music

10 Temmuz 2012 Salı

konuşma ihtiyacı..


Biz İnsan-oğulları'nın  söyleyeceği pek çok şey vardır, kimi diliyle kimi eliyle..
bir şekilde yaşadıklarımızı anlatmak isteriz,çünkü bu bir ihtiyaçtır ve ihtiyaçlarımız hiç bitmez..
................................................
Uçurtma avcısı avuçlarımın arasında kapandı, ardında hüzün bırakarak..Sıra Şemspare'deydi..bu defa Elif Şafak tat vermedi 'Aşk' kadar..


Cemal Nur Sargut'tan 'Dinle' ellerimin arasında gel gitler oynuyor, ruhum elma şekeri isteyen bir çocuk kadar ayran gönüllü, deli gibi herşeyi okuma ihtiyacım var..işte ihtiyaçlardan biri..Ve anlatmak..Susmayı başarmaktan çok daha kolay bir yöntem anlatmak...anlatıyorum..
Gece uyumadan hemen önce kollarıma kanat takılmış melekler gibi mucizevi kelimeler dökülüyor beynim ve yüreğimin arasından, nereden çıkıyor nasıl çıkıyor bilmiyorum, not ediyim derken uyuya kalıyorum, bu yüzden şu yazdığım her kelime bana oldukça yavan geliyor..Ellerim kara-kaleme gitmiyor ama içim içimi kemiriyor, çizmeliyim..
Yarışma bitimine çok az bir vakit kaldı, henüz hiç bir çalışma yapmadım, sadece bir taslak, son dakika elim ayağıma dolanır ancak o zaman kaleme kağıda sarılırım :)
Ve hafta sonu örümcek adamı 3d boyutunda izlemek güzel bir keyifti benim için..ne verdi bana dersek izlerken -teknoloji ne güzel şeymiş yahu demekten kendimi almadım, gereksiz bir filmdi ama güzeldi..
internette korolayn ve gizli dünya adlı animasyon filmi izlerken kendimi çok mutlu hissettim, çocuk ruhumu beslediğime inanıyorum..
Ve iş dünyam...tarhana çorbası gibi, her türlü sebze ve baharatın bulunduğu hindistan yapımı bir ortamdayım..
Müşterilerimin bir kısmı it-çakal tarzı kusuruma bakmayın en kibar tabir ancak bu kadar olabilir ıvır zıvır işlerle uğraşan dandik ayak takımı..Masamın üstündeki kadehe takılı kalan, duvarımdaki dali resmini çıplaklık ve teşhircilik olarak algılayan bir avuç angıt kuşları gibiler..bir keresinde anlatmaya çabaladım
-Dali burada hayat ve ölümü tasvir etmiş diyorum, ama onlar -biz burada çıplak bir kadın görüyoruz demezlermi..güler misin, ağlar mısın? ve ingiliz kraliyet masasında olmayan kadehim :) evet bu gülümsemem oldukça küstahca ama haklı bir küstahlık..İş hayatım boyunca suyumu hep kadehten içtim, su bardağı olmazmıydı seni haspam diyen de olabilir, e olabilir tabii ama ben alışmışım, ve seviyorum, karşılık olarak bunu kokoşlukla nitelendirenlerde oldu, e olabilir kokoşluk bir kadehten ibaretse..
Ve mesleğim gereği üstüme başıma dikkat etmek zorundayım buradada çok tenkit ediliyorum, -kontes diyor sevgili arkadaşım :) sonunda anladımki kimseye bir şey açıklamak zorunda değilim..anlatma ihtiyacımı kaybettim, istedikleri gibi yorum yapabilirler, insan neyi nasıl algılarsa algısı kadar kalitesi olduğuna kanaat getiriyorum..
İnsan oğlu vahşi ama konuşabilen tek varlık..gördüğü herşeyi -benim olsun diyen bencil bir varlık..
bu gece su kadehimi şeref-siz ve vahşi insanoğluna kaldırıyorum; türedikçe çoğalan, çoğaldıkça üreyen iğrenç insanoğluna...
Temiz ve saflar...sayınız ne kadar az, denizin dibindeki inci taneleri gibi..
Çıkın suyun üstüne..Dünyanın size çok ihtiyacı var..
İhtiyaçlar hiç bitmiyor, sesimi duyan yok ama yazdıklarım okunuyor ya; bir nebze bende  böyle giderebiliyorum...
Hadi Ramazan gir de; hacivat ve karagöz gibi oyunlar oynansın yeryüzünde..
gerçekler mi?
kim anlayabilirki Allah'tan başka....
iyi geceler..