music

16 Mayıs 2012 Çarşamba

80'ler..



seksenlerin oldukça geri -zekası yüksek çocuklarından biriyim..
ilkokula da zaten geç göndermişler doğum tarihim arasatta kalınmış diye..
tam terör zamanlarının ortasında salla pati oynamaya çalışan mahalle bebelerinden biriyim ankarada en çok tabir budur: -hişştt baksana bebeee :)


sapanım var, misket oynarım, çamur varsa çelik çomak, saklambaç işte..
kulaklarım kadar boyumda maki, gelişim sürecim uzun olmuş, sanırım bu yüzden yaşıma görenler inanmıyor :) geç gelişimin faydaları ama zekaya bir faydası olmamış..nihayet ilkokula yazdırılırım, bizimkiler gidip iki mislim kocca bavulu çanta diye alırlar bana, sanki yurt dışında okuycam..
2 km.yol yürürüm her gün sabah akşam..bir yandan silah sesleri, kuş sesleri kadar olağan..bana bişey olmaz korkusuz çocuk salaklığıyla gidip geliyoruz ayla ben hakan..
bi gün geç kalmışım onlar gitmiş, acaip bir neşe üzerime gark olmuş,
siyah önlük, beyaz kocca kordela uzuuun saçlar ve kahverengi bavulumla düşerim sabah ayazında okul yoluna..sağımdan solumdan amcalar teyzeler abiler geçiyor tepemde yıldız kayar gibi kurşunlar..hiç bişey olmamış gibi herkeze -günaydın diyorum, onlarda bir gülümseme bir sevme iç güdüsü günaydınla cevap verirler..tarladan geçtim ana yola çıkıyorum yeşil paltolu uzun boylu esmer bir abi görüyorum -günaydın abi :)
ne olduğunu anlamadan boynumdan tutup silahı dayıyıveriyor başıma, bak benim gibi bir salağa, oyun oynuyor sanıyorum,-abi su sıkma yaa !!! Allahım güler misin ağlar mısın :) -vururum seni, konuşma !!! O an bi ciddiyetlik durum olduğunu anlamaya çalışıyorum, susuyorum, bekliyorum, çıt yok...yaklaşık bir dakika öyle bekledik, sonra bıraktı, dönüp yüzüne bakıyorum, ne cesaretse, çokda güzel bi yüzü var -git yoluna, konuşma diyor bana..başımı önüme eğip okula geliyorum, yazık bana yaaa :( vadem daha dolmamış ki, bunları yazıyorum :)
Dün akşam 80'leri izlerken aklıma geldi o zor yıllar..ama ne de güzel zamanlarmış, komşuluğun en akrabasından, müziğin en alasından, soba'nın en sıcacık olanlarından..oyunların, sevgilerin en güzelinden geçtiğim yıllar..tıpkı bizim nihale'den, -aaa bizim gırgırdan, bizim soba'dan, bizim koltuklardan dediğimiz herşey var o dizide..en çok aradığım şeyi de görüyorum : sevgi, dostluk, arkadaşlık..ve seviye..ve saygı..ne güzelmiş diye özlemle andığım yılları bir dizide görmek inanılmaz keyif veriyor bana..heleki dizi izleme alışkanlığı olmayan ben; size trt1'in seksenler 80'ler dizisini tavsiye ederim, sevgilerimle..

12 yorum:

  1. 80'ler çocuğu olarak bende o diziye bayılıyorum Gülçin'cim. Hele lisedeyken ne dinlerdik Ümit Besen, Cengiz Kurtoğlunu.
    O diziyi izlerken benimde en çok özlemim komşuluklar, dostluklar. Samimi olanlarından. Şuan bakıyorum da artık pek öyle çay içmeler, kahve içmeler yok. Annemler gün yapardı, çok severdim, sanırım evcimen olmamdan kaynaklanıyor ama seviyorum ev gezmelerini. Ki dışarıda da çok gezen biriyimdir ama ev sahipliği başka bir şey yahu. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa cengiz kurt oğlu liselim benim, gelin olmuş gidiyorsun, neydi ha evet birde önce bir kaç damla yaş :)) o şarkıları dinleyipte aşık olmamak mümkünmü desem :) mümkün heralde hiç aşık olmamıştım :)) ümit besen-tahta masa-nikahına beni çağır sevgilim :)) ayyhh çok komik geliyor kulağa ama çok hoşmuş yahu yaa..
      dediğin gibi şimdi herşey çok yüzeysel, mutluluklar sıradan, anneminde günü olurdu gülşah'cım ama hiç sevmezdim, hala da günlere gitmeleri sevmiyorum fakat o zamanlar semtin tüm kadınları biraraya gelip çocuklar gibi oyun oynarlardı onları izlemek çok büyük keyif verirdi..bak nerelere gittik :) keşke geri gelse seksenler ve donup kalsa yıllar ne güzel olurdu anarşi dışında tabi :))

      Sil
  2. 80'leri ben hiç sevmediğim yıllar olarak hatırlıyorum, o çocuk manyakmış herhalde!!!Bir çocuğun kafasına silah dayadığına göre!!Allah Allah! Kesin ülkücüdür:)))solculardan pek öyle manyak çıkmaz:))ama belli de olmaz:)o dizinin methini çok duydum ama hiç bakmadım..eski komşuluklar kalmadı gerçekten...gerçi komşuluk her zaman komşuların kişiliğine bağlı...çocukken Beylerbeyi'nde bir komşuya misafirliğe götürmüştü annem beni hiç unutmuyorum mesela..hayal meyal masal gibi...evin arkası bahçe...koyu kırmızı berjer koltuklar..pembe beyaz ortancalar..dediğin gibi kahveler...çaylar..pencereden içeri vuran ışık..sabah-ı şerifler hayrolsunlar gibi 'eski' konuşmalar..masal gibi geliyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki kendini koruma iç güdüsüydü diye düşünüyorum ama bir çocuk olarak asla unutamayacağım bir andı Müjde abla..galiba çok etkilenmiştim, yinede bir çocuktan zarar gelebileceğini dahi düşünen birinin bence psikolojisi pek normal olmasa gerekti..
      sevdiğimiz ve geride bıraktığımız o maneviyatı şimdi bulamamak 80'lere özlem duymamıza sebep değil mi..her birimizin aklında kalan pek çok anı var :) bak ne güzel sende çok güzel bir an bırakmış masal bile olsa..ben özlemle anıyorum yada çocukluğun en zor ama en güzel dönemleri olduğu için sanırım..salı günleri haberlerden hemen sonra başlıyor eminim ev eşyalarından birini mutlaka gülümseyerek hatırlayacaksın, bir defa izlemeni çok isterim üstelik öylede komik bir dizi ki :) seveceğine inanıyorum, öpüyorum :)

      Sil
  3. o zaman cok az kadinlar çalisirdi , yasamaya daha da bir vakit vardi sanairim ... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet çünkü o zamanın erkeklerine göre kadının çalışması onur kırıcı bir durumdu veya kadın çalışamaz evde oturmalıydı..
      kadınlık vazifesini yerine getirmesi pekala yeterliydi sevgili eda..

      Sil
  4. Gülçin'ciğim, canım bak ne yaptın bana akşam akşam? Ümit Besen benim yaramdır, acımdır, eksiğimdir, vicdan azabımdır. Onun sesini her duyduğumda ağlarım ben, ne kadar artık geçti desem de yok, olmuyor, iniyor gözyaşlarım. Seksenler dizisini ben de izliyorum büyük bir keyifle, fakat başlangıç müziğine yakalanmamak için elimden geleni yapıyorum. 30 yıl önce sönen bir hayatı anlatıyor bana Ümit Besen. 30 yıl önce yerleşip kalan ve hiç çıkmayan vicdan azabımı hatırlatıyor bana.
    Afedersin canım, yazdığına yayınlayacağına pişman ettim seni.
    Öpüyorum, sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımmmm :( canımm benimmm çok özür dilerim, ben bilemedim..
      yaranı acıttığım için çok üzgünüm içim sızlıyor şuan, ne olur kusuruma bakma, bilseydim asla yayınlamazdım aslaa..ne diyeceğimi bilemedim..tühh..

      Sil
    2. Lütfen üzülme, senin ne kabahatin var. Nereden bileceksin. Yazın çok güzeldi hem. Sadece bana dokundu o kadar. Bak şimdi seni üzdüğüm için ben pişman olacağım. Hadi geçti, geçti diyelim geçsin. İyi geceler canım.

      Sil
    3. bazen duygularımıza özel şarkılar vardır, tınısını duyduğumuzda içimizdekileri taa gerilere götüren..
      ince ince sızlattığımı anlıyorum ve derinden..
      seni incittiğim için affet..
      üzülme lütfen..
      yarın senin için bir ankara havası olsun mu:)
      ama söz kıpır kıpır ettireyim yüreğini..

      Sil
  5. Demekki daha göreceğin çok şey varmış,
    masalperim
    vaden dolmamış,insan bazen ne tuhaf şeyler yaşıyor,
    aklına gelmeyen başına geliyor değilmi?
    herkes bu diziyi anlatıyor ,
    bende merak ediyorum,
    cankuşumm çilekli pastamı yedim limonatamı da içtim:)))
    teşekkür ederim hep isterim:)
    canım,kocaman öptüm ,çilekli çilekli:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet evet vade daha dolmamış kuğum :)))
      izlediğim tek dizi canım eminim çok seveceksin
      ivedilikle tavsiye ederim ;)
      heey limonatayada bayılırııımm
      bak biz tatlı konusunda hem fikiriz afiyet bal olur bir gün inşallah ikimizede..bende öpüyorum seni ohhh bak nasıl çilek kokuyorsun :)

      Sil