music

3 Ekim 2013 Perşembe

topuklu çizme sınavı..



Bu gün 2 yerle iş görüşmesine gitmem gerekiyordu, fakat gün boyu hava acaip soğukbirde
yağmur. Öğleden sonra peşpeşe farklı semtlerde olan görüşmelerimden birine arabayla gittim. Bildiğim semtler olduğu zaman arabayı kullanırım fakat bilmediğim adresse gideceğim yer, mümkün mertebe minibüs ve otobüs kullanırım ki; bir sonrakine iyice öğrenmiş olduğumdan arabayla gidebilirim neyse işte, öğle sonrası hazırlandım mevsimsel çizmeler vardır; kimileri sonbaharlıktır kimileri kışlık, epey bi aranmadan sonra sonbaharlık çizmeyi bulup çıkardım



Normalde kendime göre rahat kıyafetler giymeyi seviyorum bu yüzden topuklu ayakkabılardan nefret ederim. Gel gelelim iş görüşmelerine spor ayakkabı yada rahat botlarla gidemeyeceğime göre giydik topuklu çizmeyi çıktık yola. İlk görüşmeme arabayla gittiğim için herhangi bir sıkıntım olmadı ve metroda çok yakın olduğu için arabayı oraya park edip 2. görüşmeye metroyu kullanarak gittim, kızılaya geldim, bir minibüse daha bindim tabi full dolu olduğu için ayakta kaldım bir yandan adresi şoföre söylüyorum diğer yandan ayakta durabilecek dengeyi sağlamaya çalışıyorum şoföre adres sorarken müşterilerden yaşlı bir amca dibimde -kızım köprünün altımı yoksa üstümü diyor ben -bilmiyorum amca altı mıdır, üstümüdür bana 44 numara dediler diyorum sağ olsun adam o yaşta benden akıllı -ara bakıyım seni arayan o iş yerini köprünün üstümü altı mı diyor -ayy diyorum doğru valla hiç aklıma gelmedi hemen çantadan çıkarıyorum telefonu tuşsuz telefonları da sevmiyorum yahu hangi numaraydı falan derken bilmediğim bi numara gözüme ilişiyor minibüsün içinde ortalarda bir yerde diğer yaşlı amca (bu yaşlı amcalar olmasa halim harap) -kızım ben biliyorum orası köprünün üstü diyor beni bi gülümseme alıyor o ara kamuya mal oldu benim adres olayım birden hafif bir utangaçlık peydahlanıyor bende, ahizeden bi ses -ne köprüsü hanımefendi bizim yerimiz tunalı da diyor -ayy pardon yanlış aradım kusuruma bakmayın beyefendi derken minibüstekilerin de kulağı bendemiymiş arkadaş milleti bi gülme alıyor ben gülüyorum onlar gülüyor :)) öndeki yaşlı amca -kızım iyice kontrol et bakıyım hangi saatte seni aradılar bulursun derken o ara başka bi numara gözüme ilişiyor amcam acaip zeki çıkıyor -tamam buldum amca bi dakka derken sonunda köprünün üstü olduğunu teyit ediyoruz ve amcam bir dedektif kadar akıllı -kızım ilk iş görüşmen mi? -yok amca ama ben burayı pek bilmiyorum -ne üstüneymiş peki -amca inan bende bilmiyorum -nasıl yani diyor :)) ne zaman başvuru yapmışım nereye yapmışım hatırlamıyorumki adama ne diyim neyse şoför, amca ve ortadaki amca köprüye gelince üçü bir ağız -işte burası :) olleyy diyoruz japonlar gibi nezaket ve teşekkürlerimle iniyorum ve devreye topuklu çizmeler giriyor..
Attığım adımın sayısı 120 dersek 120 adımın içinde topuklar ayağımı vurmaya başlıyor, -hadi az kaldı sabret derken yeri buluyoruz içerde 3 hatun var biri görüşmeyi yapmış vaziyet çıkıyor diğer 2 sinin arasına geçip oturuyorum insan kaynakları müdüresi elime bi form veriyor ve -buyrun gülçine hanım doldurun bu formu çok nefret ediyorum yahu zaten cv'im o masanın üstünde mevcut aynı haltları bi kere daha yazdırmanın manası nedir yaa? mecburen ıkına sıkıla dolduruyorum formları, bakın formları diyorum önlü arkalı sanki bana mite giriyorum mübarek öbür kızlar -hıyii huyii miyavlarcasına konuşuyorlar -siz hangii yerdenn geliyorsunuz? -filanca yerden -ayyy bendee ordan geliyorumm miyaaaavvv :)  birden karşımdaki kapı açılıyor roman tipinde karaca demeyim hayli kapkaraca bir adam zebellah gibi ve hatta alaattinin lambasından kaçmış cin gibi enine ve haylice boyuna çıkıp -sizi birazdan alacağım derken gözü bana ilişip kalıyor -pis zampara şuna bak gelene gidene mi bakıyor bu böyle kimse artık diyor ve sıramın gelmesini bekliyorum karşımdaki hatun da iş görüşmesi için gelmiş hafiften kasıyor kendini bana bakıp -siz hangi branş için müracaat etmiştiniiiss? -bilmiyorum diyip gülümsüyorum yani hatırlamıyorum :) iş kaynaklarından fırlayan müdüre cv'me bakıp -yönetici olarak diyor -ha öylemiymiş diyorum şimdi sektör ne üzerine diyeceğim ayıp olacak çalışanlar mini mini etekli, öksüz dilimi pantolonlu janjan kesim şaçlar bir ton boyalarla yine benzetme tuhaf olacak ama öyle hani harun yahyanın hurileri dolanıyor da erkek olup -burası cennet mi yaw diyesim geliyor ve içimden dalga geçmeye başlıyorum. İ.K. müdiresi kapıyı açıyor -mücella hanım buyrunus diyor karşımdaki mücella giriyor içeri 5 dakka geçmeden çıkıyor -gülçine hanımefendisi buyursunlar diyor, kapıyorum çantayı pek bi relaxımdır bu durumlarda giriyorum içeri amanınnn kapıda gördüğüm alattinin roman çakması cini karşımda vede koca masanın ortasında sigara içiyor olmasın mı :) -anaaa diyorum bu adam buranın patronumuymuş?
-gülçin hanım hoşgeldiniz buyrun oturun, otururuz -ne mezunusunuz, kaç sene çalıştınız nerelerde çalıştınız anlatın bakiim kariyerinizi -cırtta çalıştım pırtta benim işim vardı kapattım şöyle kariyer yaptık burda karizmayı kazandık ama çizme acaip vuruyor kadir efendisi diyemiyorum -tamaaaam derken gözlerim herifin ellerine ilişiyor çoğunlukla benim gözlerim duygularımı çok çabuk yansıtır galiba hafiften bi açıldı kapandı ve yine açıldı fal taşı gibi o ne yaa!!! adamın bütün parmakları kanuni sultan süleymanın parmakları gibi koca koca yüzüklerle dolu -waaa diyorum bu ne iş adam kadın yüzükleri desem değil dolmuşçu yüzüğü desem hani onada pek benzemiyo kafam kadar yüzükleri nasıl taşıyor diye içimden geçiyorken -kızım yaz bu cv'ye gülçin hanımla yarın bir kere daha görüşme yapılacak tarafımdan olumludur hafif bir afallama mevcut herife iki kelime ettik nooldu bilemedim aniden kalkıldı -gelebilirmisiniz yarın buraya tekrar gülçin hanım diye tok bir ses -ee ımm oluur inşallah diyip terennüm edip çıkıyoruz çıkmaya da Allahııımm ya rabbim çizmelerle sınanıyorum ön parmak derimin patladığını ayaklarımın altında yangın çıkıtığını hatırlıyorumda ben arabaya kadar nasıl geldim bilmiyorum birde afedersiniz wc olayı e hava soğuk :) estağfurullah tövbestağfurullah çeke çeke eve kendimi zor atıyorum topallaya topallaya girerken annem bi bağırdı -kızım noooldu yahu ? -anneeeeeeee ölüyorum topuklu çizmelerle Allah beni sınadı al şu çantayı poşettekileri kendimi soğuk mermerin üstüne atıp yanan ayaklarımın hararetini bastırıyorum -ya Rabbim Allahııım nolursun sen beni yarın bi daha böyle sınama kurban oluyum hissetmiyorum bacakları ayakları topuklu giyecek mecalim kalmadı :)

Kadın olmak kolay mı zannediyorsunuz eyyy erkek efendileri? giyinde görüyüm o topukluları, ipin üstünde cambazlık yapmak gibi bişey işte...ve yarın ne yapacağım bilmiyorum :(