music

19 Mayıs 2012 Cumartesi

mustafa kemal ve latife 3.bölüm


Mustafa Kemal, "Sizi köşküme götürmeye geldim" diyerek aniden karşısına çıkan Latife Hanım'la konuşuyordu. Latife Hanım, Yunanlılar'la yaşadığı sıkıntıları anlatmaya koyulmuştu.
- Küçük hanım o halde sizi neyle suçladılar?
- Sizinle ilişkim olduğuna inandıklarından.
- Benimle mi?


- Evet, halbuki yalnız hissi bağlarım vardı ve bu tek taraflı ilişkimi Yunan ordusuna anlatamadım. Başkomutan, kızın bir adım yakınına geldi. Bir şey söyleyecekti. Fakat o anda kapı vuruldu. Kimse cevap vermedi. Kapı açıldı ve kurye odaya girdi.
- Özür dilerim ekselansları bir haber var.
Gazi endişeyle sordu.
- Yaklaş, söyle neymiş o haber?
- Son Yunan gemisi de gitti. Küçük Asya topraklarında artık Yunan askeri kalmadı.
- Ya yangın?
- Yayılmasını önledik.
- Teşekkür ederim.
Mustafa Kemal yazı masasının önünden ayrılarak kızın arkasında durdu. Latife başını kaldırdı, siyah gözlerinden kıvılcımlar çıkıyordu. Ansızın sordu.
- O halde geliyorsunuz.
- Bakıyorum küçükhanım siz karar verdiniz bile.
- Evet, İzmir'de korkunç fırtınalı günler yaşadığım zaman kararımı verdim. Siz sonunda zafer kazanarak İzmir'e girdiğiniz sırada köşkümüzde karargâh kurmanıza karar vermiştim ben.

GAZIMIZ BİTİYOR
Mustafa Kemal'in eli Latife'nin beyaz kadife gibi yüzünden, yuvarlak çenesine doğru değerek başını yukarı kaldırdı. Kemal'in başı ise aşağıya indi. Fakat iki karbeyazı el, birdenbire ortaya çıkan koruyucu güçlü, sıcak erkek elini çenesinden aşağıya kaydırdı. Mustafa Kemal sandalyeden geri adım atarak,
- Bu lamba her halde sönecek?
- Gazınız yok mu?
- Yok.
- Bizde çok var. bu gece bizim köşkte uyuyacaksınız değil mi?
- Küçükhanım söz verir mi acaba?
- Aksine sayın Başkan sizin söz vermeniz gerekir.
- O zaman oraya niye kalmak üzere geleyim ki?
- Oraya istirahat etmek, boş zamanınızı iyi geçirmek için geleceksiniz. Adamlarınız vasıtasıyla benim kim olduğumu öğrenin ve söylediklerim doğru ise, bu gece kurmay başkanlarıyla birlikte geliniz.
- İçelim küçük hanım. Latife Hanım yazı masası üzerinde sıralanmış boş şişelere doğru eğilerek sordu.
- Kim içti bütün bunları? Gazi kalın kaşlarını kaldırarak,
- Ben.
Kadın ses tonu yüksek ve güçlü bir tavırla,
- Sizin bu kadar içki içmenize müsaade edilemez. Neden bu kadar fazla içiyorsunuz? Sigara izmaritleri ile dolu olan sigara tablasını kaldırarak,
- Kim içiyor bu kadar sigarayı?
- Ben...