music

20 Kasım 2012 Salı

yol arkadaşım-13


Nişanımızdan 4 ay sonra...

Evlendim...
:) İki kişilik bir dünya kurmak mesele değilmiş asıl mesele evlenirken yaşanan o karmaşanın sıkıntıların ardından başlayan yeni hayatı tüm renkleriyle taşıyabilmekmiş
Suatla birbirimizi gerçekten çok seviyoruz, etrafımda insanların bir yığın konuşmalarını beynime kazımak istemedim çoğunlukla erkek evlendikten sonra değişir dediler, olabilir ama kadın da bir o kadar değişmiyormu hayat birleştiriyoruz kolay değil.. O beni tanımaya çalışıyor, bende onu..yapışık aşıklar gibi değiliz kimi zaman arkadaşız, kimi zaman dostuz kimi zaman sırdaşız ve yüreklerimizi ortaya koyan iki sevgiliyiz..Yemek yaparken zorlanıyorum çünkü bu konuda pek bir bilgim yok, annemden aldığım tarifler sayesinde iki eksik üç fazla tuzu şekeri kaçırıyorum ortaya çıkan yemeğin mahcubiyeti yüzüme yansıyor farkındayım suat bunu fırsat bilip dalga geçiyor ama bildiğim birşey varsa o da; onun ev yemeklerine hasret kalışı..


-yanımda olman yeter ufaklık, tuzu ha bir eksik ha fazla ne fark eder, mutluyum ya o yeter demesi de benim için yeterli..
Çok eşyamız yok bunu özellikle isteyen benim, sade ama huzurlu bir yuvam var, gözümü pahalı eşyalara dikmek istemedim, ihtiyacım olanı bize yeterdi, öylede oldu..minicik bir evim var, bir o kadarda bahçesi ..hafta sonları bahçede kahvaltımızı yapıyoruz arkadaşlarımı, misafirlerimi burada ağırlıyorum tabii elimden geldiğince...
Akşamları yürüyüş yağıyoruz, önümüzdeki hafta ada'lara gideceğiz sevgili eşim :) diyorum artık hafif utanarak söz verdi faytonla gezeceğiz diye..
Günler böyle güzel geçiyor, tüm ailem benim mutluluğuma ortak. Aycanım, güzel ablamın kızı tuana 1,5 yaşına girdi annem ilk torunu için neredeyse canını verecek..
Bu arada tüm birikimlerimi düğünüm için harcadım, babama destek olmam lazımdı çünkü adnan üniversiteye hazırlanıyor, hepsi suat'ı çok sevdi onu kurtaran tek şey galiba esprileri ve sevecen tavırları..
Radyo evi benim 2.yuvam..zaman içinde şan dersleri almaya karar verdim diksiyonum dışında ses tellerimin de kuvvetlenmesi gerekiyor, hala pek çok bilgi eksikliğime rağmen çabalıyorum, öğrenmeye çok hevesliyim hiç pes etmiyorum..Sevil ablam artık görümcem oldu :) öyle doğal bir insanki; onunla konuşmaktan mutluluk duyuyorum..söylemeyi unutabilirim suat'ın anne ve babası bir trafik kazasında vefat etmişler bu nedenle suatın annesi de babasında sevil abla..
Bir gece suat başını omuzlarıma yaslayıp öksüz kalmanın onu nasıl etkilediğini anlatıyordu, gözlerinden süzülen yaşları bana belli etmeden silerken ses tonu herşeyi eleverdi eğilip bakınca aniden başını çevirdi, görmemi istemedi ama gördüm..yüzünü ellerimin arasına alıp;
-ben senin herşeyin olsam sevil ablayı rahat bırakır mısın? gülümsedi...
-neden? çok mu sıkıntı veriyorum?
-hayır elbette hayır...sadece tüm görevleri ondan teslim aldım onaylı noter kağıdını görmek ister misin diye sordum başını salladı, oturduğum yerden kalktım yatak odasına gidip davetiyemizi alıp eline verdim :)
-işte burada, artık annende babanda ablanda sevgilinde eşinde düşmanında benim..kabul eder misin?
-Ömrümün sonuna dek sen benim yol arkadaşımsın dediğinde irkilmiştim halam aklıma geldi rüyamda  'yol arkadaşın seni bulacak' demişti.  Gözlerindeki yaşı silip yanaklarından öptüm, bana öyle bir sarıldı ki, sokakta kalmış çaresiz çocuklar gibiydi, sıkı sımsıkı bir sarılıştı, güven duygusuydu, belkide aşk'ın şekillerinden biriydi..
Kara gözlü derin bakışlı adam...
-seni çok seviyorum...senii çook seviyorum...