yaşadıklarımızı gece'ye taşırız..Duygular ve düşünceler tüm günü, anı, yaşananları biriktirir ve boşaltmayı geceye bırakır ama neden?

Çünkü gece'nin gizemli bir sessizliği vardır, uyumamız ve dinlenmemiz için karanlığa ihtiyacımız vardır. bu yüzden gece gündüz gibi kalabalık ve gürültü dolu değildir. Kısaca gündüz 'konuşur', Gece 'susar ve sizi dinler' Dinleyici olan gecelerden birine sadece bir on dakikanızı ayırabilir misiniz? tv'den gözünüzü ayırıp, çocuklarınızı uyutup, eşiniz anneniz ve ailenizden bağımsız rahat edebileceğiniz sessiz bir odaya çekilip kendinizi sessizliğe bırakabilir misiniz..Beyninizin o dırdırını dondurabilir misiniz..Bunun için sadece nefesinizi dinlerseniz beyninizin ne dediğini duymazsınız o arada farketmeden beynin sustuğunu göreceksiniz..

Odaklanın..
Sessizliği ve nefesinizi dinleyin..derin derin burnunuzdan çekin ve yavaşca ağzınızdan verin
Gözlerinizi kapatın, gerekirse relax, sizi rahatlatan sakin ama huzur verici bir müzik dinleyebilirsiniz. Örnek olarak size dinlediklerimin içinden birini sunayım;
Bir on dakika içinde vücudunuzun ve ruhunuzun nasıl sakinleştiğini nasıl da rahatladığını göreceksiniz..İçimizde olan ruha ulaşabilmenin tek yoludur sessizlik ve huzur..bu ikisi olmadığı takdirde öz'ünüze ulaşmanız imkansızdır..kendinize uyguladığınız bu küçük terapinin hiç bir ücreti yoktur.

 Gözlerinizi açtığınızda çok daha rahat ve dinç kalkabilirsiniz..Bir kaç denemeden sonra; çakra dediğimiz bedenimizdeki dönen enerjilerimiz aktif hale gelecektir bir süre sonra diğer kanallarınız açılacak ve getirisi de şunlar olacaktır..Bir gün duyularınızın farklılaştığını, hislerinizin güçlendiğini, ruhunuzu gerçek anlamda hissettiğinizi, bilmediğiniz bir enerjinin fiziksel ve ruhsal olarak sizinle beraber olduğunu algılayacaksınız. Allah'a ulaşma yollarından biri'de, bunlardır.

Tefekkür'ün öz'ünde dinlemek ve sükut etmek vardır. Bu yüzden hiç anlayamayız ama yürekten taa içten dua okuduğumuzda bakın yalvarmak demiyorum dua okuduğunuzda ve kendimizi vererek namaz kıldığımızda yüreğimizin huşu içerisinde olduğunu görürüz. Bu huşu ki; Allah'a koşulsızca ve sessizlikle teslim olmak demektir sizi yani ruhunuzu rahatlatıp bir basamak yukarı çıkarır. Meditasyon'da bunu barındırır..Namaz kılıp, dualarımızı okuduktan sonra sessizliği dinlemek meditasyonun kendisidir.Dinginleşmiş, rahatlamış ruhumuz bize ÖZ'ümüze giden yolu açacaktır.
Öz'e giden yolları anlattığımıza göre bu gizemli sırrımız yani esrar-ı sırla tanışabilirsiniz..

Esar-ı sır öyle büyük, öylesine engin bir deryadır ki; dünyanın her türlü hali anlayana anlamsızdır.
Daha az yemek yersiniz, daha az alış veriş yaparsınız ve daha az konuşup, kalabalıktan uzak kalırsınız. Daha az dostunuz olur, bir gün; herşeyi zaman içinde azaltıp ama ruhunuzu büyüttükçe kendi öz deryanızın içinden çıkmak istemeyeceksiniz. Gönlünüz, bir mevlana gibi her türlü haksızlığa büyük bir olgunlukla dinleyici olacak, sabrınızın ne kadar çok şeye tahammül edebildiğini görebileceksiniz. Aydınlanma denilen şey'de budur.

Elbette insan olmanın temelinde üzücü ama gerçek bir anlam vardır: katlandığımız acılar ve kanayan yaralar.. Yaşadığınız en acı yaralar sizi 'size' götürürken, bu deryanın içinde neden yaraların sizi olgunlaştırdığını anlayacaksınız. Çokca gülümseyecek, daha bağışlayıcı olacaksınız..
Tüm bunların karşılığında bir gün; aynanın karşısına geçip kendinize baktığınızda; nefretin, kıskançlığın ve ego'nun kalbinizden çıkıp gittiğini görecek, gerek ruhunuz ve gerekse gözleriniz buna şahit olacaktır.
Esar-ı sır insanın kendi içinde yatmaktadır..Çoğu insanda uyumakta, ve çok az insanda da; 24 saat uyanık kalmaktadır. Ben dilim döndüğünce küçük bir kapı araladığımı düşünüyorum, bir zaman sonra belki yine bu düşüncelerimle yazmaya devam ederim..
Öz'ünüzle tanışmanız, tanıştıysanız iyi bakmanız dileğiyle..


8 yorum:

  1. gülçin cim müziği dinleyerek dediklerini yaptım cnm çok hoş bi ryazı olmu ve bir o kadar da rahatlatıcı...terapi şart cnm sağol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Can Esra :) çok teşekkür ederim yüreği güzel arkadaşım umarım müziği de beğenmişsindir, sevgilerimle kocaman öpüyorum seni :)

      Sil
  2. Dur canım hemen kendimle tanışayım , senin bana bir çilekli pasta borcun var:))) öpüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) sen nerelerdesin kuğum öyle özlettinki pasta 7 katlı oldu bıçsğı getir hadi :)
      hoşgeldin yeniden..umarım iyisindir..

      Sil
  3. Gülçinciğim yazını okuyunca, hatırlarsın belki ben de bir süre önce insanın kendi iç dünyasına dönmeli, kendini tanımalı, kendi ile hemhal olmalı. Her şeyin cevabı kendiiç dünyamızda. Kendini bilen Rabbini bulur, Rabbini bulan da huzura erer. Benzer yazıları paylaşmıştım. Emeğine güzel yüreğine sağlık canım.
    Güzel bir hafta sonu diliyorum, selam ve sevgilerimi yolluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlamaz olur muyum çok güzel yazılarından biriydi evet sanıyorum ortak fikir ve düşüncelerdeyiz Yaren'im bu nedenle kimilerine konu ağır gelebiliyor olsada anlaşılabilmek mutlu ediyor insanı..
      hepimizin bir demlenme süreci olmalı mutlaka insani vasıflarımızı tazelemek için bu gerekli..
      seninde okuyan ve yorum yazan kalemine ve yüreğine sağlık Hanifeciğim, sevgilerimle öpüyorum :)

      Sil
  4. Huzur arayışı içindeyiz hep, aynen dediğin gibi gündüz bir şekilde koşuşturmaca, gürültülerle geçip gidiyor, ama gece beni hep korkutur bilmem nedendir, mesela evde kimse yoksa yalnızsam, hemen uykuya dalmak isterim, uyumazsam düşünürüm, kırgınlıklarımı hatırlarım, 40 tilki dolaşır beynimin içinde ,boşa koyarım dolmaz, doluya koyarım almaz, boğulurum düşüncelerle, o yüzden belki de sevmem geceleri,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumun bana şunu ; karanlık ve yalnız kalma korkusuyla yüzyüze gelmedikçe kendini her zaman gergin hissedeceksin ve bu sende strese neden olabilir diye düşündürdür Hobicim..Aslında gecenin çok farklı bir huzuru var evet bende karanlıktan korkarım ama bunu çok sorun etmediğim için zaman içinde onada alışmaya başladım daha doğrusu tedirgin olduğum her ne varsa dik durup cesaretimi ortaya çıkarbildiğimi anladım..Beynimi de genelde akşam boşaltırım çünkü gün içinde yeterince konuşup dırdır eder durur, aktif bir zindelik için onu susturmazsan seni yorduğu gibi uyuşturacaktır. Sakin yada sana huzur veren bir oda hazırlayabilirsen daha rahat edebileceğini düşünüyorum :) Güzel yorumun için teşekkür ederim canım :) her zaman var ol, sevgilerimle..

      Sil