music

12 Nisan 2012 Perşembe

bin muhteşem Güneş..-2-



Nana -gidersen kendimi öldürürüm gitme meryem orada sana yer yok, sen bir hiçsin, haramisin tıpkı benim alnıma yazılan kader seninde alnına yazılı der..Meryem tüm tabularını yıkar, annesini dinlemeyip kilometrelerce yolu bir başına yürüyerek herat'a gider, üstelik hiç şehir görmemiştir.
Şehre indiğinde toplumun onun bir harami olduğunu anlayacağını düşünmüş olmasına rağmen gayet medeni sıradan yoldan geçen koşan, dükkanların birinden girip diğerinden çıkan insanları gördükçe içten içe sevinir onu kimse tanımıyordur, celil'in nerede yaşadığıyla ilgili en ufak bir fikri olmamasına rağmen -nasılsa o çok tanınan bir adam kime sorsam söylerler diye düşünür, düşündüğü gibi de at arabacısına babası, o ünlü sinemacı celili sorar, arabacı onun şehir dışından gelmiş olduğunu anladığı için acır, celilin evine kadar götürür..



Muhteşem kocaman bir bahçe, muhteşem güneşin altında pırıl pırıl parlayan bir araba evin önünde durmaktadır.kapıyı tıklar tanımadığı bir adam açar, kapı kapanır bir kaç dakika sonra yeniden açılır, -ev sahibi burada yok bekleme git demesine karşın meryem beklemekte kararlıdır, akşama kadar bekler hava soğumakta, merdivenlerin başında meryem bir başına beklemektedir.  evin hizmetçisi ekmek arası bir şeyler verir, çok acıktığı için meryem alır yer ve betonun üzerine uzanıp uyuya kalır..

sabah biri onu sallamaktadır, heryanı tutulmuş vaziyette uyanır, celilin olmadığını söyleyen bu adam  babasının şoförüdür, geri onu köye götüreceğini söylesede kız direnmek için ağlamaya başlar, kıyamet koparcasına bir çığlık bahçeye, oradan evin içine dek yankılanır, kafasını kaldırır o esnada perde kıpırdanır, bir çift gözle karşı karşıya geldiği an yıkılır..celil !!! araba köye gelir, şoför onu dereden geçirir, incir ağacını gördüğü an şoför meryemin yönünü değiştirmeye çalışır ama artık çok geçtir..meryem ağaca kendini asmış annesini görür..yıllar boyu asla  kendini affetmeyecek, ölene dek annesinin o son sözlerini aklından çıkarmayacaktır.
Şoför celil'in evine meryemi getirdiğinde küçük kız bitkin gözleri şiştir, üst kattaki misafir odasına yerleştirilir, günlerce odadan çıkmaz yemek yemez, celil'in bu yaptıklarından sonra, annesini şimdi daha iyi anlamış, ama kadının hayatını kaybetmesinin tek suçlusu olarak meryem kendi kendini yargılamaktan bıkmamıştır.

Bir sabah, celilin karılarından biri kızın odasına girer, aşşağıya davet edildiğini ve konuşmak istediklerini söyler.Meryem istemesede aşşağıya inmek zorunda kalır. dolu dolu zenginliği ve bir o kadar çocuğu olan celilin 3 karısı meryemi karşılarına alır, meryemle yaşıt olan kardeşleri de şehir dışında okumaktadırlar, fakat plan tamda istedikleri gibi yürümeye başlamak üzeredir..
Arkası yarın olsun mu :)
hadi olsun, görüşmek üzere..