music

15 Ekim 2012 Pazartesi

yol arkadaşım-8


3........
2........
1........

YAYIN...
hem korku hem üzüntü ve hemde heyecanın etkisiyle Seda ablanın ölüm haberini verirken hıçkırıklara boğulduğumu, burnumu çeke çeke o yayını nasıl yaptığımı hiç bir zaman unutmayacağım..Proğramı bitirip kapıdan çıktığımda tüm teknik personeli karşımda buldum hepsi boynuma sarılıp ağladılar teşekkür ettiler ve başarı dilediler..Bu çok karışık bir duyguydu, oysa yapacağım ilk proğramın hayalini böyle kurmamıştım hayal kırıklığı içerisinde evimin kapısını açtım..


Mutfak ve oturma odasının ışığını açık bırakmamıştım çok iyi biliyorum derken -aah eveet biliyorum kimin geldiğini..Annem adnan ve babam..Gözlerim kızarmış ve şişmiş vaziyet onlara bakarken içimde duyduğum huzursa iyice allak bullak etti zihnimi..Olanı biteni annemin hazırlayıp getirdiği kekler börekler eşliğinde anlatırken içten konuşmayı ve ailemi özlediğimi fark ettim fakat babamın hali nedense bana pek bi buruk geldi, sessizdi düşünceliydi ve adım gibi eminim istanbula gelip yerleşmemden rahatsızdı..Çaylarımızı içerken mahallemizdeki tüm komuşlarımızı arkadaşlarımı teker teker sordum aycan gelememişti ama sürprizini göndermişti -teyze oluyorsun aybala deyince annem aslında hayatın ne kadar ilginç olduğunu düşündüm biran..Bu gün o çok sevdiğim ablamızın ölüm haberiyle sarsılırken, akşamına ailemize dünyaya gelecek yeni bir ferdin haberini öğrenirken; sevineyimmi üzüleyimmi bilemedim..
Ailem...Hep şunu düşünüyorum babam olmasa ne yaparız yada annem olmasa...Çok zor bir cevabı var bunun fakat ortada bir gerçek varki; bir evladın mutlaka annesine ihtiyacı vardır..Elbette babam atamız, evimizin gölgesi evimizin direği..fakat sanırım gerçek direk anne..Rabbim annesiz bırakmasın..Bu yüzden peygamber efendimiz -yetimlerin başını okşayın onları itmeyin, görmezden gelmeyin demiyor mu?
Ertesi gün seda ablamın cenazesine gittik bütün ekiple birlikte, eşi yıkılmıştı, ben bir erkeğin gözyaşlarını değil; resmen içindeki acısını gördüm, hissettim kızları ece ve eda iki büklüm birbirlerine sarılıp ağlarlarken söylenebilecek tüm sözler birer teselliden ibaret olacaktı, boğazıma biriken herşey kalakaldı öylece..Ölüm yaşa bakmadan girer hanelerimize..- o ölümü hak etmemimişti cümleleri duyarken saçmalamaya başlayan insanların aciz konuşmalarını duymak canımı sıkmıştı. Kim hak ediyor o zaman? yaşını başını almış insanlar mı? bir ayağı çukurda diye tabir ettiklerimiz mi, kim, kim? hepimizin başına gelecek son adım değilmidir ölüm.. ölüm sonun başlangıcı değil midir? Ve  dualar eşliğinde ablamızı defnettik sessizce..akşam eve gelip yemeğimi yedikten sonra annem beni bir köşeye çekti; ne olduğunu anlamadım ilk önce fakat sonradan anladımki beni memletimden isteyenleri anlatmakmış niyeti; gülümsedim, şaşırdım ve verilecek bir cevap bulamadım, sustum..Annem -kızım sen nasıl istersen derken iki tercih mi sunmuştu..galiba öyle...boşuna o kadar sıkıntıları çekip okumamıştımki..gelip elin oğlu isteyene kadar 4 koca yıl eziyetmi çekmem gerekiyordu, kendimi hiç okumamış mı saymalıydım, boyun eğip anneme -tamam sizinle birlikte geri dönüyorummu demeliydim ne yapmalıydım bilmiyorum...
Cümlelerin kifayetsiz kaldığı an; iyi geceler dileyip yatağımın içinde düşüncelerimle baş başa kaldım..
kimdim ben? neydim..ne olacaktım...ne yapmalıydım..ne demeliydim aileme onlar benden bir cevap beklerken verecek cevabım yoktu, taaaki..........