music

6 Aralık 2012 Perşembe

buraya kadar..


Yorgunum...
şimdi duyuyorum sesinizi -bende çok yorgunum...
haklısınız sizde çok yorgunsunuz...

Mücadele etmekten ilkkez kaçıyorum....
sizinde kaçışlarınız oldumu?

İnsan çok sevdiği mekanını, çok sevdiği arkadaşlarını bırakıp gider mi?
bilmem yaptınız mı?



Kazım abi'nin dediği gibi -işte gidiyorum bir şey demeden...
bazen gitmek lazım...bazen tadında bırakmak üzmemek üzülmemek lazım...
herşey para değil...lanet olsunki o iğrenç bir yaşama aracıdır..yürüyebilmek için yemek yiyebilmek için  ihtiyaçlarını giderebilmek için çirkin bir araçtır sadece..
Aslında hiç bir şeydir biliyorsunuz değilmi...

ben bıktım...yükümün ağırlığından bıktım...sorumluluklarımdan bıktım..
gerçekten bunaldım...sabrım geniştir, bilirim fakat bu defa pes ediyorum
bu defa gidiyorum...

Günlerdir  tek bir üzüntüm var: sevdiğim dostlarımı istediğim zaman görememek ve  onların yanında olamamak.. bunları bile bile gideceğim...sevdiğim hiç bir şeyi, hiç kimseyi yarı yolda bırakmadım,
bu bana dokunuyor...

Kendimce haklıyım...sebeplerim var...
bırakmak zorundayım...işimi bırakıyorum, her gün gidip geldiğim yolumu bırakıyorum, mekanımı bırakıyorum... umrumda bile değil...
ama sevdiklerimi arkada bırakmak çok zor..kırk yılda bir bulursun, seversin kenetlenir bağlanırsın, sevilirsin fakat bir anda öyle bir şey olur ki; buraya kadarmış dersin...



şikayetim yok...
Rabbime şükrediyorum bana ne güzel nimetler verdi
fakat en güzel hediye sizdiniz :)
canımsınız, üzülmeyin...