music

1 Şubat 2013 Cuma

Osman Hamdi Bey -2-


Aşık olduğu maria'nın ailesiyle tanışmaya gider aslında maria'nında ailesi bu doğulu adamdan ve ülkesinden çekinmektedir.Fransızların tüm rahat yaşantılarıyla zıtlıklar yaşayan Osmanlı'nın arasında kızlarının mutsuz olacağı endişesi taşımaktadırlar. O yemek daveti sonrası Osman Hamdi tuttuğunu koparır, maria'nın ailesini ikna edip evlenirler..yanında belki ailesinden hiç kimse yoktur ama o uzaktada olsalar onların desteğini hep arkasında hisseder.Zaman belli etmeden büyük bir hızla akıp gidiyorken Osman Hamdi akademideki derslerine devam ediyor, karısıyla parisin tadını çıkarıyor boş vakitlerindeyse bol bol resim yapıyordu.


 1867 Mayısının son günlerinde Fransız gazeteleri 3.Napolyon'un milletlerarası paris sergisine Abdülazizi davet edişini ve osmanlı sultanının bu davete olumlu yanıt verdiğini manşet yapmıştır..Çok geçmez; Abdülaziz Parise adımlarını görkemli bir şekilde atar. Oldukça iri yapılı olan bu padişahın her adımı tüm fransız halkını ve o şehirde yaşayan tüm Türkleri meraktan yollara çoktan dökmüştür.Törenden sonra Napolyon ve Abdülaziz paris serigisini ziyarete gelirler. Osman hamdi ve arkadaşı Ahmet ali bulundukları pavyonda görevlilerdir ve Abdülazizin büyük boy bir portresinide sergide teşhir ederler. bir kaç gün sonra sultan sergiye 2.kez katılır ve daha rahat olduğu için görevli olan tüm Türklere çeşitli nişanlar verir. Genç hamdi aldığı ilk ödülünü gururla göğsüne iğneler. Sultan gittikten kısa bir süre sonra Maria doğum yapar ve güzeller güzeli bir kız bebeği dünyaya gelir Osman hamdi bebeklerine annesinin adı olan 'fatma' ismini koyar. Kızının dünyaya gelmesi onu çok mutlu etmiştir etmesine ama gelecekle ilgili kaygılar taşımaya başlamıştır bir an önce baba parasından sıyrılıp kendi ayakları üzerinde durması gerekmektedir. Çok geçmeden baba İbrahim Ethem beyden önemli bir mektup gelir 'İstanbula dönmenin vakti geldi Hamdi' diye yazıyordur...O sıralar bir resim sergisine 'Türk kadını' isimli tablosunu göndermiştir ama çok fazlada bir beklentisi yoktur. Bir sabah kahvaltı masasında gazete okurken sayfaların birinde kendi tablosunu görür :) ve oturduğu sandalyeden düşecek gibi olur, gözlerine inanamamıştır ama gazete övgüyle kendisinden bahsetmektedir. hemen babasına gazete küpürünü mektubuyla birlikte yollar ama İbrahim Ethem bey dediğim dedik biri olduğu için bu haberden etkilenmemiş derhal İstanbula dönmesini bildirmiştir. Mecbur kalıp hazırlıklarını yapıp maria ve fatmayla birlikte yola koyulurlar. Yol boyunca Osman Hamdi, Maria'ya ülkesini, yaşatılarını ve kültürlerini anlatır ki; Maria yavaş yavaş yaşayacağı bu yeni ülkeye alışabilsin :)
Günler sonra baba ocağı olan Mahmut paşa'daki konağa varırlar. Bütün aile kapıya koşup yeni gelinlerini, torunları fatmayı ve hamdiyi büyük bir sevinçle karşılarlar..Tüm kardeşleri ve anne babasıyla hasret gideren hamdiyi bir akşam ethem bey karşısına alır; devlet-i aliye'nin ona ihtiyacı vardır ve Mithat paşa bağdata yeni vali olduğu için yanına okumuş yazmış adamların aradığını bunlardan birisininde Hamdi olduğunu ilan eder. bu konuşmanın ardından Osman hamdi'ye yeni bir yol daha görünmektedir hiç istemesede çaresizce odasına çıkar ve durumu eşine anlatır; maria tüm olgunluğuyla Osman hamdiyi onaylar.