music

29 Mayıs 2012 Salı

mabel ve babaannem



Babam salondan bana sesleniyor -sana bir sürprizim var diye…eminim elime bir fatura tutuşturacak diye umursamaz bir durumda kaldığım işe devam ediyorum.o ara odama geliyor -bak sana ne aldım..içimden kandırıyor yine beni Allah bilir altından neler çıkacak diye geçerken bakıyorum yüzüne şaşkın şaşkın..bazı bakışlarım ben istemesemde çok komik olabiliyor..salakça ve safça bir bakış farkında olmadan fırlatabiliyorum..babam yüzüme bakıp bakıp gülüyor ben merak etmeye başlıyorum ve nihayet..nee diye soruyorum.ellerinin arasında kahverengi bir şey var-hadi babaa..ne aldın diyorum çocukça..o arada açıveriyor avuçlarını..Mabeeellll benim tatlı güzel zenci kadınım mabel..



Bir sakıza şimdi hangi çocuk bu kadar sevinir bilemiyorum tabi ama mabel benim için çok özel..işte o an çocuk gibi –aaaaaa mabeeeeelll deyince babam gülüyor -evet senin sakızın mabel -nerden buldun baba bunu ? babam—görünce aklıma sen geldin..acaba niye ben geldim diye biran düşünüyorum demek onunda aklında çocukluğum kalmış, galiba çok sevdiğimi biliyormuş aklıma babannem’in evi ve evine çok yakın olan Erciyes bakkaliyesi geliyor..şımarıklığımı babanneme borçluyum orta ikinci sınıfa kadar hayatımın kadını, annemden çok sevdiğim babannem..bu gün onu paylaşmak istiyorum..altı yaşına kadar emzik emmemin tek sebebi, istediğim her şeyi bana alan emeği benim üzerimde çok olan, o renkli, komik, tatlı; ama çileli kadın..Erzurum güzellerinden, çok güzel bir kadınmış cidden Onunla yatıp onunla kalktığımı annemi günlerce haftalarca unuttuğumu hatırlarım. Beni hiç harçlıksız sakızsız gazozsuz çikolatasız bırakmadığını çok iyi biliyorum.onunla öyle çok gülerdimki..Pazara beraber gidişlerimizi, gülmekten alış veriş yapamayışımızı hatırlıyorum..İlk camiye onunla gidişimi... evet evet bunu paylaşmalıyım sizinle Bir akşam sanırım ramazan olmalı bizde teravih’e gidiyoruz Gece vakti tam camiye gelmek üzereyiz yolda babannemin ayağına kütük takılıp düşüyor..Ben her düşene şimdi gibi katıla katıla gülüyorum..Babannem o ara bana bir küfür savuruyor..-Eşşoleşşeğin çocuğu :)) kaldırsana kız beni. Beş-altı yaş arasındayım Tutuyorum ellerinden ama gülmekten kaldıramıyorum ne laflar sayıyor bana Gözlerimden yaş geliyor kikir kikir gülüyorum nihayet camiye giriyoruz, Çıkıyoruz kadınlar tarafına, Bir yığın kadın.İçimden ben burada ne yapacağım derken babannem bana doğru eğilip -ben ne yaparsam onu yapacaksın sende dua okuyacaksın tamammı diyor, başımı sallıyorum Gözlerim kadınlarda; biri eğilip öbürü kalkıyor..Teravihe de daha var -tamam diyorum ama ne duası edeceğim nasıl dua edeceğim bunlar fısıl fısıl içlerinden ne diyorlar böyle diye şapşal şapşal düşünedurayım Hocanın sesi duyuluyor..kadınlar hareketleniyor hepsi birden ayaklanıyor eteklerini toplayanlar seccadeleri düzeltenler, birden aynı hizaya geliveriyorlar.hoca ordan bağırıyor.-Safları sıkı tutuuun….o nedemekki öyle diyorum  neyse ben babannemin tamda arkasındayım başlıyoruz rekatlara…Bir eğil kalk..bir daha eğil otur..aynını yapıyorum birkaç saniyelik gecikmelerle, Fısıl fısıl sesler geliyor -Yaa bunlar ne diyor diye düşünüyorum ama babannem dua et diyor ben de içimden Allahım ne olur kocaman bi bebeğim olsun, paramız olsun, suyumuz gelsin, annem yorulmasın, okuluma başlayım hemen, ben iyi çocuk olayım gazozum olsun sakızım olsun.v.s.v.s. sayıyorum içimden :) bi ara nasıl olduysa babannem secdeden kalkarken öndeki kadının basma eteğinin içine kafası giriveriyor :))))))) o çıkarmaya çalışa dursun önündeki, eteği babannemin kafasına geçmiş olan kadın debeleniyor, namaz helak oluveriyor..kadın -bacım noluyoo diyor babannem -çeksene kızz eteğini kaldır diyor, gözümün önünde ki bu halleri bana yetiyor zaten..huşu içinde, eda edilen namazın orta yerinde bir çocuk kahkahası inletiyor camiyi..bırakmışım duayı taklit etmeyi yırtınıyorum gülmekten kadınların hepsi dönüp bana bakıyor sus diye işaret ediyorlar nafile :)) karnıma ağrılar giriyor o ara eteğin altından nihayet babaannemin kafası ortaya çıkıyor :))))))) –Babanne çok komiksin diyorum küfür edecek ama cami de ya edemiyor gözlerimden yaş geliyor o kadar güldüğümü hatırlamıyorum..Nasılki namaz bitiyor küçücük ellerimden tutuyor sıkıca çıkıyoruz camiden…çıkar çıkmaz başlıyor küfüre ben senin oyuncağın mıyım ne gülüyorsun sıpa bana görürsün sen gününü yok sana para mara.-ama babanneee kadının eteğinin içindeydi kafan, nasıl girdi ki diyorum gülerek kendi de gülmeye başlıyor—sen benim başımın belası mısın kız haaa!! sus bak bunu kimselere demeyeceksin diyor ama eve dar düşüyorum Yatağa kendimi atıp çatlayana kadar gülüyorum eveet…hayatımda tanıdığım en renkli ve film gibi kadın babaannem. mabele her baktığımda ki; o zamanlar resmin üzerindeki zenci kadın böyle çirkin değil çok güzel bi kadındı halka küpesine kocaman dudaklarına bakıp bakıp hayran olduğumu, babaannemin bana hep bu sakızı aldığını ve her aldığım mabel kağıtlarını sakladığımı hatırlıyorum..aynı şeyi yıllar sonra kardeşimin askerde tuttuğu şiir defterinin arasında gördüğümde çok duygulanmıştım o da mabeli çok seviyormuş..bende…işte Mabel bana çok şeyi hatırlatan güzel zenci kadın..şimdi onu çiğnemeye kıyamıyorum ama çok sevdiğim birine vereceğim Mabeli saklamak şartıyla…

28-12-2008 tarihli yazım :)