music

23 Haziran 2012 Cumartesi

terk et...


sigarayı iki kere bırakmayı denedim, ilki toplu seans yapar gibi iş arkadaşlarımla yaşamaya çalıştığım
uyduruk bir denemeydi, tabi isteyerek bırakmadım.
ikincisi kardeşimin hastanede son günlerini yaşadığı sıralarda doktorların üstüme üstüme gelmesiyle
kendimi bahçeye atışım sırasında yaktığım sigaranın paketine bakıp -bitireceğim seni dememle paketi büzüştürmem bir oldu..sonra ne mi oldu? olmadı hepsi bu..
İnsan alışkanlıklarını çok zor kaybeder, kaybetmek istemez, çünkü arada bilinmeyen bir bağ vardır..
Aşk dediğimiz o kandırıkçı şey, sevgiye dönüştüğünde bakarsınızki farkında olmadan yine bir bağlantı kurmuşsunuzdur, ileride bu da alışkanlığa dönüşecektir, şayet gerçekten içinde 'sevgi' varsa...
Alışkanlığa alışmak zaman ister, siz o zamanı verdiğinizde işte karşınızda durmaktadır -ben oldum diyerek..



Aktarımı biliyorsunuz hani şu müneccim gibi benim derdime derman olmaya çalışan değişik tuhaf bir adam..
yolum bu gün onunla bir kez daha kesişti -saçlar çıkıyor deli kız gözün aydın deyince zoraki bir gülümseme çıktı içimden..-gel bakıyım diyor ve ben dejavu yaşamaya başlıyorum işte yine, -uzat ellerini..cetvel yemeye alışmış suçlu öğrenci hissiyatında açıyorum avuçlarımı -patts öbür ele -pattss..
-Kalp ağrınmı var çocuğum...bu adam deli, gerçekten deli...hangi dr. anlar ki hop diye söyleyiversin, çok şaşkınım, gözlerimi kaldırıp bakmadım, cevap vermeden; -eveeeet çocuğum ne dedim ben sana..ne diyecekki, güleceksin, milleti kandıracaksın, tıpkı az önce onu kandırmaya çalıştığım gibi ama bir bu adam yutmuyor oyunumu..-bişey soracağım size..-sor evladım, anlat bakiiimm -sizde kalbimin acısını dindirecek karışım otlar varmı ? çok bilmiş aktarım -var diyor var evladım..
nasıl yani diye bakıyorum yüzüne cevap bekliyorum safca..
-zaman evladım, zaman içeceksin, çok yara aldıysan çokcada kendini pansuman edeceksin..
gözlerim dolup dolup geliyor taş kesiliyorum öyle sessizim..
-evladım bu kadar hassas olma çocuğum, içinde yaşama, kabuğuna girip ordan çıkmayım diyorsun, ağlayımda kimse görmesin diyorsun, üzüleyimde bilmesinler..pıtır pıtır dökülüyor işte  koca adamın karşısında gözlerimin o yaşları..-ağla, ağla evladım..söylemesende bırak gözyaşların konuşsun..
gözyaşlarıma kızıyorum -akmaa, akmaa diye ama zapt edemiyorum içimden -tut kendini Allah aşkına yapma diyorum ama oldu bi kere..gülümsüyor bana -zerre kadar hak etmemiş seni..hadi ağla da kurtul, yarında ağla, öbür günde, durmadan ağla bak sana nasılda iyi gelecek..bi süre sonra salya sümük herşeyi topluyorum selpağımla kızardığımı biliyorum, mahcubum..birden -sen en çok ne yapmaktan hoşlanırsın..hiç beklemediğim bi soru bu..-karakalem çıkıyor ağzımdan tek kelime..-çiz o zaman..kendini çiz, hayatını çiz, çizmek istediklerini çiz, silmek istediklerini sil..yaralarını sil, acılarını çiz, acılarını sil..bu adama hayret ediyorum..
-bir ay sonra buraya gel, bakalım o zaman nasıl olacaksın..Ahh aktar amcam..keşke yaralarım kurşun değilde o kurşunun kalemi olsaydı, ortadan ikiye bölüp fırlatıp atabilseydim..durmak istemiyorum zaten, çıkıyorum dükkandan..hayata küsesim var öyle incitmişki beni, dönüpte yüzüne bakasım yok..Alışkanlıkları terk etmek işte böyle ağır geliyor, böyle zor, öyle kötü, ve öylesine can acıtıcı..
Reşat nuri görmeliydi çalıkuşunun alışkanlıklarından kaçtığını..