music

13 Temmuz 2012 Cuma

yeni bir başlangıç :)


Bir kaç gündür kendimi iyi hissediyorum bunun nedenlerinden biri hiç beklemediğim bir yerden aldığım güzel bir iş teklifi .İyi de, zaten benim bir işim var, ne gerek var diyorum, fakat teklifi yapan patroniçe -seni çok beğendim lütfen bunu düşün diyor :) sürekli kendi kendimi sorgulayan biri olduğum için -neden demekten kendimi alamıyorum iyide niye ben? işim olduğunu bilen biri üstelik tanımaz bilmez beni..Acaba bu kadar saf'mıdırlar, bu insanlar benim gibi çaylak bir patron bozması değiller eminim bu piyasanın kurdu olmuşlardır herşeyin içinde bit yeniği arayan bir tip de değilim ama mutlaka beynim sorular sorar -peki deyip teşekkür edip çıktım, ertesi sabah zırt bir telefon -efendiimm ?


-günaydın gülçin hanım ben nezihe..
-günaydın nezihe hanım, nasılsınız -iyiyim, teşekkür ederim klasikleşmiş söz diziminin ardından diyeceği cümleyi bekliyorum vee
-gülçin hanım teklifimi düşündünüz mü?
-hııııı ?  ardından -ıııııııııııııı şeeey hemen toparlıyorum -nezihe hanım yüz yüze konuşsak
-tabiii, lütfen buyrun gelin müşavirimde sizinle tanışmak ister, müsaitseniz bu gün öğleden sonra uygun mu?
-olur pekii, görüşmek üzere deyip kapattım..
neyse işlerimi halledip geçtim nezihe hanımın iş yerine..benim tipim ve karakterimle bire bir zıt bir semt, alakasız bir işyeri ama yaptıığm işlerden biri teklif edilmiş bir bardak çay içtikten sonra konuya giriliyor
-İş potansiyelimiz büyük, ileride holding olma yolunda olan bir işyerim var ama benim desteğe ihtiyacım var anlıyormusunuz?
-anlıyorum..
-bu nedenle eşimle ortak olan iki iş yeri birbirinden ayrılmış durumda falan filan gitti konuşma oradan oraya..
sonunda konunun bir yerinde birden;
-merakımı hoş görün nezihe hanım biliyorsunuz benim bir işim var, hani yanlış anlamayın siz beni, bende sizi tanımıyorum da, neden ben?
-ben sizi çok beğendim..
-afedersiniz lütfen kusuruma bakmayın anlamadım, neyimi beğendiniz?
bişey görmediki görselliğimden başka...
-sorumluluk sahibi biri olduğunuz her halinizden belli, size iş yerimi emanet etsem, zerre zarar gelmez bu aşikar, yapacağınız işi de 4*4 lük yerine getireceğinizdende hiç kuşkum yok, belliki kendinizi iyi yetiştirmişsiniz.
Allahım bunlarıdamı duyacaktım altın portakal ödülünü almış kadar abartıldım, şaşkınım, şımarmak üzereyim ama kendime hakim olmalıyım, düstur ediyorum;
-nezihe hanımcım bakın diyor gülümsüyorum estağfurullah, mahcub oluyorum ama emin misiniz
-evet evet eminim hemen maaşı konuşalım...acaip şaşkınlığım devam ediyor
-ne kadar istersiniz? bir an düşünüyorum; ve nezihe hanıma hiç beklenmedik bir cevap veriyorum
-kendi işimi yapacağım..
-yapın gülçin hanım asla engel olmayacağım diyor bu defa ben şaşırıyorum..
-bi sigara içebilir miyim deyip odadan kaçarcasına dışarı atıyorum kendimi..
düşünüyorum -kadın bana işini yap diyor ee benim işimide yap diyor ee üstüne maaş veriyor ee herşeyin benden diyor n'oluyo yaahuu kedi gibi dört ayağının üstüne düşenlerdende değilim ama Allahım bana bir fırsat verdi galiba, ee hadi kabul ediyim bi deneyelim diyorum, düşündüklerimi sigarayı söndürüp içeri girdikten sonra kadına söylüyorum, kadının gözler ışıl ışıl oluyor, hayretler içerisinde -ne kadar istersin diyor..
bu defa neziheciğimi şaşırtıyorum :)
-hakkım olanını istiyorum, ne bir fazla, ne de eksik..
hönnkkk :)))) afallıyor nezihe
-şimdiye kadar herkez bir rakam talep etti, sizde söylemelisiniz
-ben herkez değilim nezihe hanım, işimin potansiyeli neyse onu isterim başlangıç olarak ne isterseniz belirleyin diyorum..kadın gülümsüyor, çok hoşuna gitti, öylede olması gerekliydi, adam bana küteden iş teklifi ediyor  yeni yetmeler gibi -şu kadar olsun mu diyecektim..hakkım olan yeter bana..insan piskolojisini önce memnun etmek gerekir..aslında bir nevi aklımı kullandım :)
-yarın başlarmısınız, ne yapalım, varol beyle de tanışırmısınız
ve varol beyle yani müşavirle tanışıyoruz olması gerekiyormuş tevekkeli adam patorunun veziri azamı, düzgün bi tip karşımda sorular soruyor, cevaplar alıyor, derken -tamam oldu bu iş ama yanlış anlamayın bu özel olacak kaç yaşındasınız?
-40 :)
-neeee?
gülümsüyorum her zamanki tepkilerden biri..
-yahu çok küçük duruyorsunuz derken neziheciğim -ayy varol beyciğim bende sordum hatta yanlış anladım zannetmiştim 28-30 gibi duruyor değilmi diyor, -evet yaaa, çocuk bu daha demiştim içimden diyor bende içimden;
-yok o kadarda değil yani tamam hani kot t-shirt saçlar örgülü gittim gayet doğalda abarttılar iyice deyip kalktım ayağa..neziheciğimle karar verdik, pazartesi tam gaz yeni iş ve kendi işimle yeni bir yerde hayata bir -merhaba daha diyeceğiz..
Unutmadan diyeyim kendi ofisimden çıkalı 4 ay oldu biliyor musunuz çin versiyon albay emeklisi tükan sahibi halaaa kiraya verememiş; tükanın karşısındaki bakkal komşuma uğradığımda bana ne dese beğenirsiniz
-gülçin hanım biliyomusunuz buradaki rivayete göre bu tükan lanetliymiş, tutulmazmış diye laflar geçiyor diyor
koca bir kahkaha patlatıyorum, inanılmaz kötü ruhum hortluyor biranda veeee
-şükrü bey orayı ben lanetledim kapı anahtarını yüreğimin beddua kuyusuna attım, orası ben taaa içten tamam artık bedduamı geri aldım diyene kadar tutulmayacak diyorum..
Cuma günü eşyalarımı toplayıp çıkarken tükanın karşısına geçtim ellerimi havaya açıp
-Allahım burası bana yar olmadı kimseye olmasın, bu adam canımı yaktı, sana havale ediyoum deyip dua etmiştim...bu gün tükanın önünden geçtim koca -kiralık ilanını asmış tutuyor..
tutsun bakalım...daha çook tutar..Orası birgün bana yar olana dek...
ee çenem düştü, koccaman öpüyorum, sevgiler  ;)

10 yorum:

  1. Gülçin'cim yeni işin hayırlı olsun. Kendi işimi de yapıcam derken senin işin nedir diye sorsam ayıp etmiş olur muyum? :)) Bu arada yaşını okuyunca bende bir "neee" dedim vallahi. Fotoğrafta aynen diğerlerinin dediği gibi 30'lu yaşlarda gösteriyorsun. Şanslıyız diyoruz biz eşimle bu duruma, çünkü belirli bir yaşa gelince hala daha genç göstericez. :))
    Tekrardan yeni işin hayırlı, uğurlu olsun. Öpüyorum kocaman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim Gülşah'cım ama olmadı :) olmaması en iyisiydi belkide..
      asıl mesleğim muhasebe ama sigortacıyım canımcım :) yaş içinde teşekkür ediyorum :)) evet nüfus cüzdanı büyük memur büyük yazmış ;) sen kaç yaşındasın? biliyorum benden küçüksün yüzünden belli dediğin gibi küçük göstermek bazen çok avantajlı hiç olmazsa 'teyze' diyen yok :)))
      bende seni çok çok öpüyorum tatlı yanaklarından :)

      Sil
    2. Hayırlısı olsun.
      Bende çok küçük sayılmam 32 yaşındayım ama yeni tanıyan bir çok kişi 20'li yaşlarda gösterdiğimi söylüyor. İyi birşey sanırım, ileriki yaşlarda epey bir faydasını görürüm herhalde. :)))
      Bende çok öpüyorum, keyifli günlerin olsun.

      Sil
  2. Kalemi masal....
    Hani bir Olric Efendisi değilsin. Hani bir o kadar da ta kendisisin. Herkes, hepimiz kadar öylesin. Lâkin ‘keloğlan’ olmayı daha bir benimsiyorsun haddizatında. Keloğlan. Olmayan her tel saçında bir sevda yüklü oğlan. Bir hasret, bir vuslat. İşte keloğlan, haydi şimdi sen konuş bu yazıda. Bu yazıda kal keloğlan. Nasılsa, Olric de sensin, Efendisi de sen. Ama ki sen kal bu yazıda keloğlan.

    Diyarlar aştın keloğlan. Ardında bıraktıkların kadar önüne aldıkların ve çöle inci su gibi aradın. Yürüdün ‘yane yane’. Yandın, yakıldın. Oysa yakınmadın keloğlan. Aferin sana. Yakınma zaten keloğlan. Olmayan saçların, belki bilseydi senin saçların olduklarını, güvercinlerle haber salarlardı, gel al diye.

    Güvercinler. Hani o güvercinler işte, evet. Hani kimse yokken seni görüp de ‘vay hemşerim!’ diye yüreğine zemzem serpen güvercinler. Hani bir uzayan günde, mahrem gibi son kale olmuş sadıklar. İşte o güvercinler keloğlan. Doğru bildin. Boğaza nazır olanlar değil, evet. Oysa onlara hasret ve onlar kadar.

    Bir hicaz nağmesin keloğlan. Kuyu, zindan ve satıldığın pazarlar selamdır ötelerden sana. Hani hatırla, kimdi O selam üzerine olan? Hani nazar eden gözlerin, o gözlerin gösterdiklerine, ellerini unutturup da kabuk soyar gibi soyduran değil miydi özlediğin? O değil miydi şu son demlerde seni kucaklayan ve kucakladığın?

    Bak neler olmuş be keloğlan? Ağlamışsın doğru, kabul ediyorum. Fakat yanakların ıslanmadı, biliyorum. Hem fena mı oldu? Yağmurlardan sonra büyümez miydi zaten başaklar? Ah be keloğlan! Sen değil miydin, bu şarkıyı anlıyorum fakat hissedemiyorum, diye dert yanan. Bak senin şarkın da oldu, can oğlan. İklim değişti hem, Karadeniz oldu. Yani ki iyi oldu. Sessiz, ıssız, izsiz oldu, oldu. Sen istedin. Ne istedin de geri çevrildi ki zaten? Haydi bu da böyle şimdi. İçin rahat olsun, istediğine dair şahitlerin hâlen aynı yerindeler. Gözyaşınla çamur olmuş toz zerreleri, hani o can diyarından gelen şekerlerin ağzında dağılıp da yine zerre olduğu ve ruhunu esir aldığı söylense şimdi bu an, ne dersin be keloğlan? Susarsın değil mi? Gülersin. Garip bir sûkut olur, olursun. Bir an sen de bir zerre gibi kendi damağında bulursun kendini.

    Sus keloğlan! Daha şarkı bile bitmedi. Hem halen ekmeğin var ve suyun. Öyleyse yolun var demektir keloğlan. Her ağaç gölgesi senin zannedip, bitti deme yoluna. Yolunun da hakkı yok mu be keloğlan? Yürü demez mi? Gel diye yanmaz mı sanırsın? Gölge dedin de; öğrenmiş olman lazım, güneştendir gölge keloğlan. Sen dursan, o durmaz. Döner durur, kendi seyrinde. Ay durdu mu ki, sen durasın bre oğlan? Hani o Ay ile göz göze geldiğiniz an durdu zannettin. Durmadı be keloğlan. Can oğlan, canım oğlan. Evet söyledi, tanırmış seni. Soğuk bir geceymiş ilk hasbıhâlinize iklim olan. Oysa sözleşmişsiniz meğer birkaç ay sonraya da, o yüzden daha bir aşikâr olmuşsunuz o vakit. Eh sana da öğrettiler ama değil mi ki iliştiriverdin şöylece; an ola ki nadir bakasın aynaya, işte o zaman mukaddime-i suret-ul kalb olur gördüğün…

    Bak hele şu toprağa. Buram buram sevda yüklenmiş de kokuyor. Onun da bir vuslatı var can oğlan. Ölüyü dirilteni var. Kavuşup da dansa durduğu hani…

    Şimdi söyle, sen misin yalnız? Sen misin mahcup? Hani sen misin yolda kalan? Değilsin keloğlan. Değilsin. Hani bir kıyıda sıkıştırsalar da, bilmezler örümcek dahi yoldaş olur, emre amade... Eee sen sevmişsin bir kere, ne çare deli oğlan…!!

    Söz perime sevgilerimle....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayy amann amaann bu ne güzel bir lütuf ne güzel bir hikaye tasarımcısı ne güzel bir anlatım diyecek söz bulamıyorumki..
      Kel oğlanı hiç diğer açıdan düşünmemiştim evet değilmi komedinin içinde komedi dram, tertemiz bir yürek, saf bir düşünce..
      söz perisi ellerinizden öpüyor :) güzel yüreğiniz dertler görmesin inşallah, yorumunuz için çok teşekkür ederim, çok çok çok beğendim, sevgilerimle :)

      Sil
  3. Hayırlısı olsun canımm , çok sevindim o Albay seni çok arayacak ,
    hayatında yeni yeni başlangıçlar ne güzel
    her zaman her daim hayat devam ediyor, sevgilerimle öptüm en çilek kokulusundan....

    YanıtlaSil
  4. Nerelerdesin sen çilek kokulum, hasta falanmısın ? moralinmi bozuk? merak ediyorum ,annem ve sen hep kayboluyorsunuz ama:(

    biliyormusun Sevil bitti , ve bekliyorum aa nihayet demeni ama yoksun :(
    hani hep derdin ya bekletme diye ben de bitirdim bekletmedim ama sen bekletiyorsun:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım buradayım merak etme üstteki yorumuna cevap vermeyi unutmuşum üstelik sevili kıpırdamadan en son okuduğum yerden devam ederek hepsini tek tek okudum ve çok beğendim, nahit için ayrıca üzgünüm korkak çocukmuş :)
      iyiden kaptırmışım kendimi görüyormusun..
      yarın akşam yazacağım en çileklisinden :)
      kocaman öptüm seni ;) görüşürüz..

      Sil
    2. Aaa okudunmu bende hep merak ediyordum , okumana sevindim:)
      bende öptümm)

      Sil
    3. okudum kuğucum dün gece bi merakla okudum yorum yazdım hemen ama az önce baktım yorumum galiba gitmedi yada spamda takılı kaldı, olsun yine az önce yorumumu bıraktım çok ama çok güzeldi finalde şeneri hep merak ettim ve meraktada kalacağım sanırım mükemmel hikayen için sana teşekkür ediyorum biraz bizden biraz hepimizden bir hayatın parçasını meraklandırarak bize anlattığın için..yüreğine kalemine sağlık süperdi, devamını isterim :) kocamanca öpüyorum ;)

      Sil