music

20 Haziran 2012 Çarşamba

bir istek...


doğum ve ölüm arasında geçen herşey hayatın ta kendisi...
tanıdıkça kimi zaman nefret ettiğimiz kimi zaman müthiş zevk aldığımız anlar..
çocukluğumdan bu yana hiç bir zaman hiç bir konu için hırslı olmadım, ama azimli oldum..
benimde şunum olsun demedim kimseyede imrenmedim ama öyle insanlar çıktıki karşıma;
değer yargıları ve yaşamlarıyla bana yol gösterici oldular, kendi kendimi bir ağaç gibi yontmayı öğrendim.


oldum demedim öğrenmeye devam ettim, ediyorum..belki defalarca tökezleyip düştüm,
belki değil evet gerçekten bir çok defa düştüm, kolum parçalandı dizim yırtıldı, ama en önemlisi
ruhum örselendikçe benliğim üzüldü, yoruldu, kaybettim, kaybettikçe düşündüm, düşündükçe
anlamaya, anladıkça ruhumu tanımaya başladım ve büyüyordum işte orada öylece..
fark ettimki; istediğim şey maddiyat değilmiş, ne gözüm oldu paraya ne bezim oldu eve arabaya..
o kendiliğinden geldi..acılar bir tesbih gibi çekildikçe değil, bir su damlası gibi sabrettikçe diniyormuş..
fakat hiç bir zaman yok olmuyormuş..ve biranda koca bir okyanus -buyrun mutluluk paketiniz geldi dediğinde şaşırıyorsunuz, sürprizler bir anda gelirken...

ilk kez büyük bir araştırmaya giriyorum..
temmuz ayında konusunu söylemek istemediğim bir yarışmaya itildim sevdiğim bir arkadaşım sayesinde..
yarışmalardan her daim uzak durup izlemeyi tercih ederken, -bu tam senlik ve gireceksin, amacın girmek değil, kazanmak olacak diyen arkadaşım şu an dünyanın öbür ucunda uyumakta..-yapamam dedim ama
linki gönderdi, tıkladım okudum çok fazla bilgimin olmadığı ama tarihten -bunları biliyorum dediklerimle
tamam o zaman durma çalışmaya başla dedi..
bu bir kompozisyon yazısı...yarışma nedenim kalemimi ve düşüncelerimi tarihle birleştirmek..
dedim ya hiç bir konu için iddialı olmadım, ama konunun içinde çok güzel ve çok anlamlı bir dolu hayat var..
bir hayat çok uzaklardan bir hayat bizlerden..oldukça endişeliyim hakkını veremem diye düşündüğüm için..
açıkçası; korkuyorum...
yazı yazmayı seviyorum evet..ama bu kendi çapımda kendimce..ama bir basamak yukarı çıkmayı tenezzül etmeyi tezahür edemedim..şimdi hırslarımla değil, arkadaşımın o çok isteği ile kendimce sırf manevi bir hayat için çiziktireceğim...
sizden isteğim tüm eleştrilerinizi benimle paylaşmanız..özellikle; bloğuma kimlerin yurt dışından her gün düzenli olarak girip okuduklarını ama isimlerini bilmediklerim, yurt içinden yine okuyupta yorum yapmayanların; YORUM yazmalarını rica ediyorum..
şu yazı şeklim tamamen ben olarak çıkan duygular..
temmuza kadar ne yazarsam yazayım, eksikliklerimi tamamlamanız ve dualarınızı benden esirgememeniz..
işte bu kadar...
gecelerin en iyisi sizlerle beraber olsun ;)