music

21 Kasım 2012 Çarşamba

Anne Ferik Ne Demek?



Maliyeden emekli doğu kültürü almış büyük baba 2 gün sonra hastaneye gelir odada henüz 18 inde genç bir anne yatmaktadır yanında minik kırmızı ama canlı bir et yavrusuyla beraber..yatağa bir küçük altın fırlatır

-Al bu senin...şaşkın genç anne anlayamaz birde bebeğe verdiği ismi söyler ardına bakmadan çekip gider..



Doktorlar - çok küçük ve zayıf doğdu, eğer iyi bakmazsan bebeğin ölebilir der... bakıp bakıp gözyaşı döker -acaba yavrum ölecek mi? genç babayla, genç anne hastaneden çıkarlar minik canlı et yavrusuyla birlikte...

-seni yıkamaya korkardım, uyuduğun zaman gelir nefesini dinlerdim acaba yaşıyor muydun diye...

Her gelen bu bebeğin fazla yaşamayacağını dile getirsede; bir hafta sonra anne kararını verir...Çok az insan görecektir o minik ama canlı et yavrusunu, öyle iyi bakacaktır ki; gören şaşıracak, kızını yaşatacaktır.

-yavrum seni yaşatmak için neler yaptım bir bilsen !!!

Tam bir yıl sonra....güneşli bir ankara sabahında genç anne, başı dik onurlu ve güçlü bir şekilde minicik elleriyle paytak paytak adımlarını atıp, annesine tutunan çirkin ördek yavrusu gün ışığına çıkarlar.

Tam bir yıl sonra; öz babaanne, öz ve ilk torununu görmeye gelir...Doğduğundan beri torununun yüzünü görmek istememiştir.çünkü horoz beklerken, bir ferik dünyaya çıkagelir.

Ölür diyenler bebeğin başına üşüşür, gören gözler inanamaz. Babaanne şaşkın bir o kadar da nefret doludur ilk doğan bu bebeğe...Doğu kültürüyle harmanlanmış bir kayınpeder, bir kayın valide vardır Ve bu yüzden istenmez doğan bu kız çocuğu...

-5-6 yaşına geldiğinde bembeyaz bir kartopuydun, öyle güzeldin ve öyle dilliydinki; konuştukça insanları hayrete düşürürdün, herşeye yetişecek cevabın vardı Televizyon açtığımda ne var ne yoksa aklında tutar, bana anlatırdın bazen ben bile sarf ettiğin laflara hayret ederdim, nereden öğreniyor bu sözleri diye..Bir gün bana gelip -Anne ferik ne demek dedin...

-Kızım nereden duydun bu lafı -babaannem bana hep ferik diyor dedin :)

-Tavuk yavrusu, çocuğum deyince - ama ona civciv derler diyip şaşkın şaşkın baktın, çok güldüm :)

-yemeğin, suyun, meyven ve uykun her zaman vakitliydi, 3 yaşından sonra seni uyutabilmek için küçük bir oyun oynadım ve sen o oyunu çok sevdin...

Annem -eğer şimdi uyursan tavşan senin yastığının altına gofret getirecek...Ne kadar mutlu olduğumu bilemezsiniz..uyanır uyanmaz ilk yaptığım şey :) evet yastığın altı olurdu ve gerçekten o tavşan sözünü hep tutar bana kırmızı kaplı gofreti her öğlen uykusunun ardından bırakıp giderdi, çok merak ederdim fakat bir türlü o tavşanı göremezdim :) canım annem, ne akıllı bir kadınmışsın...

Babaanne bir gün o feriği çok ama çok seveceğini elbette bilemezdi..Öyle ki; günlerce alıp götürüp getirmediği olurdu...ve bende babaanneye aşık bir torun..onun yüzünden babamın bana attığı dayakların haddi hesabı yoktu :) hiç unutmuyorum bir defasında babaanneme gideceğim diye feryat ederken, karyolaya ayağımı bağladıklarını.. korkmayın onlar benim ne şımarık ve laf dinlemez bir çocuk olduğumu gördükleri için uyguladıkları bir ceza yöntemiydi ve son çare bence gerekliydi (kendimi bildiğim için)

Orta 2.sınıfa kadar aşıktım babamın annesine..bir dediğimi iki etmezdi galiba çok şımarttığı içinde 6 yaşıma kadar emzik emmemin nedeniydi...hiç kimseyi takmayan, sevmediği insanların yüzüne pat diye- git evimizden seni sevmedim diyen 5 yaşındaki haylaz çocuğun ipe sapa gelmez zekası, şımarıklığı gün geldi ona çok pahalıya mal oldu...

21 kasım akşam ezanından hemen sonra bir kız çocuğu dünyaya geldi..

iyimi oldu, kötümü bilmiyorum...

Bu gece cennette olan babaanem'e bir şey söylemek isterdim -babaanne sende tavuk muşsun,yumurtlamış, yumurtaların horoz olmuş ilk torununsa ferik :) galiba senin yolunda tavukluğa ilerliyorum,hala yüzünü asacak mısın :)

Bu gece babama bir şey söylemek istiyorum...-babaannem sen horoz doğdun diye ne kadar sevindi bilemiyorum ama sen iyi bir insansın, ilkkez söylüyorum, seni seviyorum..

Bu gece cennette olan kardeşime bir şey söylemek istiyorum..-seninle didişmeyi çok özledim,kapkara gözlerini, güzel yüzünü, bir kere sarılabilmeyi...beni hiç yalnız bırakmadığını hissediyorum, seninle gurur duydum ve seni çok ama çok seviyorum kardeşim..

Bu gece anneme bir şey söylemek istiyorum...-Onca emeklerini ödemeye gücüm yetmez meleğim..bu ferik yaşadığı sürece; asla yalnız olmayacaksın..seni çok seviyorum..