music

21 Şubat 2012 Salı

duyguların rengi - yardımcı



dün akşam duyguların rengi isimli filmi izledim ama arka arkaya film anlatınca bu kız depresyonamı girdi düşüncesi aklınıza gelmesin :) sadece öne çıkan filmler ve yorumları birde aldığı puanları görünce dayanamıyorum ne yapiiim :)
efenim bu filmimizin konusu 1960'lı yıllarda amerikada kölelikten sonra gelen ve zenci kadınların, beyaz kadınların evinde hizmetçi olarak çalışırken yaşadıkları zorluklar ve sıkıntılar anlatılıyor..orjinal ismi yardımcı yani the help..

skeeter adında beyez ve genç kızımız gazeteci ve yazar olmak ister; fakat editör ona öyle bir konu bulmasını isterki; bütün herkez tarafından okunmalı ve konu dikkat çekici olmalıdır..skeeter o dönemlerde evlerde çalışan hizmetçilerin dramlarını ele alacağını söyler ve olaylar bundan tevekkeli baş gösterir..bu konuda arkadaşının hizmetçisi Aibileen dan yardım ister, kendi evlerinde de hizmetçi varmış ama annesi onu çok yaşlı olduğu ve arkadaşlarının yanında zorda bıraktığı için kovmak zorunda kalmış.. tabi bunu skeeter çok sonra öğrenecektir..Aibileen( eybilyn) önce bu teklifi kabul etmez hayatından endişe eder, aynı zamanda da işini kaybetme riskini göze alamaz..elbette izlerken ona çok hak verdim ama onun gibi diğer tüm zenci hizmetçi arkadaşları farklı da olsa benzer eziyetler yaşamaktadırlar..beyaz kadınlar tarafından küçümsenmek, kendi çocuklarını bir kenara koyup evlerine gittikleri kadınların çocuklarına bakmak, yemek, bulaşık çamaşır v.s. tüm işleri görmek çok üzücü olsa da, asıl üzücü olan tüm bu işleri yaparken o kadınlar tarafından temiz görünmemeleri ve bu nedenle ayrı bir yerde onlara tuvalet yapılmasıdır..2.sınıf insan muamelesi gören zenci kadınların olgun ve mantıklı davranışları beni oldukça etkiledi..skeeter saklı gizli zenci ve de hizmetçi kadınlarla görüşüp tüm olanları kağıda bir bir dökmektedir..benim en hoşuma giden zenci ise minny'nin kovulduğu ev sahibinden intikam almak için kendi b*kundan turta yapıp yedirmesi oldu, tabi o an gözümden yaş geldi kahkahalarım çınlattı ortalığı :))) süper bi fikir ve dahice diyebilirim..tabi o ev sahibine az bile gelmiş, onun yerinde olsaydım o turtanın yanında birde evire çevire bir güzel döverdim ama ben türk'üm :) direk olaya giriyorum yaa :)) sonunda Aibileen'de çalıştığı evden ev sahibesinin o cadı arkadaşı yüzünden kovulmak zorunda kalır..bir şey dikkatimi çekti eybıliyn konunun bir yerinde ev sahibesi için diyorki -kızını günde bir kez kucağına alır, anne sevgisinden yoksun büyütülen bu çocuklar aradıkları sevgiyi zenci kadınlarda buluyorlar..uzatmayım sonunda kitap basılır ve tüm beyaz kadınlarla birlikte zenci hizmetçilerde okur, bu onlar için gurur kaynağı olur..filmin sonunda 'insan haklarından söz eden ve tüm dünyaya hükmeden koca abd kendi geçmişini görmezden gelip barbar osmanlı'nın yada barbar Türklerin yaşamlarına standart getirip ab'ye girebilmek için türlü bahaneleri şartlar altında sunarken, tarihinde ne kadar barbarlık ve insafsızlık varsa kendi insanına yaşatmış ama bir türlü kendini görememiş bir ülkenin dayatmaları ne ilginç' diye düşündüm hem sonra sen kim oluyorsun diyen de yoksa eğer, abd gibi tesbihsiz külhan beyinin her isteğini boyun eğerek kabul eden bir ülkem varsa..sonuç : kendi geçmişiyle yüzleşen bir abd dramı izlemek üzücü ama aynı zamanda keyif vericiydi, tabi bir yandan da 'köle isaura' aklıma geldikçe ona sarkan ş... çiftlik sahibini öldürme fikri taa çocukken bende baş göstermişti, düşündükçe insan ayrımı yapan insanlığın ayıpları gün ışığına film bile olsa bir gün çıkabiliyormuş dedirtti..AB'ye girmek için hani saçma sapan bir istekleri vardı ya hatırlarsanız kokoreç yemek yasaktı made in turkey kokoreçe ayrıca bayılıyorum, ee artık yediğim bağırsağada karışma be adamm :) dön sen turtana bak :)