music

20 Mayıs 2012 Pazar

mustafa kemal ve latife 6.bölüm


SİZ NEREDE KALACAKSINIZ?
- Köşkün sağ kanat tarafında aydınlatılmış, sağa açılan pencerelere ait odalarda beyler kalacak. Her halde eksik bir şey yoktur. Lütfen beyler yukarı çıkınız, uşaklarım sizlere yol göstereceklerdir. Akşam yemeği odalarınızda emrinize hazır olacaktır. Paşam, sizin odalarınızın pencereleri evin öte yanına açılıyor. Köşkün bu kanadında bahçeden de giriş vardır. İzin verirseniz sizi oraya götüreyim. Pencereleri denize bakan odada kalmak hoşunuza gider mi?
- Çok hoşuma gider. Siz nerede kalacaksınız küçükhanım?


- Onu merak etmeyiniz paşa. Ben kendi odamda kalacağım.
Refakatteki kurmay subaylar veda ederek uşaklarla birlikte ayrıldılar.
- Gazi Hazretleri şimdi siz de buyurun, gidelim.
Latife, Gazi'ye yol göstererek birlikte bahçede çakıl taşlı dar yoldan evin çevresinden dolanıp, en üst kattaki terasta pencereleri aydınlatılmış odalara vardılar.
Herhalde çok yorgunsunuz, istirahat buyurun... Öyle bir akşam yemeği var ki ümit ederim hoşunuza gider... Yanınızdakilerden hangi yemeği sevdiğinizi öğrendim.
- Bu cennet gibi yerde yalnız kalıyorsunuz küçükhanım. Bu bahçe, bu deniz, havadaki bu güzel kokular...
Mustafa Kemal, kollarını havaya kaldırıp hareket ettirdi ve bahçedeki ağaççıklardan başlayarak göklere kadar kolları bir kavis çizdi. Ayrıca deniz tarafında duran Latife Hanım'ın siyah elleri eşarbının önüne gelerek yere indi. Ve sesini alçaltarak sordu:
- Evet bu cennetten sizi uzak tutmaktan başka, gündelik diğer yararlı işlerinize zarar vermeyeceğimizi umarım.
Latife'nin yüzü ciddi bir şekil aldı. Etrafına bakındı. O sırada üst terasta evin önündeki kapının gölgesinde duran iki kişi idiler.
- İyi geceler sayın Paşam.