music

18 Haziran 2012 Pazartesi

büyük insan'mış


benim için en kıymetli gün anneler günü olsada babalar günü hasebiyle tüm babaların babiş arada bir takıldığım -papili dediğim babamın da bu özel gününü kutlar, her zaman sağ ve sağlıklı olmalarını dilerim..
Dün karşıyaka mezarlığına babamla gitmek için yola koyulduk annemin safra kesesi alındıktan sonra bütün annelik, babalık,abilik ve ablalık gibi bilimum büyük sorumluluklar varsa üzerime vazife edindiğim için bi süre sesim soluğum kesik boş ve kısıtlı zamanlarda bloga giriş çıkışlar yaptım taaki bu güne kadar..


neyse dün çıktık yola dedim değilmi, evet çıkan senmisin konvoy halinde ilerleye ilerleye mezarlığa giriş yaptık ne hikmetse özel günlerde mezarlıklar tıka basa dolu olur,sucular çiçekçiler vazife alırlar elimizdeki su bidonlarını görmelerine rağmen -abla su vereyim veya emrivaki mezarlığı yalap şalap süpürmeye kalkarlar -git istemiyorum kardeşim desende yapışırlar, ileri gidip def etmeye kalkarsan mezar taşına bakıp beyinlerine not ederler bir sonraki gelişinde bakarsınki o gözün gibi baktığın mezarın içine etmişler çiçekleri yolunmuş kenar taşları bir çok defa çalnımış olarak karşılaşır, abdestli olduğunu unutur, bi küfür sallarsın tabi bu bir iki devam eder sonra bakarlarki bunlar hep su bidonuyla gelecekler yılıp giderler bunun için karşıyaka mezarlığının müdürüne şunu demek isterim -kardeşim sen bunların hepsini biliyorsun sırf hayrat çeşmelerinden su almasınlar diye musluk başlarını koparıp attıklarını da bile bile böyle hırsızlara ses çıkarmıyorsun ve dahası öyle mübarek yerde senin yaptıklarında cabası söylemeyim onu taaa bizim kulağımıza kadar geldi..fazlasını yaparım elbette ama şimdilik bişey demeyeyim..neyse kardeşimi ziyaret edip dualarımızı okuduktan sonra büyük babamızı ziyarete gittik..çok zaman olmuştu onu ziyaret etmeyeli, bir baktımki mezar taşı değişmiş -Allah Allah nooldu yaa diye soruyorum babama -mezar taşı çatlamıştı amcan değiştirmiş dedi -eee diyorum gerisi gelmiyor yalnız mezarın taşına amcam -büyük adam...bala bahri kişi....filanca diye yazdırmış -bu büyük de neyin nesi diyorum -amcana soralım diyor babam  bi dolu isim yazılı evet muhterem büyük babamız hoşuna gittikçe isim ekletmiş bala -yavru çocuk manasında ankaranın ilçesi değil bilesiniz ama duyanlarda şaşırıyor böyle isimmi olur diye -size daha onun diğer ismini söylesem ağzınız açık kalır deyince -aman bi ismi dahamı var diyorlar var tabii ailede kendimi bildim bileli büyükbabamıza -keşiş derlerdi :))diyorum  büyükten küçüğe bütün torun torba keşiş dendiği an o kişinin kim olduğunu bilirdik cici babaannelermiz de hep -keşiş derdi çünkü zat-ı muhterem cüssesi ve kişi-liğiyle apayrı bir şahsiyetti ve çünkü 13 kere evlenip boşanmış ve 90 yaşında bile -kızııııım hayatta 3 şey adamı ayakta tutar derdi -o neymiş büyüükbaba dediğimde -babam n'olacak para sesi, su sesi, kadın sesi derdi ehh anlayın 13' kadının niye ona keşiş dediğini cici babannelerimizin isimlerini pek bilmesemde -melek ki öz babannem olur kendileri fikriye annem ayhan anne filiz anne falan filan diye liste uzar gider fikriye anneden 3 özbabannemden 3 olmak kaydıyla resmi 6 kardeş amcam halam olduğunu bilirim gayr-i resmi olanları bilmiyorum tabi..neyse muhterem büyükbabamıza dualarımı okuduktan sonra -eee büyük baba orda nasılsın iyisindir inşallah deyince babam -biraz kilo almış hepsi o diyor ben başlıyorum gülmeye, Allahım sen affet ilk torunu olmama rağmen benimle birlikte ne kadar torunu varsa adam hiç birimizi sevmedi, yanaklarımızdan bir kere dahi öptüğünü görmedim..en acı olanı ise bunu aslaa unutmayacağım orta 2.sınıfta ara dönemde teşekkür belgesi almıştım ki; şimdiki gibi her öğrenciye her dönem verilen yalama olmuş takdir teşekkür belgeleri gibi kolay alınmıyordu, o zamanlar büyükbabamızda bizde kalıyordu ona bir oda vermiştik adam kapısını hep kilitli tutar bizim yemediğimiz yiyecekleri çarşıdan alır bir tike vermezdi, o akşam odasının kapısını tıkladım açtı kapıyı -büyükbaba bak ben teşekkür aldım dedim adam şöyle bana alaycı bi tavırla baktı baktı sonra -napıyııım aldıysan kendine aldın bana mı aldın dedi şak  kapıyı kapatıverdi ben orda öylece kalakaldım bu davranışı bana çok dokunmuştu annem -kızım üzülme bu adamda böyle işte, büyükbaban napacaksın demişti..Ankara'nın en güzel semtlerinden biri olan şimdiki Turan güneş eskinin çankaya yıldızı'nın sayılı servet sahiplerinden olan muhterem o büyük babamız aldığı kadına bir arsa boşadığı kadına bi ev vermekten yılmamış izmirin çeşmesinden istanbulun bebeğine kadar uzanan villaları hatunlarına birer birer yedirirken evlatlarını hiç bir zaman düşünmemiş sanırım bu sebeple olsa gerek benim deli amcam mezarın taşına tevekkeli -büyük yazdırmış..mezara bakıp bakıp sonunda -sana söylenecek en güzel kelime -Allah rahmet eylesin bundan fazlası bir fatiha deyip çıktım babam hiç sesini çıkarmadı biliyorduki çocuklarına da babalık vazifesini yerine getirmemiş yeterince onlarla ilgilenmemişti ama işte gel görki babalar günü mü, günü..o günün hatrına ziyaret mi gerekti, gereğini yapmış olmakta yeterliydi..sağ olsaydı onunda çok umrunda olmayacağı bir gündü, ama medet beklediği tek bir şey var şimdi o da; ailesinden her kim varsa -dua beklemek..
bizde karşıyaka mezarlığına onun için değil, kardeşim için gitmiştik dönüşte de; sebep olan bir gün hatrına görmüş bulunduk büyük insan bala bahri kişi bey'imizi..vefat edipte defin ettiğimiz günde bile hiçbir aile mensununun ağlayıpta gözyaşı döktüğünü dikkatle görmedim, buda çok ilginç bir durumdu..yinede babamın babası olduğu için saygı duymak durumundayım ve açıkcası ölünün arkasından konuşmak yalansa eğer günahtır tüm ve hatta bir çok eksikleriyle onu anlatmam en doğrulardan biridir bana göre..
bir dolu hatıraları bünyesinde bulundurup tarih yazıp bizede hafızamızda olanlar kaldı, bir gün scan edip resmini de paylaşırım umarım fötr şapkalı cüsseli gölgesi ağır çapkın bala babamızın, babamın ve unutmadan zikretmem gerekir sevgili dayımız yusuf abimizin ve çok değerli büyüğüm Muammer beyin babalar gününü kutlar, saygılar sunarım, zeki müren'in dediği gibi -hörmetler efendim ;)