music

31 Ağustos 2012 Cuma

günlükten bir sayfa..


iyi geceler yeryüzü..
iyi geceler defterim..
iyi geceler günlük..

gazel mevsimi...ne yaprakların dökülmesine nede üzerine basıp o çıtırtıyı duymaya tahammül edemiyorum itirafımdır..ne zaman ayaklarımın altında o sesi duysam algılarım bana 'newyork'ta bir sonbahar' filmini hatırlatıyor..ve bu aralar film izleme rekorları kırıyorum arka arkaya bir haftada on-onbeş anime filmi izleyen üstüme tanımadım, neyseki gına gelmeye başladı ardından kitaplarıma sarıldım, elimde -melekler sokağı var, enayilik derecesinde iyilik kol geziyor sarı sayfaları çevirdikçe, arada bir -bu kadar abartıya pes diyorum..


kayıp gül-2 geçen hafta bitti, okumak isteyenlere öneriyorum fakat iç sesim nedendir bilmem bana -küçük prensin yan versiyonu dedirtiyor, çakma mı? hayır, gerçek ve mecaz arasında met'ler oluşturmaya çalışmış yazarımız, kalbimizin sesini bir kez daha neden dinlememiz gerektiğini çocuk ve yetişkin tarzında dilini güzel konuşturmuş diyebilirim..
İşlerimse çorba arabın saçı, arabın dudağı, arabın yüzü ve yazık olan şam'ın şekeri misali; niye bu kadar atalarımız arap üstünden prim yapmış yazarken şimdi aklıma geldi, tuhaf yahu..yorgunum ve hiç bir şeye içten gülümseyesim yok, ortada bir gerçek var kandırıkçı tebessümler dağıtıcısıyım, millete -bu kızın bi derdimi var sorusu sordurtacak değilim yada benim suratsız halimi o insanlar çekmek zorunda değil bu durumda en göz alıcı sahne kostümüm tebessüm :)

işte böyle yeryüzü..

unutmadan diyeyim; ex iş yerim kapanıyor, bir dolu arkadaşlarımı çıkarmış scanner özürlü müdürüm, hele emektar bir arkadaşıma çok üzüldüm, kalan bir kaç arkadaşlarımı görmeye gideceğim inşallah diyeyim, yine unuturum alzaymırlı aklımla; başarı ve onur plaketi aldığımı söylemiş miydim? kim ve neden? işte o meşhur ex müdürüm, nedenine gelince sanırım ona söylediğim onca ucu sivri laflarım ve tarihinde bir ilki yaşattığım rest çekipte çıkışım sebebiyet vermiş olmalı, birde üstüne fotoğraf çektirip dergide yayınlanması acaip şaşırtıcıydı..

işte böyle defterim...
bu düşüncelerimide kayıt altına aldığım için mutlu muyum?
hayır son zamanlarda mutsuzum, hollandaya sığınmak istiyorum burayı suriyeliler bastı..
2 trilyon para harcamış ekabirler, bizim milletimiz aç yatsın, elin arabını al, şekerini sen ver, çok içten diyorum şöyle reklamcılık yapıyorlar ya, gıcık oluyorum..biz enayi bir milletiz gelenin geçenin karnını doyururuz kendimiz aç yatarız bide zam kazığı yeriz..
hadi gel de mutlu ol..böyle bi ülkede nasıl mutlu olunurki?