music

5 Şubat 2014 Çarşamba

minibüs ve otobüs münasebetsizleri..



Beşevlerden minibüsle geçiyorken gözüme 17-20 yaş arasında 3 genç takıldı biri kız 2 si erkek ortada olan genç görme özürlü diğer ikisi ona yardımcı olup karşıdan karşıya geçirip yollarına devam ettiler
içimdeki sese kulak veriyorum: -ahh ne güzeeel insanlığın gözleri her zaman kör değil az da olsa kalan kısmı görebiliyormuş diyip pencerenin kadrajından gelip geçtiler, gülümsüyorum ve mutluyum birbirimize hala destek olabiliyorsak bir parça maneviyat varsa bölüştüğümüz ne mutlu güzelliği olan insanlara..



Ve ardından hafta sonu arkadaşımı ziyarete gideceğim bindim yine minibüse; en önde şoför mahallinin tam arkası orta yerde 30-35 yaşlarında bir kadın yanına oturttuğu 4 yaşındaki kızıyla konuşuyor öyleki; herkes kesinlikle susup o anneyi dinlemeli öylesine gürültülü konuşuyor ister istemez siz konuşmasanız dahi kulaklarınızı delip geçmek zorunda..
-anneeee; şurası neresiiii ?
-kızım bak orda döner satıyor amcalar
-anneee orda ne var? (parmağıyla işaret ettiği yer)
-kızım bak orda park var amcalar teyzeler abiler oturuyorlar sohbet ediyorlar yürüyüş yapıyorlar
-anne bana ışıklı ayakkabının pembesinden ne zaman alacaksııın?
-bu hafta sonu baby home gideceğiz buketcim babanla beraber sana o çok istediğin pepeyle zırton marka ayakkabını alacağız hem ordan teyzenlerede geçeriz sende kuzenlerinle oyun oynarsın özlemiştin ya hani.......

sanki bana karşısındaki kendi yaşıtı arkadaşı Allahım çıldırmak üzere patlamamak için kendimi zor tuttum çok şükür yolun ortasında indilerde minibüstekilerle derin bir -ohhh bee o neydi öyle dedik birbirimizin yüzüne bakarak..

dün...
hoşdereye gidiyorum; minibüsteyim yine sabahın gözlerini açamadığı bi vakit yaşlıca bi hanımefendinin yanına oturdum usulca paramı şoföre direk kendim verip oturuyorum arkadan para uzatanlara heleki minibüs boşsa açıkçası sinir oluyorum kalk ver kardeşim mecbur değilim senin paranı uzatmaya hani dolu olsa anlarım ama ayıp hani hoş olmuyor..neyse arkamıza yine 30-35 yaşlarında bir hatun oturmuş ayakta bir erkek sanırım beyefendi mesai arkadaşı tüm insanlığın ve o arkadaşının beynini yedi kemirdi mahvetti tövbe tövbe zor tutuyorum bişey dememek için
-ayy hasaan bey geçen yıl şu otele gitmiştik ay ne kanepeler ne tatlılar çıkardılar çok memnun kaldık öte yandan bilmem ne işi için mersine gitmiştik ayy o nasıl tantuniydi öyle hala tadı damağımda hatta bilirsin filanca arkadaşımız var orda onada uğradık bize bi masa donatmış görmeliydin yemede yanında yat.....yanımdaki kadın dönüp bana bakıyor ki; ben nasıl tepki vereceğim bende ona baktım kadın kafasını salladı gözleri bıngıldağına kaçmış o vaziyet tansiyon olmuş 5 benim nabız 3 :) hafif söyleniyorum zıt zıt zıt sesi çıkıyor kadın oralı değil karga b*ku düşmemiş hünkarbeğendiden hoşmerime kadar saydırıyor al aşşağı olmuş durumdayız arkamı dönüp bakıyorum hayır baktım işte kadın sana anlasana bu nasıl bir kütüklük belki kibar bile kalıyor kadının ses tonunda en ufak bir volum indirimi yok..başındaki beyefendi de bi yerden sonra sustu o bile anladı bunda tık yok ruhunu yemeklere teslim etmiş afrikadan yeni hicaz etti sanıyorum o derece gözü gibi karnıda o biçim aç hatta ötesi yolu hayli geçtik nihayet indiler iner inmez yanımdaki kadın -bi an hiç susmayacak sandım o nasıl konuşmaydı öyle ne sustu ne sesini alçalttı terbiyesiz dedi durdum biran bişey demedim sonra döndüm kadına -biliyormusunuz bir insan yediği içtiği şeyleri övünerek anlatıyorsa o insan basit ve boş insandır dedim -haklısınız doğru dedi bi süre sonra indim..

yazın ortalarında işe gidiyorum yine bu defa otobüse bindim arkalara doğru ilerledim yer buldum oturdum bi süre sonra otobüs doldu ayakta yolcular çoğaldı fakat iki koltuk önde oturan 25-30 yaşlarında bir kadın öbür koltuğuda abluka altına almış 2-3 yaşlarında çocuğu var onu yatırmış fakat durağın birinde giyim ve tiplerinden belli gariban bir kadın ve 2 çocuk bindi belliki çocuklar onun, Allahın bir kulu yer vermedi ilerledi kadına doğru kadın görüyor bunları hayır yer vereceğim seslendim duymadı kalkacağım görmüyor işaret ettim kör noktadamıyım anlamadım dalmış kadın bir eli çocuğun omzunda öbürü eli çantasıyla birlikte koltuğu tutuyor dengesini kaybetmesin öbür çocuk annesinin kolunu tutmuş acaip sinirlendim bir iki söylendim o çocuğunu yaymış yatırmış olan kadın oralı olmadı ama dediklerimi duyuyor en sonunda sesim yükseldi -hanfendi siz o çocuğunuzu ya kucağınıza alın bakın karşınızda sizin gibi bir anne var o otursun yada o çocuğunuz için ayırt ettiğiniz koltuğun parasını ödeyin ha ödediyseniz sorun yok dememle bir hışım dönüp -ssen beni mi takip ediyorsun onca yolcunun içinde vermiyorum yer vermiyoruuum işte demesinmi bi şaşkınlık bende ama çabuk toparlandım -ben değil herkes görüyor o koltuğu abluka altına almak gibi bi lüksünüz yok görüyorsunuzki otobüs kalabalık çocuklu insanlarda var sadece siz değilsiniz deyince canhıraş sanki etinden et koparmışlar bi çığlıkla -amaan yeter be seninle mi uğraşcam kaldırmıyorum çocuğumun rahatı benim için herşeyden önemli deyip parayı çıkardı ve muavine yollattı dönüp bana -rahatladınız mı, oldumuu deyince ben gayet relax ve gülümseyerek -olmadı ama olsun o da size yeter dedim kimseden onay almama gerek yok, teribye kavramı kişiye göre yaşa da bakmaksızın değişiyor kardeşim..ama yaşlı engelli yada çocuklu birilerini gördüğünde lise ilkokul çağındaki gençlerin oralı olmadan camdan dışarı bakmaları bazı kazık kütük tomruk v.s. cinsi tahta kafalı koca kartoloz erkeklerin vurdumduymaz o numaradan uyku pozisyonlarını gördükçe bi yandan medeniyetin dişinin kalmadığını anlıyorum diğer yandan ayakta kalanlara üzülüyorum..

bu otobüs ve minibüs hikayeleri fazla aslında aklıma gelenler şimdilik bunlar
demek istediğim şeyse; toplu taşıma araçlarında uzun süre ve yüksek sesle konuşan insanlar adına bir önlem alınmadığı sürece o tür insanların kendilerini evinde oturup konuşuyormuş rahatlıkları yüzünden bi gün bi kaza çıkacak benim veya birinin benim gibi düşünmesi sonucu..

saygısızlığın her türlüsünü özellikle kendi cinsimde çoğunlukla rastlamak tesadüf olmasa gerek..ister anne olsun ister olmasın konu ne olursa olsun önce kendimize saygımızın yitip gitmesi karş tarafa duyduğunuz lakayıtlığı terbiyesizliğin en temel göstergesi değil midir? evet öyledir..bu durumda insanlarımıza yani toplumumuza okul eğitiminden önce ve hatta ömür boyu toplum içinde nasıl yaşanır nasıl davranılır nasıl konuşulur v.b. şeylerin eğitimi verilse ab ye girmek önemli değil ama medeniyetin beşiği denilen cümlenin boşa gitmeyeceğini düşünüyorum.. Medeniyet demişken Mehmet Akif'i saygı ve rahmetle anıyorum; görseydi o medeniyetin payvona ruhunu teslim edip görgüsüzlüğe, çıkarcılığa,ahlaksızlışmaya ve yozlaşmaya  kendini sattığını eminim şu an o dizeleri okuyamazdık, hak ettiğimizi düşünmezdi galiba..

bugün çok mu mendebur bir konuyu anlattım :) ehh arada bir o da lazım..
keyifli bir gün diliyorum, sevgi ve saygılarımla..

14 yorum:

  1. gülçinim sanki benim içimdekileri anlattın..7 yıldır hiç otobüs minibüs diğer toplu taşıma araçlarına binmemiştim..eşim artık çok geç geliyor bu yüzden toplu taşıma araçlarına binmek zorunda kalıyorum aman yarabbim işkence sanki artık insanlarda hiç saygı kalmamış..bizim zamanımızda bayanlara yaşlılara yer verilirdi şimdi neredeeee gençler yaşlılardan çok yaşlanmış.demek ki biz çocuklarımıza bu terbiyeyi verememişiz....otobüse binmek hayatta en nefret ettiğim şey ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende öyle araba kullanırdım önceleri ama benzin fırlayıp tavan yapınca mesafenin uzak olduğu yerlerde binmek zorunda kalıyor insan, farkettin değilmi ne çeşit insanlar var saygı az saygızlık ne çok..ürüyorlar sanki bi yerlerden ve hep aynı tipler aynı seviyesizlik..umarım bi çaresi bulunur Fatmacım, dilerim bi gün insani duyguların ne demek olduğunu anlarız, ellerine sağlık emeklerine bir kez daha sağlık canım yaptıklarını çok beğendim özellikle kırmızı kolye ve güllü bilekliğine, inşallah müşterin bol kazancın bereketli olur :) öpüyorum seni..

      Sil
  2. Günaydınn güzel bir gün diliyorum arkadaşıma,
    Yine güzel bir konuya parmak basmışsın, burada ulaşım o kadar sıkıntılı değil, dediğin olaylar genellikle tramvayda yaşanır, 4 yıl fakülyeye gittim geldim, hiçbir gün okula oturarak gittiğimi hatırlamam, ilk duraktan binerdik otururduk, sonra ya bir yaşlı amca-teyzeye yer verirdik yada çocuklu bir bayana, okula kadar ayakta giderdik, Yaşlı birini görüp yer vermemek bizde huzursuzluk yaratırdı,
    Ama artık umursamaz bir tavır içinde gençlik, kulağında kulaklığı ,elinde telefonu, görmüyor yada görmemezlikten geliyor etrafını, bir süre sonra bu duyarsızlık ,saygısızlık hayatlarına yansıyor, O yüzden değil midir bütün şiddet, tartışma ve kavgaların sebebi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konya büyük şehir olsada istanbul ve ankara arasında aslında her şehir arasında bir kültür bir anlayış farkı oluyor tabi insandan insanada değişiyor Hobicim senin davranışların saygı'dan kaynaklı önce kendine saygı gösterdiğin ve nezaketin gereği kime yer verilmesi gerektiğini ne mutlu ki biliyorsun ki zaten seni tanıdıım için söylememe bile gerek yok :) ama ankara'da ne ararsan var gruphoni gibi :) iyi ve kötü mal gibi insanlarında kalitesi de sanırım öyle, bazen çok pozitif olduğum gün otobüs inişi sinirlerim alt üst olabiliyor tövbe çekip indiğim zamanlar çoğunlukta var sen düşün neler gördüğümüzü :) güzel yorumun için teşekkür ederim Hobicim :)

      Sil
  3. Olay sanırım sadece saygı yoksunluğundan geliyor. Yoksa o ayakta gidende, yaşı ne olursa olsun, para ile gidiyor, oturan da. Ama sen saygı duyup senden büyüğüne yer verirsen dua alırsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle sevgili Hayalperest bencilliğimizi bir atabilsek ne güzel insanlar oluruz ne iyi olur herşey ama dediğimizde her ama'lar olumsuzluğun ilk göstergesidir ya :) ya sabır deyip göz yumuyorsun toplum bilinçsizliğine yada tartışmak durumu düzeltmek için anlatmak istiyorsun karşı taraf tartışmayı kavga anladığı için elimizden geldiğince debeleniyoruz maalesef..sadece yer vermek olsa keşke karşı yola geçirmek bir yaşlıyı yada taşıdığı poşete yardım etmek çok mu zor gelir anlayamıyorum bu böyle gidiyor galiba çenem düştü değerli yorumun için teşekkür ederim, sevgilerimle :)

      Sil
  4. Gözlerime inanamadım. Ben nereye geldim böyle :)) Gülçin Hanım, yeni sayfanı çok beğendim. Siyahla pembenin kullanımı çok güzel olmuş. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa :) çok teşekkür ederim Rabia hanımcım, sevgili admin panpa'yı biraz yordum hatta fazlaca sağ olsun onunda emeklerine sağlık, beğenmenize sevindim açıkcası benimde içime sindi, sevgilerimle..

      Sil
  5. ben de sinir olurum otobüste öyle yüksek sesle konuşanlara... bir keresinde sırf bu yüzden bir tartışmaya şahit olmuştum. yüksek sesle konuşan bir bayana ki sabah erken saatlerdeydi, dayanamayıp çıkışmıştı bir adam. yeter be seni dinlemek zorunda mı herkes sabah sabah kıs da konuş sesini diye.. Sonrası curcuna.. bunlara mahal vermmemk gerek dikkat etmek gerek ama nerde...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili hayal :) bende şahit oldum öylesine adam ağzına geleni saydı hatta ne küfürler saydırdı kız hala anlamadı en sonunda bunu da yazmayı unuttum bak sen deyince aklıma geldi ben uyardım sessizce sonra kız - o küfürleri bana mı saydı diye sorunca yok küfür etmedi sadece çok uzun konuştunuz çok sinirlendi haklı olarak dedim daha bunun devamıda var böyle devam ediyor anlatacağım 2. yazıya kalsın, insanlar çok farklı çok benciller ama sabah sabah cidden çekilmiyor zaten uyanamıyoruz biraz sessizlik ve saygı bize lazım olan umarım uyarılarımızla da olsa bi nebze düzelebiliriz :) güzel yorumun için teşekkür ederim, sevgilerimle..

      Sil
  6. Canım,
    haklısın toplu taşım araçlarının ya da toplu yaşanan yerlerin elbette kuralları olmalı. Beni de en çıldırtan konu cep telefonuyla konuşmalar. Elbette konuşulmalı ama senin sorunlarını ya da öykülerini neden ben dinlemek zorundayım. Galiba en önemli eksiğimiz başkalarını hiç düşünmeden yaşamamız. Bencillik öylesine fazla ki, en olması gerekenler bile yapılamıyor. Dolmuşta parasını veren o anne çocuğuna şimdi neyi öğretmiş oldu. Çocuğunu önrmsemiş mi oldu? Aslında kusura bakmayın farkında değilim deyip çocuğunu kucağına alsaydı o anne kıza yer verseydi çocuk bunu öğrenecekti. Çocuklarımızın söylediklerimizden değil de yaptıklarımızdan daha çok öğrendiğini bilmemek işte bunun nedeni.
    Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. telefon konuşmalarını anlatmayı nasıl unuttum dalgınlığıma geldi galiba bülbülüm..sorma sabah sabah o kulaklık değil megafon sanki bangır bangır metalikamıdır nedir tarzları anlamıyorum bam güm sesleri öldürüyor insanı..duyarlı insanlar ve gençlerde yok değil ama sayı az olunca genel anlamda birbirimze saygımız neredeyse eksilerde..çok haklısın sen deyince düşündüm evlat yetiştirmek elma ağacı gibi değilki sulayıpda bekleyesin hoş ağaca bile emek veriliyor sanıyorum zihniyet meselesi..eğitim ruh sağlığı ile başlıyor sonra okumayla devam ediyor ama bunu anlamak 21. y.y. hala çok zor değerli yorumun için çok teşekkür ederim canım benim :) sevgilerimle..

      Sil
  7. Merhabalar.

    Toplu taşıma araçlarında karşılaştığınız olayları okudum. Maalesef aynı olaylarla bizler de çok karşılaşıyoruz. 59 yaşında olmama rağmen, toplu taşıma araçlarında çocuklu ve yaşlı bayanlarla birlikte engelli insanlarımıza her zaman yer veriyorum, aksi halde rahatsız oluyorum. Toplu taşıma araçlarında asla cep telefonu ile konuşmam, gelen çağrıları da "toplu taşıma aracında seyahat ediyorum sonra görüşelim" diyerek telefonu kapatıyorum. Sizin de dediğiniz gibi yaşını başını almış kendini bilmez o kadar çok insan var ki, onları uyarmaya insan utanıyor, ama onlar maalesef hiç utanmıyorlar. Allah ıslah etsin ve hidayet versin, ne diyelim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. keşke herkes sizin gibi duyarlı ve hassas olabilse dünyaya bakış açımız nasılda güzelleşir Recep bey..siz bu yaşta rahatsız olup kalkıp yer verdiğinizde gençler hiç mi utanmıyorlar şahsen ben bile suçluluk duygusu hissediyorum zaman zaman..
      o uyuklama yada işte hani mahsus uyuyormuş numaralarını her sabah ve akşam görüyorum :)) açıkcası bazen yüzlerine baka baka gülümsüyorum çok komik oluyorlar tabi yinede bişey diyemezsiniz toplumumuzun bilincini ölçmek için otobüs ve minibüslere binerek gözlemleyerek anlayabiliriz galiba :) değerli ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim saygılarımla..

      Sil