music

8 Ağustos 2012 Çarşamba

diana'yı görünce..



Bayram temizliğine en dibinden başlayanlardanız, bir haftayı geçkindir ev kalk- oturum durumda, haliyle herşeyi indirip yıkayıp kurulayıp yerine yerleştiriyoruz, evet yorgunuz şimdi ben bir abla istemeyimde kim istesin..
Bir kaç gün önce vitrin dolabını temizlerken kutuların birini açtım, içinde gazeteden kesilmiş iki parça sararmış kağıt parçası buldum, kaç yıldır saklıyordu bilmiyorum gözlerim direk anneme kaydı -anne bunu senmi kestin?
-evet ben kestim, diana evlendiği gün dedenle beraber izlemiştik siyah beyaz tv'de..



Ve duygulanıyor;
-Öylesine hanımefendi bir kadın bir daha İngiltere sarayına giremeyecek diyor, neden der gibi yüzüne bakıyorum;
-çünkü hiç kimse onun kadar zarif, iyi niyetli ve insancıl olamayacak, olsa bile o kraliyet ailesine bu skandallarla giremeyecek dedi..
Annem haklıydı ve Diana'yı çok seviyordu oysa dünyanın diğer ucunda yaşamış, ne yaşadığını nasıl biri olduğunu sadece tv'den yarım yamalak öğrenen annemin bu kadının asaletine ve zerafetine duyduğu sevgiyi anlamaya çalıştım, o dönemlerde onun gelinliği ve düğünü öyle büyük bir haberdiki; şimdi gibi ünlülierin 24 saatini haber yapan uyduruk paparazzi henüz gelişmemiş, bizler bir kanala mahkum kalmışken ve çok sonra evliliği süresince yaptığı yardım severliğini, iyiliklerini konu eden kanallar çıktıkça Diana annemin kalbine girecek, öldüğü haberini duyunca sanki ailemizden biri vefat etmiş gibi oturup ağlayacaktı, arada bir denk gelirde bu zarif prenses haberlerini izlerse -bu kadını yediler, öldürdüler çok yazık ettiler diye dertlenecekti ve öylede oldu...hem temizlik yaptık hem diana'yı andık..
Açıkcası bende öldüğü gün hem çok şaşırmış hemde üzülmüştüm
Ve uzatmayım Elton John'un o güzel sesiyle hüzünlü şarkısı eşliğinde mutsuz prenses'e cennet mekanı olsun diliyorum, sevgiler..