music

5 Temmuz 2013 Cuma

Çocukluğum, Şehrim ve Düşlerim..


Şehrime Mektup..
Ben seni ilk hatırladığımda kırmızı otobüsün içinde annemin kucağında pencereden bakarken ulusdaki heykeli görmüştüm..Atatürk kocamandı ve bir o kadar büyük bir atı vardı, hayran hayran bakarken bırakıp bir hızla geçti o otobüs..sonra bir heykel daha çıktı hitit dedi annem -kızım bak bu hitit heykelini hiç unutma..bir anlam verememiştim o üç geyiğe..noel babanın geyikleri mi onlar dedim annem güldü -öyle de düşünebilirsin dedi ve aklımda hep öyle kaldı uçan ama akşam olunca tam ortaya konan o geyikleri her gördüğümde çocukluğuma gidişimsin..


Çankayaya geldiğimizde, çankaya lisesinin altında, yol üstünde kocaman bir ev vardır oraya da gemili ev ismini vermiştim çünkü ön tarafı oval gemiyi andıran bir yapısı vardı ben eskidim ama gemili o ev hiç eskimedi her gelip geçtiğimde mutlaka bir merak bakarım..

Güven park..adı neden güven diye hiç düşünmedim eğer bir  kızıl-ay varsa, o parkın güven olması   pek tabii değilmidir..ve asker heykelleri..ve güvercinler..Kızıl-ay kızıl bir kana dönüştüğü güne kadar çocukluğumdaki gibi kaldın..
Aslında o zamanlar şimdiki gibi çok bina yoktu herşey sıradan ve sakindi herkezin sayısı azdı..anneden babadan insanlardan birer ikişer tanesi geçerdi kırmızı ışık yandığında..korkmazdım şimdiki gibi bu kadar kalabalıktan, yorulmazdım işim varsa..biran önce evime yada işime gidiyim düşüncesi olmazdı çünkü çocuktum çünkü herşey gözümde ter-temizdi belkide gerçekten öyleydi..taa ki seni yara alana dek..

Ne yaptılar sana güzel şehrim..nasıl bıçakladılar, taşladılar seni? neden gaz bombaları havamı böyle kirletti de; ben mendile sarılıp temiz bir hava aramaya çabaladım..neden bu kadar çok üzdüler..İnsanlığım kan dökmek için niye bu kadar sinirli..harp yapmak insan yaralamak bu kadar kolay mı? Şiddet neyi çözümlüyor da, içimizdekileri birer birer yok ediyoruz..Doğayı kaybediyoruz doğallığımızı kaybediyoruz..Özümüz insan bizim..İnsancıl sevgilerimizi nerelere gizleyip katil kimliklerlimizle kin kusuyor, vurmayı acı çektirmeyi tercih ediyoruz ve hatta artık zevk alıyoruz..

Şimdi otobüslerin rengi sadece kırmızı değil yeşil olanı da var mavi olanı da..Teknoloji de çok ilerledi insanlık tarihi de..ama tarih hiç iyi ilerlemedi çünkü insanlık gerilemeyi tercih etti..İyi düşüncelerle yola çıkılmış olsa da bizler hep kavgayla bitirmeyi yeğledik..
Ve bir sabah seni ilkkez böyle üzgün perişan gördüm..
Yorgundun..bitkin..uykusuz ve yenik..
O halini görür görmez içimdeki acıyı durdurmak istedim, yapamadım..
bilirimki kendimi tuvalete kilitleyip ağlayan ben koca kalabalığın ortasında sessizce senin için ağladı..

Yaralısın..görüyorum işte..dilin olsa da konuşsan keşke...
Şimdi gözlerimi kapatıp bu halini görmemek için çocukluğumda, o gördüklerime doğru gidiyorum..
Noel baba'nın uçan geyikleri...kocaman Atatürk ve kocaman askerler..
Kuğular balerinler gibi yüzüyorlar..TÜM DÜŞLERİM.. BELKİDE HEPSİ BUYDU..
Seni seviyorum ANKARA..İyileşeceksin ne olur üzülme..