music

9 Mayıs 2012 Çarşamba

sinir harbi..



Ve bu sabah...
arabayı ofise yakın bir yere park edeceğim fakat genelde o civarlarda bir park etme sorunu yaşanır, bulduğun yere arabayı çeker bi hışım kaçarsın :) fakat ben tedbir almadan arabayı park etmiyorum, içim elvermez, düzgün bir yere çeker birde nasıl çekmişim diye etrafında tur atar yoluma devam ederim..
ve işte bu sabah demiştim :) park etmemle laz uşağının biri ansızın önüme peydahlanıverdi, camı aç işareti, açarım gelir yanıma
-öğretmenmisun hanfendu?(dükanı-nın karşısında okul var)
-hayııır..


-sen neye buraya park ediysun?
-ne diyosun kardeşim?
-benim araçlarım park ediyi, sen git ha şuraya park et..
kafamı çevirir bakarım tam olur diyecekken aklıma bişey gelir
-peki tamam ama bişey diyim...........demeye kalmaz adam birden bire arkasını dönüp
-tamam be tamam tamam seninle mi uğraşcam..
salak salak bakıyorum ne diyor bu diye..
-park etmezsen etme diyor..Allahım cinlerim tepeme sıçrıyor o an;
iniyorum arabadan adama doğru yürüyorum
-sen baksana bi kardeşim !!
-ne var..
bak terbiyesize !!!
-yahuu ben çekmemmi dedim napıyorsun sen? edebini bil sabah sabah kafamın tasını attırma, sen bana cümle kurmama dahi izin vermeden bide  ahkam kesip el kol hareketleri çekip üsturupsuzca konuşamazsın
-buraya park edemezsun...cinler çoğaldı tepemde cirit atıyorlar ciritin biri bu lazın diline saplansın tövbe tövbe..çığırımdan çıkmak üzereyim volümüm yükselmiş olmalı civar esnaflarının çift gözleri üzerlerimizde
-burası senin babanın yeri mi? yoksa sen mafya mısın? belediyenin park görevlisimisin? kimsin? nesin? ne cüret bana emir verirsin, ilerde ofisim var heralde müsaaden olursa park etme hakkımı kullanıyorum yok kullanma illede çek arabanı dersen inata bindiriyorum şu andan itibaren şu arabada bir çizik göreyim sen laz'san bende doğulu'yum gelir pompalı tüfekle dükkanını başına yıkarım sıkma canımı beyinsiz adam..diyorum bu sözler benden çıkıyor yalnız :) inanamıyorum, yetinmiyorum:
-sen dur, karakola gidip birde polislerle konuşayım bak noluyor diyorum..
bir dolu cin tepemde onlarla birlikte karakola gidiyorum, polisleri de tanıyorum, günaydınlaşıp direk konuya giriyorum
-yolun sağ tarafına park etmek yasak mı?
-evet yasak :) der biri gülümseyerek
-ama idare ediyoruz nooolduu?
-emlakçı mafyası kaldırım taşından itibaren asvaltı kendi malı olarak görmeye başlamış hafif bir beyin sulanması sanırım, emir verip ahkam kesti bende onu tehdit ettim diyorum..
-ohhh afferim sana deyip hepimiz birden gülüyoruz..
-eee yapman gerekeni yapmışsın zaten :))
-yaptım ohh iyi de ettim bütün pozitif enerjimi aldı götürdü Allahın laz'ı diyorum
-göster gidip birde biz sıkıştıralım, babasının yerimiymiş
-eveeet bende aynını söyledim..
-hadi gidelim konuşalım yok diyorum ben gerekeni yaptım ama eğer 2. bir defa tekrar ederse beraber gideriz..
ofisten içeri girerim yok kardeşim olumsuzluk problem sinir harbi günü..
müşteriler, telefonlar, lüzumsuz konular, uyduruk insanlar..çektim kılıcımı en sonunda;
-yeter be !!! noluyoruz  sabahtan beri olmadık kalmadı, getir sende kahvemi deyip sekreter arkadaşa bağırıyorum..
çak çak çaaak !!! bi sigara yakıp bir nefes çekiyorum, bir yudum alıyorum kahvemden
-ohhh beee !!! o neydi yaa!!! ben kimdim de, benlikten çıktım...
kendime en sonunda geliyorum...