music

11 Nisan 2012 Çarşamba

bin muhteşem Güneş...-1-


meryem; afganistanın ünlü şehri herat'ın bir köyünde dünyaya gözlerini açtı. annesi nana; 1950'li yılların sinema işletmecisi ünlü celil'in hizmetçisidir.meryem,  bir gece anlık bir ilişkiden dünyaya gelmiş ama istenmeyen bir bebek..celil 3 karısı ve bir dolu çocuğu varken yaptığı şeyden utanç duyduğu için herat'ın bir köyüne yakın bir yerde onlara derme çatma bir kulube yaptırmış aylık olarak ihtiyaçlarını gideren, ama kendi dünyasının zenginlikleriyle nam salmış, bencil vede  korkak iş adamıdır..


Meryem, her perşembeleri celil'in gelip onları ziyaret etmesini iple çeker, celil ona hayallerini okşayan hikayeler anlatmakta ama annesi  sürekli -harami'sin demektedir yani -haram çocuk- ve sevgisini çok fazla göstermediği için  meryem içine kapanık ama dünyası bir o kadar büyük bir çocuktur..Nana'nın dünyadaki tek varlığı bu utancın meyvesi meryem'dir. hamile kaldığı için hem ailesi tarafından, hemde celil tarafından ötelenmiş çok fazla bilgisi olmayan cahil bir köylü kadınıdır.
Yıllar yılları kovalar meryem 15 yaşına girmek üzeredir, babası celil bir gün ona açık hava sinemasına gelen yeni bir çizgi filmden bahseder PİNOKYO.  kız celilin anlattıklarından o kadar etkilenirki; tek dileği doğum gününde o sinemaya gidip hiç görmediği bu çizgi filmi izlemektir, celil kızının doğum gününde gelmez, sözünü de tutmaz, annesi nana tüm bunları bildiği için kızının hayallerini yıkarken babasınında sözünü tutmaması onu bir hayli incitmiştir, pes etmemeye kararlı olan meryem babasını şehre kadar yürüyerek bulmaya karar verir..
İşte tamda hikaye burada başlar..
2.bölümünü yarın yazmak istiyorum..

dün gece saat 3 de kitabı bitirdiğimde, uzunca zamandır kuruyan göz yaşlarım; hiç beklemediğim bir anda sağnak biçimde inmeye başladı..1 saat aralıksız şiddetli bir gözyaşı seli benimleydi, bir gün patlak verecektim ama bunun nedeninin bir kitap olacağı hiç aklıma gelmezdi..kendime çok şaşırdım..
Ankara'nında yüzü gülmedi tüm gün ve tüm gece boyunca..dışarıda yağmur, gözlerimde yağmur, zaman nerede uykuyu verdi bilmiyorum..

Meryem için çok içten ağlarken diğer yandan neden birden bire böyle bir kitap için ağlıyorum diye sorguladım ..neden?
kitapla kurduğum bu bağ neydi? okurken kurguladım acaba ondan mı yoksa yazar, karakterlerin ruhlarını kelimelere, kelimeleri hislere  böylesine büyük bir ustalıkla yansıtabildiği içinmiydi?
bu muhteşem kitabı bölüm bölüm anlatmak istiyorum...gerçekten bunu anlatmak beni de rahatlatacak...görüşmek üzere..