music

9 Ağustos 2012 Perşembe

düşüncelerim..



Araştırmalara göre Çinde her gün 5 kişi müslüman oluyormuş, avrupada bu sayı giderek hızla büyüyorken, doğduğumuz günden bu yana sandıkta saklı çok değerli bir mücevherin belkide doğru bir şekilde kullanılmadığı benzetmesini yapmam  yerinde olacak, çünkü bu değerli mücevherin adı: müslümanlıktır..Allah eğer insanları sevmeseydi kendi ruhundan üfleyip onları diriltmez, insani ve dünyevi nimetleri önümüze sermezdi diye düşünüyorum..Ve bana göre; Allah kullarının kendisiyle konuşmasını seviyor, dua edilmesini istiyor ama sadece kendisine değil, kulların kullara ettiği duaları da severek kabul ettiğine göre; bu demek oluyorki yardımlaşmayı emrediyor, Allah kullarına emreder, ama aynı zamanda Allah -ben emir veriyorum demez bu nedenle Kuran-ı kerim okuyan konuya hakim olan arkadaşlar -biz kelimesini tespit etmişlerse burada -biz kelimesi yoktan var eden Allah kocaman bir ekibiyle tüm yarattıkları için çalışmaktadır, peki ama bu -biz cümlesini içeren şeyler nelerdir diye düşündüğümüzde; -Melekler -Peygamberler -kitaplar ve göremediğimiz bilemediğimiz yaratılanlardır kasıt..En somut örneği ise şu an elimizde olan son değerli hazine kitabımızdır.


Allah iyiliği ve güzelliği anlatır, küçük bir gülümsemenin bile ne büyük bir sevabı olduğunu söyler, insanların ırk din dil her ne olursa olsun inanması gerektiğini, birbirimizle dayanışma içerisinde olmamız gerektiğini dile getirir, en kötü insanın bile bir gün mutlaka cennete gidebileceğini, her acının da sabredilirse sonunda mutlulukla neticeleneceğini anlatır.
Bu düşünceler içerisinde insan olmanın en büyük özelliği amel'den geçer ve Allah kullarını önce amelleriyle değerlendirecektir kolaya kaçıpta -o zaman namaz kılmamın da, oruç tutmamında pek bir önemi yok diyenler  için;  :) eğer Allah'a inanıyorsanız onun istediklerini de kabul etmek durumundasınız bizlere sadece sizi amellerinizle değerlendireceğim demekle -kalbini temiz tut o kadar diyorum anlamına getirmek doğru değil, kalbin temizliği çamaşır suyuna yatırmakla olmuyor illaki beşer ve şaşarız ne çenemizi tutabiliriz nede düşüncelerimizin kimi zaman önüne geçebiliriz bu demek değilki; -yahu naapıyım bende böyleyim işte deyip kenara çekilelim, insan her durumda kendini yenileyen bir varlık bu benzetme yanlış anlaşılmasın ama -biz insanlar sürüngenler gibiyiz diyorum derisini yırtıp kabuğunu durmadan yenileyen bir yılan gibi..
hiç birimiz 10 yıl önceki düşüncelerimizi savunmayız mutlaka bir basamak ileri gitmişizdir, hal böyleyken insanın kendini tutabilmeside büyük bir ilerlemedir, -ben hiç dedikodu yapmam diyen varmıdır :) vardır sanıyorum ve bunu diyen kişi mutlaka dedikodu yapıyordur, daha nazik olayım -kulis yapıyordur :)
Edep yani Eline Diline Beline sahip olabilmek öyle kolay bir davranış biçimi değildir, Bu nedenle Allah kulları için -namaz kılın der, neden namaz kılalım ve niçin?
Namaz kılmak herşeyden önce bir nevi terapi gibidir, günahı çok olan insan kolay kolay yanaşmaz bununla birlikte kimilerininde gözünde o namaz büyürde büyür :) bu dediklerime bende dahilim ama öyle biran geliyorki kendiliğinden gidip abdesti alabiliyorsun, namaz insanı rahatlatır, kıldıktan sonra çok farklı bir huzur bulursunuz devam ettirmekte kolay değildir ama alışıncada bırakılması çok zor bir alışkanlık haline dönüşür, namaz kötü alışkanlıkların terk edilmesini hafifletir, azaltır ve kaybetmemize neden olur, ve namaz Allahın kulu olduğunu anlatır, başka kimin kulu olacağızki :) paranın gücün dünyanın evet bunlarada kul olanlar çoktur bu nedenle yanaşamayız namaza, korkarız..bu korku namaz değildir aslında kendi yaptıklarımızdan kaynaklanmaktadır, buradada devreye giren en güzel şey -Tövbe'dir..ve ne güzeldir Allah kullarını öyle çok severki -tövbe edin kabul edeyim der..Müslüman adını taşıyan insanlar için verilen kitapta; Allah hem kendisini anlatır hem biz insanları..Bunları anlatırken örnekler verir çok etkileyici hikayeler okuruz ama gerçeklerin ta kendisi olduğunu anlayıp anlamamak bizim düşüncelerimize ve inançlarımıza dayanmaktadır.
Uzatmayım Ramazan ayı içerisinde insanlığımızı hatırlamak çok güzel bir duygu ama üzücü olan bu 1 ay çıkar çıkmaz herşeyi biranda unutmamızdır, Aslında unutmamamız gereken tek gerçek Allahın, insanözüne verdiği ruhu, tıpkı bir çiçek gibi yeşil tutabilmektedir marifet, yoksa kurutmak çok kolay..Müslümanlık kim ne yaparsa yapsın ne kadar kötü olursa olsun onun kötülüklerini yada yapılan haksızlıkları örnek almak değil, kendin olabilmektir, doğruyu görebilmektir, bu nedenle dayanışma ve sevgiyi veren Allah insanlardan çok şey istemez -dürüstlük -kalpten inanç ve ibadetten başka..karşılığında çok şey alırız fakat farkında olmayız, -bunu ben yaptım çalıştım ve kazandım deriz ne büyük bir haksızlık ne büyük bir gaflettir o sağlığı , gücü ve azmi veren kimdir? kazanmamızı isteyen kimdir? Allah değilmi? O güzel Allah'a yürekten şükretmek yeterli..sadece şükretmek..
Kendi adıma her ne kadarda günahkar ve yetersiz bir insan ve kul olsamda utansam bile sığındığım liman olan en güzel dostuma Allaha şükretmem gerektiğini biliyorum ve şükredelim diyorum sadece 11 ayın sultanı geldiğinde değil, yaşadığımız sürece hem çevremize hemde Allaha insan gibi davranmamız gerektiğini düşünüyorum..Unutmayalımki; hayat bumerang gibidir yaptığın her gerçek sonunda sana dönerek gelir amma iyilikle amma kötülükle..sevgiler..